10. Hukuk Dairesi 2024/11 E. , 2024/2892 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1019 E., 2023/1963 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/570 E., 2022/107 K.
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının emeklilik işlemleri için Kuruma başvurduğunu, ancak 22868.06 sicil numaralı işyerine ait 01.02.1990 tarihli işe giriş bildirgesinin bulunmadığı, bu işyerinde bu tarihlerde dönem bordrosunun bulunmadığını gerekçe göstererek red cevabı verildiğini belirterek, işe başlangıç tarihinin 01.02.1990 tarihi olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Kurum işlemleri mevzuata uygun olduğundan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında komşu işyeri ve dinlenen tanık dışında bordro tanığının tespit edilemediği, davacının davasını somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, müvekkili davacının emeklilik işlemleri için davalı Kuruma başvurduğunu, davalı tarafından 22868.06 sicil numaralı işyerine ait 01.02.1990 tarihli işe giriş bildirgesinin ve dönem bordrosunun bulunmadığını gerekçe göstererek başvurusunun reddedildiğini, Kurum tarafından gönderilen 01.02.1990 tarihli işe giriş bildirgesinin aslı incelendiğinde ilgili evrakın 01.02.1990 tarihinde müvekkilinin o dönem çalıştığı işvereni tarafından imzalandığını, davacının işe alındığı tarih olarak 01.02.1990 tarihinin belirtildiğini, ayrıca müvekkilinin imzasının da ilgili evrakta yer aldığını, bilirkişi raporunda işe giriş bildirgesindeki imzanın müvekkilinin eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, davacının anılan işyerinde fiilen çalıştığını, çalışmanın fiili olmaması halinde bir aylık süre içinde işverence Kuruma ise giriş bildirgesinin verilemeyeceğini, yapılan adres ve komşu iş yeri araştırması neticesinde davaya yarar bir bilgiye ulaşılamadığını ve tanığın müvekkili hatırlamadığına dair beyanda bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 01.02.1990 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden bu dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.
Davalı iş yerinin davacı adına işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu .... ve ortakları unvanlı işverenin Atatürk Bulvarı .... Pasajı No:82/6 Kızılay-Ankara adresinde kurulu .... sicil no.lu işyerinin 07.03.1966- devam şeklinde kanun kapsamında olduğu, işyerinden 1990/1. döneminde bordro verilmediği, 2. ve 3. döneminde ise tek sigortalı olarak bildirilen ...'nin Mahkemece alınan beyanında, kendisinin .... işhanının tüm kontratlarını takip edip kiralarını topladığını davacıyı tanımadığı yönünde beyanda bulunduğu,emniyet aracılığıyla yapılan araştırmada komşu işyeri tespit edilemediği, SGK, vergi dairesi ve belediye aracılığıyla komşu iş yeri ve çalışanları tespiti yoluna gidilmediği ve eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, dava konusu dönemde, yöntemince işyerine komşu işyerleri ve kayıtlı çalışanları vergi dairesi, belediye ve SGK nezdinde araştırılmalı, belirlenen tanıkların işyeri çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle tespit edilerek dinlenilmeli, öte yandan davacının da beyanı alınmak suretiyle çalışmasını bilebilecek olan kişiler belirlenmeli, bu kişilerin de çalışma kayıtları getirtilmek suretiyle dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!