10. Hukuk Dairesi 2024/1007 E. , 2024/4971 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1884 E., 2022/20 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/263 E., 2020/662 K.
Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili yargılama aşamasında da tekrar ettiği dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı ... Tekstil firmasında makine bakım görevlisi olarak çalışmaktayken, hafta sonu ek gelir elde etmek amacıyla davalı firmanın makine bakımını yaparken 26.09.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralandığı, ameliyatlar geçirdiğini, maluliyetinin oluştuğunu, iş kazasının oluşmasında tüm kusurun işverende olduğunu, maluliyeti nedeni ile maddi ve manevi zararlarının meydana geldiğini, tedavi ve hastane masrafları yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi 75.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili yargılama aşamasında da tekrar ettiği cevap dilekçesinde özetle; olayın bir kazası olmadığını, görev, zamanaşımı ve kısmi dava yönünden itirazlarının bulunduğunu, kaza nedeni ile yürütülen soruşturma sırasında davacının kazanın kendi dikkatsizliğinden meydana geldiğini kabul ettiğini, davacının makine bakım için davalı tarafından çağrılmadığını, kendi nam ve hesabına çalışan montörlerden hizmet alındığını, davacı üzerinden herhangi bir otoritelerinin bulunmadığından, davalı firmada her türlü iş güvenliği tedbirlerinin alınmakta olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu bulunduğunu, davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, "...1-Davanın ıslah dilekçesi dikkate alınarak 24.11.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre kabulü ile
2-302.702,47TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 26.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-75.000TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-5.907,51TL tedavi giderinin 500TL'sinin dava tarihi olan 25.04.2014 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 11.08.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,, ..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davalıya kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, davacı ile aralarında iş sözleşmesi bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin meydana gelen olaydan sorumlu tutulmasını kabul etmediklerini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, maddi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, kesinleşen maluliyet oranı dikkate alındığında kurum tarafından bağlanan maluliyet oranı doğrultusunda indirim yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince, olayın iş kazası olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararının bulunması, hükme esas alınan kusur raporlarının birbirini doğrulaması, davacıya %45,20 maluliyet oranı üzerinden gelir bağlanması halinde bağlanacak gelirin ilk peşin sermaye değeri 65.540,28 TL'nin kurumun verilerinin dikkate alınarak hesaplanması ve davacının kusuru oranına göre indirim yapılması, manevi tazminatın yerinde görülmesi ve vekalet ücretinde yanlışlık bulunmaması gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü ve gerekçesi yerinde görülerek istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; İPSD nin yanlış hesaplandığını, taraflar arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, diğer mahkeme dosyasında ki kusur raporuna itibar edilmesi gerektiğini, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet, ücret bilinmeyen dönem hesaplamalarına itirazlarının bulunduğunu, manevi tazminatın fazla olduğunu, faizin ıslahtan itibaren hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Davalı şirket vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3. Sonuç olarak davalı şirket vekili yönünden kabul edilen manevi tazminatın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı şirket vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2. Davalı şirket vekilinin, maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı şirket vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davalı şirket vekilinin maddi tazminata ilişkin istemi yönünden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!