WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/9997 E.  ,  2023/8763 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TARİHİ : 15.07.2019
KARAR : Ret

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı; vekili davalı Kurum tarafından yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak davacının yaşlılık aylığının 08.11.2018 tarih ve AB/121 sayılı raporu gereği durdurulduğunu, davacı tarafından bu işleme itiraz edildiğini ancak 25.06.2019 tarih ve 9.152.800 sayılı yazı ile davacının 01.10.2010- 09.05.2013 arası ... isimli işyerinde fiilen çalışmadığının belirtilerek talebin reddedildiğini, davacının bu işyerinde fiilen çalıştığını rapordaki tanıkların ifadelerinin de bu yönde olduğunu, daha önce ... isimli işyeri ile ilgili 24.06.2014 tarih ve OT-60 sayılı raporda davacının isminin geçmediğini, bu raporun kesinleştiğini, bu nedenle tekrar rapor düzenlenmesinin mümkün olmadığını, ... hakkında Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/8528 sayılı soruşturmanın 2016/4404 sayılı karar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, tüm bu nedenlerle 08.11.2018 tarih ve AB/121 sayılı denetmen raporunun davacıya ait bölümünün iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın usul ve Kanun'a aykırı olduğunu 08.11.2018 tarih ve AB/121 sayılı denetmen raporunda davacının sigorta bildirimlerinin gerçeği yansıtmadığı ve işyerindeki çalışmasının fiili olmadığı kanaatine varıldığını, davacının beyanında işyerinde çay servisi yapmasına rağmen işyerinde kimseyi tanımaması hatta maaşını bir adamdan aldığını ve bu kişinin ismini bilmediğini belirttiğini, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu tüm bu nedenlerle hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 16.06.2020 tarihli ve 2019/241 Esas, 2020/144 Karar sayılı kararıyla;
Davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince, davacının istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 16.03.2022 tarih 2021/11982 Esas, 2022/3706 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece, denetmene ifade veren tanıkların beyanları esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğu Mahkemece bordro tanığı ...'in beyanında geçen ve iş yerinde çay servisini yapan kişi olarak belirttiği ... Hanımın da tanık sıfatıyla dinlenilerek bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, yine aynı beyanda diğer çalışan olduğu belirtilen Halim isimli kişinin de bilgisine başvurulmalı; ceza dosyasında her ne kadar kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ise de, oradaki tanık ifadeleri de göz önünde bulundurulmalı, böylelikle uyuşmazlık konusu, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; dolayısıyla belirlenecek bildirimlerin ve bu kapsamda davacının çalışmasının geçerli olup olmadığı açık ve net bir biçimde belirlenerek ortaya konulduktan sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.10.2010-09.05.2013 arası ... isimli işyerinden yapılan bildirinin iptal edilmiş olduğu, işyerinin vergi kayıtlarından ve denetmene verilen ifaden de anlaşılacağı üzere ...'nin ... isimli işyerinin muhasebecisi olduğu, işyerinin sigorta bildirimlerini yaptığı ve Mahkemece dinlenen tanık ... ile akraba oldukları, tanık olarak dinlenen ... Bozkur'un da işyeri yetkilisi ... ile kardeş olmaları sebebiyle bu kişilerin beyanlarına ihtiyatlı yaklaşılması gerektiği, ...'un, kendisinin ablasının yardımcısı gibi olduğunu, davacının 09:00-16:00-17.00 arası günde 7-8 saat çalıştığını beyan etmesine rağmen davacının denetleme beyanında, davacının tanığı tanımaması ve ...'in de yine denetmene beyanında bu tanığın çay ve temizlik işlerinde çalıştığını beyan etmesinin, bu tanığın Mahkemedeki beyanıyla çelişki oluşturduğu, ... Vergi