10. Hukuk Dairesi 2024/1092 E. , 2024/1938 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/107 E., 2023/383 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının 01.07.2003 - 27.01.2004 dönemindeki sigortalı hizmet süresinin tespitini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.02.2006 tarihli ve 2006/115 Esas, 2011/140 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 11.06.2012 tarih, 2011/7627 Esas, 2012/11080 Karar sayılı kararında; davacı ile davalı arasında imzalanmış bulunan hizmet akdi ile vekaletname gözetildiğinde, geçersizlikleri ispat edilemediğinden hizmet ilişkisinin varlığının kabulü gerektiği, ancak öncelikle bu hizmet akdinin işvereninin kim olduğunun belirlenmesi için, davacı tarafından davalıya ait olduğu belirtilen ... İnş. Sn. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... İnş. Tic. Ltd. Şti. kayıtları, Ticaret Sicil Müdürlüğünden talep edilerek, davalının bu şirketlerle ilişkisi, sıfatı belirlenmeli, davalı adına vergi kaydı, diğer SGK’da kaydı bulunup bulunmadığı araştırılmalı, daha sonra işverenin davalı değilde şirket olduğu anlaşıldığı takdirde HMK’nın 124. maddesi gereğince davaya katılımı sağlandıktan sonra savunma ve delilleri sorulmalı, ibraz edilip, toplanmalı, daha sonra da çalışmanın varlığı ve şeklinin belirlenmesi için davacı, ihaleleri hazırladığını ifade ettiğinden buna ilişkin yazılı belgeleri ibraz etmesi istenmeli, davalıya ait olduğu ifade edilen şirketlerindeki davacı tarafından düzenlenen, imzası bulunan belgeler getirtilmeli, katıldıkları ihalelere ilişkin davacının düzenlediği ve imzası bulunan belgeler getirtilmeli, itiraz halinde imzaların aidiyeti incelenmeli, davacı davalının muhasebecisi ...’ın bürosunda davalı adına çalıştığını beyan ettiğinden bu şahsın tanıklığına başvurulmalı, bu çalışmalara ilişkin olarak gerektiğinde re’sen tanık dinlenmeli, Ankara 6. İş Mahkemesinin 2004/799 Esas sayılı dava dosyası ile davacı tarafından dava konusu çalışmalarına ilişkin olarak açılmış alacak davası olup olmadığı sorulup varsa celp edilip incelenmeli, bu dava ilişkisi belirlenerek gerektiğinde bekletici mesele yapılmalı, böylece bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
Mahkemenin Bozma ilamına uyarak verdiği 27/12/2016 tarihli ve 2016/96 Esas, 2016/459 Karar sayılı kararıyla;
Davalı ...'ın işveren sıfatı bulunmadığından iş bu davalı yönünden davanın reddine, işverenin davalı ... adına kayıtlı ... İnş. Tic. Ltd. Şti. olduğunun kabulü ile davacının dahili davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti. firmasında 01.07.2003 tarihinde 1 gün süre ile asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.
B. 2. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 28.11.2018 tarih, 2017/3417 Esas, 2018/9939 Karar sayılı kararında; davacı ile davalı ... arasında imzalanmış bulunan hizmet akdi ile vekaletname gözetildiğinde, geçersizlikleri ispat edilemediğinden hizmet ilişkisinin varlığının kabulü gerektiği, Mahkemece bu hizmet akdinin işvereninin davalı ...'ın ortağı olduğu ... İnş. Tic. Ltd. Şti. olduğu kabul edilip, davalı ...'ın aynı şekilde ortağı olduğu diğer şirket olan ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin işveren olarak kabul edilmeyerek, husumet yöneltilmemesinin dayanağının açıkça ortaya konulmadığı, Mahkemece öncelikle, bu husus dayanakları ile açıkça ortaya konulmalı, ayrıca Ankara 6. İş Mahkemesinin 2004/799 Esas sayılı dava dosyası ile davacı tarafından dava konusu çalışmalara ilişkin olarak açılmış alacak davası olup olmadığı sorulup, varsa celp edilip incelenmeli, bu dava ilişkisi belirlenerek gerektiğinde bekletici mesele yapılmalı, böylece bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
Mahkemenin Bozma ilamına uyarak verdiği 05.02.2020 tarihli ve 2019/56 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararıyla;
Davalı ...'ın işveren sıfatı bulunmadığından iş bu davalı yönünden davanın reddine, işverenin davalı ... adına kayıtlı ... İnş. Tic. Ltd. Şti. olduğunun kabulü ile davacının dahili davalı ... İnş. Tic. Ltd. firmasında 01.07.2003 - 27.01.2014 döneminde asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
C. 3.Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 17.02.2021 tarih, 2020/2907 Esas, 2021/1749 Karar sayılı kararında; davalı ... İnşaat Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kaydının silinmiş olduğunun anlaşılması karşısında yapılması gereken iş; anılan HGK kararı çerçevesinde, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın işveren sıfatı bulunmadığından iş bu davalı yönünden davanın reddine, işverenin davalı ... adına kayıtlı ... İnş. Tic. Ltd. Şti. olduğunun kabulü ile, davacının dahili davalı ... İnş. Tic Ltd. firmasında 01.07.2003 -27.01.2014 döneminde asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; tanık beyanlarının çalışma olgusunu ispatlayamadığı, yazılı delille iddianın ispatlanması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı işveren ... yanında 01.07.2003- 27.01.2004 tarihleri arası aralıksız olarak ihaleleri hazırlayan eleman olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!