10. Hukuk Dairesi 2024/10540 E. , 2024/8791 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/176 E., 2024/376 K.
KARAR : Ret
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, vazife malullüğünün tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin eşi merhum polis memuru ...’ın 26.06.2020 tarihinde görevi başında iken trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini, yapılan inceleme sonucu kurumun 01.07.2020 tarih 87075778-205.01.02-E.7730187 sayılı işlemi ile vazife malulü olmadığına ilişkin kararın tebliğ edildiğini, bu hususa ilişkin Ankara İdare Mahkemesi’nin 2020/1637 esas sayılı dosyası ile davalarının görevsizlik nedeni ile reddedildiğini, kazada diğer taraf ...’in tam kusurlu bulunduğunu, Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/230–2021/1127 esas ve karar sayılı ilamı ile 4 yıl 26 gün hapis cezası verildiğini, kararın kesinleştiğini, müvekkilinin eşinin her ne kadar kendi aracı ile kaza yapmış ise de aracını Emniyet Müdürlüğü işlerinde kullandığından ve görevi esnasında hayatını kaybettiğinden dolayı vazife malulü sayılması gerektiğini, SGK’nın vazife malulü kabul etmeyerek müvekkiline vazife malulü aylığı bağlanamayacağı yönündeki kararının 5510 sayılı Sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası kanununa aykırı olduğunu, 5510 sayılı Sosyal sigortalar ve sağlık sigortası Kanun'un 47 nci maddesinde; vazife malullükleri, keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan, Kanun'un tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan, yasak fiilleri yapmaktan, intihara teşebbüsten, her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlama veya zarar verme amacından, doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında vazife malullüğü hükümleri uygulanmaz” hükmünün yer aldığını, dava konusu kazada ise söz konusu madde içeriğinden anlaşılan olayların varlığından söz edilemeyeceğini, müteveffanın görevi esnasında çocuğunun hastalanması sebebi ile eve gitmek zorunda kaldığını, evden işyerine dönerken iş bu kazayı geçirdiğini, eve gitme işleminin amirinin sözlü rızası ile olduğunu, bu durumun emniyet raporunda sabit olduğunu, eylemin görev kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, AYİM’in 92/723 esas 93/149 karar sayılı ilamında; “KPDS sınavı için kıtasından izinli olarak ayrılan ve Ankara’ya giden sınav sonrası ise birliğine dönerken sivil otobüsün kaza yapması sonucu sakatlanan kişinin vazife maluliyeti hükümlerinden yararlanması gerektiği” yönündeki kararın davalarına emsal olduğunu, İzmir’de 2018 yılında görev yerine gitmek için karşıdan karşıya geçerken bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden polis memuru ...’in davasında Ankara 5. İş Mahkemesinin vazife maluliyetine karar verdiğinden ve SGK Emeklilik işlemleri daire başkanlığının 01.07.2020 tarih ve 87075778-205.01.02-E. 7730187 sayılı işlemin iptali ile müvekkili murisinin veefatı sebebiyle vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması ve müvekkili ve diğer mirasçılarının emeklilik ve diğer özlük haklarından bu şekilde yararlandırılması gerektiğinden bahisle, davalı SGK Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığının vazife malulü sayılmama kararının iptaline, söz konusu olay neticesinde ... ...’ın vazife malulü (şehit) sayılmasının tespitine ve müvekkillerine vazife malullüğü aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: vazife malulü davalarında 5510 sayılı Kanun'a tabi kişilerde adli yargı, 5434 sayılı Kanun'a tabi kişilerde ise İdari Yargının görevli olduğunu, görevli Mahkemenin İdari yargı olduğunu, polis memuru ... yönünden hangi Kanun'a tabi olduğunun belirlenmesi ve buna göre hüküm verilmesi gerektiğini, emeklilik sicil dosyasının tetkikinde Emniyet Genel Müdürlüğünden alınan 14.05.2020 tarihli yazıları ekinde ilgilinin dul ve yetimlerine aylık bağlanmasına ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi üzerine, 18.06.2020 tarihli işlem ile ilgilinin dul ve yetimlerine 15.05.2020 tarihinden itibaren dul yetim aylığı bağlandığını, daha sonra ilgilinin durumunun kurumlarının vazife malullüğü tespit kurulunca 26.06.2020 tarihinde 639 sayı ile incelendiğinde; “Emniyet Genel Müdürlüğü Sivas İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken 15.04.2020 tarihinde vefat eden ...’