WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/9979 E.  ,  2023/8474 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/24 E., 2023/84 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigorta başlangıcının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.12.1992 tarihinde 74251.41 sicil numaralı işyerinde çalışmaya başladığını, işe giriş bildirgesinin verildiğini, ancak Kurumun işyerinin el halıcılığı-dokuma işyeri olması nedeniyle bildirimleri iptal ettiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığını, 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince müvekkilinin çalışmaya başladığı tarihte sigortalı olduğunu belirterek, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.12.1992 olduğunun ve işyerinde en az 1 gün süre ile çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce Kuruma müracaat şartı olduğunu, davacı iddiasının Kurum kayıtlarına eşdeğer belgelerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2017 tarihli ve 2016/263 Esas 2017/87 Karar sayılı sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacının davacını dava dışı 74251.41 sicil sayılı işyerinde 01.12.1992 tarihinde en az bir gün çalıştığının ve sigorta hizmet başlangıcının 01.12.1992 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2018 tarihli ve 2017/1360 Esas, 2018/554 Karar sayılı kararıyla; "...Dosya kapsamına göre dava dışı Fazlı Köker'e ait iş yeri el halıcılığı dokuma atölyesi niteliğinde bir işyeri olup, davacının bu işyerinde halı dokuma atölyesinde işverene bağımlı olarak ve hizmet akdi ile  çalıştığının işyerinden 1992/1-1992/2 tarihleri arasında bildirimi yapılan ve 15.04.1992 tarihli işe giriş bildirgesi bulunan tanık...'un beyanı ile anlaşıldığı, davacıya halı dokumak üzere evinde tezgah tahsis olunmadığı, yapılan işin işverenin denetim ve gözetiminde hizmet akdi ilişkisi oluşturacak şekilde gerçekleştiği, bildirimlerin iptali yönündeki Kurum işleminin yerinde olmadığı, Kurum kayıtlarına geçen ve sahteliği ileri sürülmeyen işe giriş bildirgesinin işyerinde en az bir gün süre ile çalışmaya karine teşkil ettiği, mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış,..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 19.06.2019 tarihli ve 2018/4327 E. 2019/5201
K. sayılı ilamında, söz konusu işyerinin ve davacının yaptığı işin 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II nolu fıkrası kapsamına girip girmediği yöntemince belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesinin Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2020 tarihli, 2019/221 Esas, 2020/17 Karar sayılı ilamı ile bozma ilamına uyulmayarak, önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.

C.Direnme Kararının Temyizi
Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili, bozma gerekçeleri yerine getirilmeden ve eksik inceleme ile kurulan hükümün bozulması gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
1.Dairemiz tarafından incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.05.2022 tarihli ve 2020/10-467 E. ve 2022/766 K. sayılı ilamı ile "...;Somut olayda, İlk derece mahkemesince bozma kararı sonrası Körfez Vergi Dairesine dava dışı işveren Fazlı Köker’e ait işyerinin faaliyet alanının bildirilmesi için müzekkere yazıldıktan sonra gelen yazı cevabına gerekçede yer verilip emsal olduğu belirtilen kararlar kapsamında değerlendirme yapılarak direnme adı altında karar verilmiştir. Açıklanan bu maddi ve hukukî olgulara göre, Mahkemece Özel Daire bozma kararı sonrası yapılan araştırma, inceleme ve toplanan yeni delile dayanılarak ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile direnme adı altında yeni bir karar verilmiştir. Şu hâlde "direnme" olarak verilen kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma konusu ile ilgili bozma kararı sonrası elde edilen yeni delil ve olgulara dayalı olarak oluşturulan yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır. Hâl böyle olunca, verilen bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
..." gerekçesiyle direnme kararının açıklanan nedenlerle usulden bozulmasına karar verilmiştir...."gerekçesiyle davalı ... temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

E. Hukuk Genel Kurulunun Gönderme Kararı Üzerine Temyiz İncelemesi
Dairemizin 02.11.2022 tarihli ve E. 2022/9202 2022/13482 K. sayılı kararıyla,"...Mahkemece, bozma ilamı sonrası davalı işyerinin kapsam ve faaliyet alanı araştırılmak suretiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmış ise de, bozma gereklerinin yerine getirilmediği belirgindir. Yapılan işin niteliğinin ve işyerinin 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II nolu fıkrası kapsamında kalıp kalmadığı araştırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkememizce bozma ilamına uyularak; 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun'un 57 nci maddesi uyarınca 09.07.1987-05.08.2003 dönemi, 506 sayılı Kanun gereği uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili davanın kabulünün gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 01.12.1992 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının ve bu tarihin sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 3/II-D, 79 uncu, maddesi hükümleridir.

2.Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 1 inci maddesiyle eklenen (D) bendinde “El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” düzenlemesine yer verilmiş, sonrasında 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun'un 57 inci maddesiyle söz konusu bend ilga edilmiş olup yürürlükten kaldırmaya yönelik yasama işleminin geriye yürütüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından 09.07.1987 – 05.08.2003 (dahil) dönemi bakımından bentte yazılı nitelikteki hizmetin 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği belirgindir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.