WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1043 E.  ,  2024/2491 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/974 E., 2023/2325 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/294 E., 2022/38 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı belediyede 18.07.1977 tarihinde işe başladığı, 1977/3 döneminde Temmuz ayında 12 günlük çalışması bulunduğu, davalı belediyeden temin edilen 12.01.1981 tarihli ve 9 no.lu sayfadaki bordroda davacının çalışmasının kayıtlı olduğu, buna rağmen diğer davalı Kurum tarafından bahis konusu dönemde hiç çalışmamış kabul edilerek hizmetlerinin geçerli sayılmadığı, çalışma olgusunun işçi çalışma ve kimlik karnesi, belediye iş sendikası üyelik kartı ve tanık beyanlarıyla kanıtlanabileceği, konu hakkında yerleşik Yargıtay kararları bulunduğu iddiasıyla davacının davalı işyerinde 1977/3 döneminde sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulundukları, Kurum kayıtlarının incelenmesinde, davacının işe başladığını iddia ettiği 18.07.1977 tarihinde davacı adına Kuruma verilmiş bir işe giriş bildirgesine rastlanmadığı, davacının işe giriş tarihi itibarıyla 14 yaşında olduğu, diğer davalı ... Belediyesi tarafından Kuruma gönderilen 1977/3 dönemine ait 3 aylık dönem bordrosunun yasal süresi dışında 12.01.1981 tarihinde Kuruma verildiği ve söz konusu belgenin mutabakatsız kayıtlar arasında bekletildiği, daha sonra davalı belediye tarafından 19.12.2019 tarihli ve 6628 sayılı yazı ile 1977/3 döneminde geçici işçi statüsü ile çalışan davacıya ait ilk işe giriş bildirgesinin sehven gönderilmediğinin belirtildiği ve dönem bordrosunun tanzim ve tasdik edilerek Kuruma gönderildiği, 506 sayılı Kanun'un 3395 sayılı Kanun'la değişik 79 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 19 uncu maddesi hükmü karşısında, kanuni süresi geçirildikten sonra işverenler veya aracılar tarafından topluca Kuruma intikal ettirilen sigortalı işe giriş bildirgeleri, aylık sigorta primleri bildirgeleri, dört aylık sigorta primleri bordroları ve aylık sosyal güvenlik destek primi bordrolarının 25.3.1988 tarihli ve 3633 sayılı Genelgenin 19 uncu maddesi saklı kalmak kaydıyla dört aylık dönem bordrolarının zamanında verilmemekle beraber sigortalı işe giriş bildirgeleri ile aylık sigorta primleri bildirgelerinin kanuni süresi içinde verilmesi halinde dört aylık sigorta primleri bordrolarının, aylık sigorta primleri bildirgeleri ile dört aylık sigorta primleri bordrolarının yasal süresi içinde verilmiş olmasına rağmen sigortalı işe giriş bildirgelerinin geç verilmesi halinde geç verilen sigortalı işe giriş bildirgelerinin, aylık sigorta primleri bildirgesi sonradan verilmiş, bununla birlikte dört aylık sigorta primleri bordroları ile sigortalı işe giriş bildirgelerinin kanuni süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal ettirilmiş olması halinde, aylık sigorta primleri bildirgelerinin birbiriyle mutabakatının sağlanması şartıyla ve aksi sabit olmadıkça muhteviyatının ayrıca işverenlerin defter ve belgelerinden araştırılmadan işleme konulacağının düzenlendiğini, davacıya ait 1977/3 dönem bordrosunun yasal süresi dışında 12.01.1981 tarihinde verildiği, davalı Kurum kayıtlarında davacıya ait 18.07.1977 tarihli işe giriş bildirgesinin olmadığını ve anılan bildirgenin yasal süresi dışında 19.02.2019 tarihinde sonradan düzenlenerek verildiğinin anlaşıldığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Belediye vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde ve hak düşürücü süre itirazında bulundukları, davacının davalı belediye bünyesinde şahsi sicil dosyası bulunmadığı, davacı adına işe giriş bildirgesi verilmiş olmasının fiil çalışmanın varlığı ortaya konulmadıkça çalışma olgusunu tek başına ispata yeterli olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacı tanıklarından ... ve ...'