WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1038 E.  ,  2024/1734 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1396 E., 2023/2511 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/468 E., 2023/83 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.06.2017 tarihli ilamı ile boşandığını, babasının ise 09.08.2016 tarihinde vefat ettiğini, boşanma sonrası hiçbir geliri olmadığı için babasından kalan maaşı alabilmek için başvuru yaptığını, davalı Kurum tarafından yapılan inceleme ve araştırma sonucunda davacının muvazaalı boşanma gerçekleştirdiğinden bahisle maaşının kesildiğini, müvekkilinin eski eşi ...'den yükümlülüklerini ve sorumluluklarını yerine getirmediği için ve aile içinde huzursuzluğun hat safhaya çıkması nedeniyle boşandığını, boşanma davasında müşterek çocuğun velayetini davacının aldığını, davacının Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi'nin tanzim etmiş olduğu 11.05.2017 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporundan da anlaşılacağı üzere %38 oranında engelli olduğunu ve kendi bakımını dahi gidermekte zorlandığından müşterek çocuk Kübra'nın kendisine yardım ettiğini, müşterek çocuk Kübra'nın eğitim giderleri ile davacı müvekkilinin sağlık giderleri ve ikamet etmiş oldukları evin giderlerinin de davacı müvekkilinin babasından kalan maaşı ile karşılandığını, davacının kızı Kübra ile eski eşi arasında görüşmenin şahsi münasebet tesisi sebebiyle devam ettiğini, ancak davalı Kurumca bu durumun fiilen birliktelik devam ediyor gerekçesi ile maaşın iptaline karar verildiğini, davacı ile eski eşi arasında fiilen hiçbir bağlantı ve görüşme olmadığını, birlikte de yaşamadıklarını, davacının eski eşinin müşterek çocuk Kübra ile görüşmek için birkaç defa Kırıkkale iline geldiğini ve müvekkilinin evinin dışında başka bir yerde çocuğu ile görüşüp gittiğini, davacı ile eski eşinin birlikte yaşaması için aynı yerde ikamet ediyor olmaları gerektiğini, davacının eski eşinin ikamet adresinin "....Mah. .... Bulvarı No:41 İç Kapı No: 1 ..../İzmir" olduğunu ve burada ikamet ettiğini, davacının almış olduğu maaşın haksız ve hukuka aykırı olarak kesildiğini, davalı Kurum tarafından yapılmış olan işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek davacının davalı Kurumca kesilen yetim aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesini, kesilme tarihi itibariyle dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla ödenmesini ve davalı Kuruma borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurumun denetim tarihi olan 13.10.2017 tarihinden sonra davacının boşandığı eşi ...'in 23.10.2017 tarihinde ikametgah adresini değiştirdiğini ve yeni adresini "....Mahallesi,.... Bulv. No:41/l ..../İzmir" olarak bildirdiğinin tespit edildiğini, buna karşılık ...'in 31.10.2017 tarihinde Kırıkkale Üniversitesi Hastanesinde, 28.11.2017 tarihinde Kırıkkale Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde tedavi gördüğünü ve 31.10.2017 tarihli tedavisinde hasta adresi olarak davacının ikamet adresi olan "... köyü, Gündoğdu Mevkii, Prof. .... Sok., No:39/l ..../Kırıkkale" adresinde yapılan araştırmada davacı ile ...'in kızlarıyla birlikte bu adreste yaşadığının, ...'e ait aracın evin önünde park halinde olduğunun, boşanma hakkında bilgi sahibi olmadıklarının tespit edildiğini, ...'in ikamet ettiği iddia edilen "... köyü, ... Mevkii, .... Sok. No: 18 Merkez/Kırıkkale" adresi çevresinde yapılan araştırmalarda ise ...'in çevre sakinleri tarafından tanınmadığı, böyle bir adresin bulunmadığı, ilgili şahsın kayınbabasının evinde eşi ve çocuğuyla birlikte yaşadığı ve boşanmadan haberdar olmadıklarının tespit edildiğini, davacının müvekkili Kurum denetmenlerine vermiş olduğu ifadesinde, eski eşinin çocuğunu görmek için ara sıra gelip geceleri de kaldığını beyan ettiğini, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde karı koca olarak beraber yaşadıklarının açıkça ortada olduğunu, ayrıca tüm bunların yanı sıra şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma kararı alan tarafların sırf çocukları için bir arada kaldığını kabul etmenin de hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, davacı tarafından verilen bu ifadenin dava konusu uyuşmazlığın ikrarı niteliğinde olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum işleminin hatalı olmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; gelen yazı cevaplarına göre davacı ile eski eşinin birlikte yaşadıklarına dair hiçbir tespit olmadığını, tek aleyhe tespitin eski eşinin Kırıkkale'de tedavi olması gösterilmiş ise de çocuğunun ziyarete geldiğinde hastaneye gidebilmiş olacağını, dinlenen tanıkların da tarafların fiilen ayrıldıklarını, hiç bir araya gelmediklerini, arada sırada çocuğunu görmek için geldiğini, onunla da dışarıda görüştüğünü beyan ettiklerini, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Güvenlik Denetmeninin düzenlediği inceleme raporu ve rapor ekindeki bilgi-belgelerden, dinlenen kamu tanık beyanlarından, adres hareketlerinden, kolluk araştırmalarından ve kayıtlarından davacının boşandıktan sonra eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiğinin sabit olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediği gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine
karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.