ın 15.04.2020 tarihinde Ankara yolu üzerinde 24:00 – 08.00 saatleri arasında görevli olan gurupta bulunduğu, nöbetinin 24:00 – 01:15 saatleri arasında olduğu, ilgilinin nöbetinin bitmesi üzerine kıdemli baş polis memurundan yeni doğan bebeğinin ateşlenmesi sebebi ile izin istediği, ilgilinin aldığı izin üzerine kendi sevk ve idaresinde bulunan araç ile evine gitmek üzere iken saat 02:10 sıralarında başka bir araç ile çarpışma sonucu vefat ettiğini, vefat ettiği olayda fiilen görev başında olmadığını, ilgili hakkında 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin 1 inci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına,” şeklinde karar verildiğini, söz konusu karara ilişkin 01.07.2020 tarihli yazı ile ilgilinin eşine bilgi verildiğini, ilgilinin izin almak suretiyle görevden ayrılıp kendi sevk ve idaresindeki araç ile evine gittiği sırada kazanın meydana gelmesi nedeniyle dul ve yetimleri hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına kanunen imkan bulunmadığı gibi bu hususta kurumlarınca yapılan işlemlerde her hangi bir yanlışlık ta bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2023 tarih, 2021/560 E., 2023/132 K. sayılı kararıyla; "...Somut olayda ... polis memuru idare tarafından görevlendirilmiştir. Yani görev yeri bağlı olduğu idare tarafından belirlenmiştir. Dosya içinde bulunan kayıtlara göre ... sigortalının 29.03.2020 tarih ve 55389951-1011759-(62415)/D22 sayılı Yol Arama ve Kontrolleri konulu talimat yazısı gereğince 15.04.2020 günü 00.00-08.00 saatleri arasında Sivas İl Merkezi girişindeki Ankara Uygulama Noktasında görevlendirildiği, ... sigortalının ise süresinde görev yerinde olduğu anlaşılmıştır.
...
... sigortalının idare tarafından görevlendirildiği dosya kapsamıyla sabittir. Kaza görevlendirildiği güzergahta ve görev saatleri içinde gerçekleşmiştir. Bu kapsamda sunulan emsal kararlar ve kanun koyucunun 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 47 nci maddesinde benzer mahiyette düzenleme yapmış olması da gözetildiğinde; davacılar murisi sigortalının trafik kazası neticesi ölümünün 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi kapsamında vazife malullüğü olarak değerlendirilmesi gerektiğinin tespit edildiği" gerekçesiyle;
"1-Davanın kabulü ile davalı SGK Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının 01.07.2020 tarihli 87075778-205.01.02-E.7730187 sayılı işleminin iptali ile 15.04.2020 tarihinde görevli olduğu sırada geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu vefat eden davacılar murisi ...'ın vazife malulü sayılması gerektiğinin ve davacılara vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, öncelikle davaya uygulanacak hukuk normu ile Mahkemenin görevli olup/olmadığını tespitinin yapılmasını, davanın esası ile ilgili olarak ise; davacılar murisi ... sigortalının geçirmiş olduğu trafik kazasının görevi sırasında olmadığından davanın reddi gerektiğini istinaf konusu yapmıştır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.07.2023 tarih ve E.2023/1719, K.2023/1514 sayılı kararı ile "... Dava dosyası içeriğine göre, davacılar murisi müteveffanın 11.06.2012 tarihinde polis memuru olarak İç İşleri Bakanlığında göreve başladığı, davacılar murisinin göreve başladığı tarihte 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa tabi olduğu ve emekliklik işlemleri ile ilgili olarak iş mahkemelerinin görevli olduğu açıktır. Zira 5510 sayılı Kanun'un 101 inci maddesine göre davacılar murisinin 5434 sayılı Kanun'a tabi çalışması bulunmadığından dava konusu olayda iş mahkemeleri görevlidir.