ın davalı belediyede çalışmaları bulunmadığından ve davacının uyuşmazlık konusu dönemdeki çalışmaları hakkında bilgi sahibi olmadıklarının anlaşıldığı, bordro tanığı ....'ün kendisinin 1977 yılında davalı belediyede çalıştığını beyan etmiş ise de davacıyı tanımadığını belirttiği, adına bordro düzenlenen kişilerin mutlaka çalıştığı yönündeki beyanının ise varsayıma dayandığı, davalı belediye tarafından düzenlendiği anlaşılan 1977 yılı üçüncü dört aylık dönem bordrosu her ne kadar yasal süresinde SGK'ya gönderilmemiş ise de davacının adının yer aldığı satırda 1977 yılının Temmuz döneminde 12 prim/gün hizmet süresi karşılığı 900,00 TL prime esas kazançla çalışma kaydı bulunduğu, söz konusu bordro yazılı delil niteliği taşıdığı, nitekim davalı belediye tarafından SGK'ya gönderilen 19.12.2019 tarihli yazıda, davacının 1977/3 dönem çalışmalarına ilişkin işe giriş bildirgesinin sehven gönderilmediği belirtilmek suretiyle çalışma olgusu belediye tarafından onaylandığı, dosyada bulunan ve 12.01.1981 tarihinde düzenlenen ve 1977 yılı üçüncü dört aylık döneme ilişkin olarak hazırlanan bordroda, davacının adının 445. Sırada yer aldığı, 12 prim/gün çalışmasının bulunduğu ve 900,00 TL brüt prime esas kazançla çalıştığı kayıtlı olup söz konusu bordroda davacıya ait sigorta sicil numarası bulunmadığı, buna göre, davalı belediyenin davacının çalışmalarını SGK'ya hitaben gönderdiği 19.12.2019 tarihli ve 6628 sayılı yazı ile onayladığı, davacının çalışmasının 1977 dönem üçüncü dört aylık dönem bordrosunda tahakkuk ettirildiği, ücretinden sigorta primi kesintisinin yapıldığının anlaşıldığı, söz konusu belgenin yazılı nitelik taşıdığı ve 12.01.1981 tarihinde Kuruma resmi mühürlü belge ile ibraz edildiği, bordro içeriğinin 2019 yılında gönderilen resmi yazı ile bir kez daha tasdik edildiği, davalı belediye tarafından davacı adına işe giriş bildirgesi düzenlenerek Kuruma gönderilmemesinde davacıya izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığı, zira 506 sayılı Kanun'da çalıştırdığı sigortalıları kanunda öngörülen belgelerle Kuruma bildirilmesinden işverenlerin sorumlu tutulduğu, açıklanan nedenlerle bordro kayıtlarına yansıtılan gün sayısı kadar davacının hizmet süresine sahip olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 28566 sicil numaralı davalı ... Belediyesinde 18.07.1977 - 29.07.1977 tarihleri arasında 900 TL brüt/ ücretle hizmet akdiyle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri:
Fer'i Müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının o tarihte 14 yaşında olduğu, belge ve bildirgelerin süresinde verilmediği, tanık beyanlarının davacı aleyhine olduğu, tanık beyanlarının güvenilir olmadığı, Kurumun herhangi bir sorumluluğu olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Belediye vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiği, tanık anlatımlarına bakıldığından davacının iddiasının ispat edilemediği, sadece işe giriş bildirgesi verilmesinin yeterli olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre, davacının davalı Belediyeye ait iş yerinde 18.07.1977 tarihinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin 19.12.2019 tarihinde Kuruma verildiği, iş yeri tarafından düzenlenen 1977/3. dönem bordrosunda davacı adına bildirilen hizmet bulunduğu, ancak davacının sigorta sicil numarasının yazılı olmadığı, söz konusu dönem bordrosunun da 12.01.1981 tarihinde Kuruma verildiği, Kurum tarafından davacının çalışmasına ilişkin belgelerin süresinde verilmediği gerekçesiyle davacının çalışmalarının hizmet cetveline işlenmediği, dinlenen tanıkların davacının davalı Belediyeye ait iş yerinde geçen çalışmalarını doğrulandıkları anlaşıldığından mahkemece kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 1977/3 döneminde 12 gün çalıştığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 uncu maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.