WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/9955 E.  ,  2023/10069 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1701 E., 2023/1840 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/283 E., 2021/355 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının aynı prim borçları nedeniyle daha önce de takibe maruz kaldığı ancak açtığı dava sonucunda ödeme emirlerinin iptaline karar verilerek kesinleştiği, ancak Kurumun aynı primler için yeniden ödeme emri tebliğ ettiği, 1992 - 2002 yılları arasındaki döneme ait prim borçları için ödeme emri gönderildiği, asıl borçlu tüzel kişiye karşı başlatılan takiplerin sonuçsuz kalıp kalmadığının anlaşılmadığı, borçların zamanaşımına uğradığı iddiasıyla dava dilekçesine ekli ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı, prim borçlusunun dava dışı ... Mobilya Dekorasyon San ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, delil olarak sunulan ... Anadolu 29. İş Mahkemesinin 2017/1260 E. sayılı dosyasında iptal edilen ödeme emrinin 2014/039403 takip sayılı olduğu, oysa davacıya 18/08/2021 tarihinde 2014/39401, 39402, 39403, 2018/20198 ve 2004/13003 takip sayılı ödeme emirleri olduğu, davacının şirket yetkilisi olduğu ve şirket adına yapılan takibin sonuçsuz kaldığı, zamanaşımını kesen sebepler bulunduğu, asıl borçlu için kesen sebeplerin davacı içinde kestiğinin kabul edilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; "...kanun değişikliğinin olduğu 06/07/2004 tarihinden önceki dönemde tahakkuk eden borçlar yönünden 6183 sayılı Kanun'un 102 nci maddesine göre 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği değerlendirilmiş olup, davacı hakkında düzenlenen ödeme emirlerine konu Kurum alacakları 1992 yılından başlayıp 2003 yılı 11. ayına kadar devam eden dönemlerine ait olduğundan ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 26/04/2017 tarihine göre alacakların zamanaşımına uğradığı değerlendirilmiş, Kurumcada zamanaşımını kesen herhangi bir işlem, tebligat, kurum raporu gibi delil dosyaya ibraz edilmemiş olduğundan yukarıdaki gerekçeler yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilerek..." davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımını kesen nedenler bulunduğu iddiasıyla ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusunun 1992/1-2003/11 arası aylara ait prim vs. borçlara ilişkin ait olup, ödeme emirlerinin 5 ve 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, Kurum alacaklarının zamanaşımına uğradığı, davacının dava dışı ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ödenmeyen prim borçları nedeniyle hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin iptalini talep ettiği, mahkemece davanın kabulüne denilerek hüküm kurulmuş ve hükümde iptaline karar verilen ödeme emirleri belirtilmemiş ise de, dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki Kurum tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre iptal edilen ödeme emirlerinin 2004/013003, 2008/20198, 2014/039401, 2014/039402, 2014/039403 olduğunun belirgin bulunmasına göre, takibin 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi gereğince yapılmasına ve iptal edilen ödeme emirlerinin Kurum tarafından bilinmesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; dava dışı şirket prim borçları nedeniyle tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptali davasıdır.

2.İlgili Hukuk
1- Dava, ödeme emirlerinin iptaline ilişkin olup, yasal dayanağı 506 sayılı mülga Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 80 inci maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35, mükerrer 35, 102 ve 103 üncü maddeleridir.

2- Anayasa'nın 36 ncı maddesinin ilk fıkrası şöyledir:
"Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

3- Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
“Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.”

4- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Hükmün kapsamı" kenar başlıklı 297 nci maddesi şöyledir:
"(1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."
5- 6100 sayılı Kanunu’nun "Hükmün yazılması" kenar başlıklı 298 inci maddesi şöyledir:
"(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır.
(2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
(3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir.
(4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır."
3. Değerlendirme
1- Mahkemeler, iddia ve savunma çerçevesinde tespit ettikleri maddi vakıaları, söz konusu maddi vakıaların hukuki niteliğini, uygulanan hukuk kurallarını, bunun nedenlerini ve hüküm fıkrasıyla bağlantısını gerekçeyle açıklarlar. Böylece tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri, mahkeme kararlarının denetlenebilmesi ve toplumun da yargı kararlarının sebeplerini öğrenmesi sağlanır.
2- Anayasa'nın 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ise de gerekçeli karar hakkından açıkça söz edilmemiştir. Ancak Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli yazılacağı hükmü konulmuştur. Bu sayede mahkeme kararlarının gerekçeli olması ve kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarının sağlanması amaçlamaktadır.
3- Mahkeme kararlarında bulunması gereken hususlar 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinde ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Aynı maddenin (2) numaralı fıkrası uyarınca da verilen karar ile taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar, hiçbir şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde çok açık gösterilmesi gereklidir. Aksi takdirde ilamın icrası sırasında güçlüklerle karşılaşılabileceği gibi ilamın hiç icra edilememesi de söz konusu olabilir. Ayrıca anılan Kanun'un 298 inci maddesinde gerekçeli kararın, hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler gereği tefhim edilen hüküm sonucu, hükmün gerekçesi ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasının birbiriyle tutarlı olmalıdır.
4- Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi tarafından ... Anadolu 29. İş Mahkemesinin 2017/1260 E. 2017/238 K. sayılı ilamında yer alan gerekçenin tebliğ tarihi ve uyulan bozma ilamı gibi ayrıntıları da içerecek şekilde işbu dosyaya gerekçe olarak yazıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla eldeki dosyadaki taleplerle ilgili bir gerekçenin varlığından söz edilemez. Ayrıca hüküm fıkrasında yalnızca davanın kabul edildiği belirtilmiş olup taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar infazı kabil ve şüphe veya tereddüte neden olmayacak şekilde gösterilmemiştir.
5- Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.