Öte yandan davacılar murisi vefat eden polis memurunun kaza sırasında görev dönüşü kendi aracıyla seyahat ettiği dava dosyasında görülmüştür.
Dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davacılar murisi vefat eden polis memurunun geçirmiş olduğu kaza neticesinde vazife malulü olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği gibi iş kazalarının tespitinde öngörülen şartlar içine işçinin, işe yerine gidiş ve işin bitiminde eve dönüş sırasında meydana gelen trafik kazaları da dahildir. O halde davacılar murisinin geçirmiş olduğu kazanın işin dönüşü sırasında olmasından dolayı ilk derece mahkemesinin vefat eden polis memurunu vazife malulü saymasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yeri gelmişken belirtmek gerekir ki; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 353 üncü maddesinde, “ (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; ... b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1)İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, ... duruşma yapılmadan karar verilir.” düzenlemelerini içermektedir.
Bu halde incelenen kararın usûl ve esas yönlerden hukuka uygun olduğu anlaşılmış ve HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 28.03.2024 tarih ve E.2023/10244, K.2024/3375 sayılı kararında; "... Somut olayda, davacı murisinin polis memuru olarak 25.06.2012 tarihinde ilk atamasının yapıldığı, tüm dosya kapsamına göre murisin, olay günü 24:00-08:00 saatleri arasında görevli bulunmaktayken bebeğinin rahatsızlanması üzerine kıdemli baş polis memurundan izin alarak saat 01:15'te uygulama nöbetini bitirmesini müteakiben kendisine ait özel aracıyla evine dönerken trafik kazası geçirerek vefat ettiği, söz konusu durumun 03:15'te tutanak altına alındığı, Kurum tarafından verilen 26.06.2020 tarih ve 639 sayılı Vazife Malullüğü Tespit Kurulu kararıyla murisin vefatına neden olan olayın fiilen görevinin başında iken meydana gelmemesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına karar verilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla; davacı murisinin görevinin tutanağa göre saat 01:15 itibariyle sona erdiği, özel aracıyla evine giderken trafik kazası geçirmesi sonucunda meydana gelen vefat olayında vazife malullüğü şartlarının oluşmadığı dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup davanın reddine karar verilmelidir. " gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... İhtilafın özü, davacıların eş ve babası polis memuru ...’ın görevde iken çocuğunun rahatsızlığı nedeni ile izin almak suretiyle görevden ayrılıp kendi sevk ve idaresindeki araç ile evine gittiği sırada 26.06.2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle vazife malullüğü hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesidir.
Davacı murisinin görevinin tutanağa göre saat 01:15 itibariyle sona erdiği, murisin özel aracıyla evine giderken trafik kazası geçirmesi sonucunda meydana gelen vefat olayında vazife malullüğü şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, olayın oluş şeklinin Yargıtay bozma ilamında belirtildiği şekilde meydana gelmediğini, olayın davacının görev yerinden eve giderken değil, evden görev yerine dönerken meydana geldiğini, ölüme sebebiyet veren trafik kazasının bu sırada meydana geldiğini, hatalı inceleme ile davanın reddine karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vazife malullüğünün tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 13 ve 47 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle temyiz dilekçesinde belirtildiği şekilde trafik kazasının evden görev yerine dönerken meydana gelmiş olsa dahi ölenin kaza sırasında kendi aracını kullanması, bu nedenle 5510 sayılı Kanunun 13 ve 47 nci maddeleri kapsamında "sigortalıların, idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında" şartının sağlanmamış olması karşısında; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!