10. Hukuk Dairesi 2024/1096 E. , 2024/1665 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/199 E., 2020/45 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde, 01.11.1986 tarihinde sigortalı işçi sıfatıyla ... Ata Sok. No:2 ..../İstanbul adresinde ...'ın ( ... ) işveren sıfatıyla faaliyet gösterdiği .... sicil numaralı işyerinde çalışmaya başladığını, ancak adı geçen işveren tarafından işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiğini, fakat sigorta priminin yatırılmadığını belirterek sigorta başlangıç tarihinin 01.11.1986 tarihi itibariyle geçerli sayılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, SGK İl Müdürlüğünde yapılan incelemede 470391 32 sicil numarasında kayıtlı işyerine ait 01.11.1986 tarihli işe giriş bildirgesi mevcut olduğunu, prime ödeme gün sayısının mevcut olmadığını, hizmet tespit davalarının 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi uyarınca işten ayrıldıktan itibaren 5 yıl içinde açılması gerektiğini, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini ileri sürerek haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve 2013/439 Esas 2016/232 Karar sayılı sayılı kararıyla davanın kabulüne, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.11.1986 olarak tespitine, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 22.02.2018 tarihli ve 2016/17641 E. 2018/1634
K. sayılı ilamında, "... Mahkemece yapılacak iş; Kurumdan; işyerine ait talep tarihini kapsayan bordro verilip verilmediğini sormak, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığını yeterli sayıda bordro tanığı dinleyerek açıklığa kavuşturmak, bunun mümkün olmaması halinde Kurumdan, Belediye'den ve Vergi Dairesinden sorulmak suretiyle ayrıca zabıta marifetiyle sağlıklı bir araştırma yaptırılarak komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tespit etmek, sonrasında bu işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının kayıtlarını SGK’dan getirtmek, tanık olarak bilgilerine başvurmak, işyeri tescil bilgilerini istemek ve talep tarihinde işyerinin yasa kapsamında olup olmadığını sorgulamak, işe giriş bildirgesindeki imza ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığını,bilirkişi incelemesi yaptırarark tespit etmek, davacının sigorta sicil numarasının verildiği yılın serilerinden olup olmadığını sormak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/8 inci maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Tüm dosya kapsamı, SGK Vergi Dairesi kayıtları, davacı tanıkları ile mahkemece re'sen tespit olunan tanık beyanları ve bozma kararından sonra alınan işe giriş bildirgesindeki imza ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı konusunda düzenlenen grafolog bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde davacının verilen işe giriş bildirgesi kapsamında 01.11.1986 tarihinden itibaren....'a ait iş yerinde fiilen çalıştığı sabit olmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.11.1986 olmak üzere 1 gün çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davanın reddinin gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 01.11.1986 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki dava da,önceki bozma ilamında; "... Mahkemece yapılması gereken iş, Kurumdan; işyerine ait talep tarihini kapsayan bordro verilip verilmediğini sormak, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığını yeterli sayıda bordro tanığı dinleyerek açıklığa kavuşturmak, bunun mümkün olmaması halinde Kurumdan, Belediye'den ve Vergi Dairesinden sorulmak suretiyle, ayrıca zabıta marifetiyle sağlıklı bir araştırma yaptırılarak komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tespit etmek, sonrasında bu işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının kayıtlarını SGK’dan getirtmek, tanık olarak bilgilerine başvurmak..."gereğine işaret edilmiş olup eldeki davada verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu ve bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacı adına 01.11.1986 tarihli işe giriş bildirgesi veren dava dışı .... sicil numaralı .... (... ) ünvanlı işyerinin dava konusu dönem olan 1986/3. Dönem bordrosunun Kurumdan istenmesi gerekirken 1989/3. dönem bordrolarının istendiği ve Kurumca iş yerinin 1988 yılında kanun kapsamından çıkmış olduğu belirtilerek 1989/3. Dönem bordrosunun olmadığının bildirildiği, öte yandan vergi dairesi ve belediye aracılığıyla yapılan komşu iş yeri araştırmasında herhangi komşu işyeri ve çalışanı tespit edilemediği, SGK ve emniyet aracılığıyla ise komşu işyeri ve çalışanı tespiti yoluna gidilmediği anlaşılmıştır.
Bu nedenle Mahkemece öncelikle Kurumdan dava dışı işyerinin 1986/3. dönem bordrosu Kurumdan celbedilerek tespit edilecek dönem bordro çalışanlarının beyanlarına başvurulmalı,bordro tanığının tespit edilememesi halinde dava dışı iş yerine dava konusu dönemde komşu işyeri sahipleri ile kayda geçmiş çalışanlarının SGK ve emniyet aracılığıyla tespit edilmeli,anılan işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının kayıtlarını SGK’dan getirtilmeli,yine anılan işyeri tescil bilgilerini istenmeli ve talep tarihinde işyerinin yasa kapsamında olup olmadığını sorgulanarak alınan beyanlar arasında çelişki meydana gelmesi halinde çelişkiler giderilmeli, davacının çalışmaları hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulup toplanan ve toplanacak deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan, Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!