Dairesinin 18.01.2023 tarihli müzekkere ekinde gönderilen 17.09.2010 tarihli işyeri yoklama tutanağına göre işyerinin 01.09.2010 tarihinde Namık Kemal Mahallesi Sakızlı Cad. Çeşme Sk. No:72/1 adresine taşındığı ve işyerinin 10 m2 olduğu ve çalışan işçi sayısının "1" olarak yoklama tutanağında yer aldığı, 15.06.2011 tarihli yoklama tutanağında ise işyerinin 01.11.2011 tarihinden itibaren yeni taşındığı adres olan Sakızlı Cad. Çeşme Sk. No:70/2 adresine taşındığı, 60 m2 olan bu adresteki işyerinde "4" işçinin çalıştığının belirtildiği, tanık ...'in denetmen raporundaki imzalı tutanakla alınan beyanında, işyerinde...isimli kişilerin çalıştığını, ... Hanımın çay servisi ve ikram işini yaptığını beyan ettiği, denetmene verilen bu beyanın işyeri yoklama tutanağındaki işçi sayısı ile birebir örtüştüğü, Mahkemece dinlenen tanık ...'in beyanında çalıştığı dönemde işyerinde 2-3 kişinin çalıştığını, işyerinde çay dağıtan kişinin başörtülü bir kadın olduğunu, davacının fotoğrafı gösterilmesine rağmen davacıyı ne isim olarak ne sima olarak kesinlikle tanımadığını, ... isminde birini ise anımsar gibi olduğunu söylemesi, Mahkememizce yapılan duruşmada dinlenen ...'un da duruşma sırasında başörtülü olduğunun gözlemlendiği, haklarında iptal işlemi yapılmayan, davacının primlerinin iptal edildiği dönemde bildirimleri bulunan ...'un 01.05.2010- 18.09.2012 tarihleri arasında, ...'in 04.06.2010- 04.08.2012 tarihleri arasında, ... (Boran)'ın 04.10.2010- 24.11.2012, ...'in 14.06.2011-02.10.2011 tarihleri arasında hizmetlerinin bulunmasına rağmen davacının prim iptali yapılmayan bir çalışanın kalmadığı iş yerinde hizmetlerinin 09.05.2013 tarihine kadar bildirilmiş olmasının çelişkili olduğu gibi bu tarihten sonra işyerinin faal olmadığını da gösterdiği, davacının denetmene beyanında birlikte 2 yıldan fazla çalışması bulunan çalışanlardan birinin bile ismini hatırlamadığı, beyanında ücretini aldığını beyan ettiği erkek çalışanın ismi ile kendisine arada maaşlarını verdiğini beyan eden ...'yi hatırlamadığı, yaklaşık 2,5 yıl çalıştığı işyerinde ne iş yapıldığını bilmemesi, bu işyerinde patronun kim olduğunu, sekreterin kim olduğunu bilmediğini belirtmesinin davacının çalışmasının gerçek çalışmaya dayanmadığını gösterdiği, tanık ...'nin işyerinin muhasebecisi olan ve işyerinde sigorta bildirimlerini yapan ...'nin akrabası olması, diğer tanık ...'un ise prim iptali yapılan işyeri yetkilisi ...'un kardeşi olması sebebiyle; bu kişilerin vergi yoklama tutanakları, denetmen raporundaki diğer tutanak tanıklarının ve davacının tutanak altına alınmış imzalı beyanı ile çelişen Mahkemedeki beyanlarına itibar edilemediği, yine ...'in yoklama tutanağındaki işçi sayısına ve denetmen raporundaki imzalı beyanına açık çelişki oluşturan Mahkemedeki beyanına itibar edilememiş olup ... isimli kişi ile davacı arasında 5510 sayılı Kanun' kapsamında hizmet ilişkisi kurulmadığı ve davacının bu işyerinde fiili çalışmasının bulunmadığı, fiili çalışmaya dayanmayan hizmetlerin iptal edilmesi nedeniyle davacının aylık bağlanması şartlarını kaybettiği, kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla;

Davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili çalışmanın fiili ve gerçek bir çalışma olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 01.10.2010- 09.05.2013 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptaline yönelik Kurum işlemi nedeniyle belirtilen tarihlerde davalı yanında çalıştığının tespiti ile ilgili kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi ile 59 uncu maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun'a uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine,

27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.