10. Hukuk Dairesi 2023/9758 E. , 2023/11113 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1132 E., 2023/1288 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/455 E., 2021/48 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işveren yanında 03.11.2014 - 01.03.2017 tarihleri arasında dikiş makinasında işçi olarak çalıştığı, davalının anılan tarihlerde davacının sigorta primlerini hiç yatırmadığı ve sigorta başlangıcını neredeyse 2,5 sene sonra yaptığı iddiasıyla davacının davalı işveren nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 03.11.2014 - 01.03.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigorta primine esas kazançların eksik bildirildiği iddiasının yazılı belgelerle ispatlanmasının gerektiği, davacının sigortalı çalışmasının Kuruma bildirilmediği iddiası bakımından Kurumun bir kusurunun bulunmadığı ve bir nizaya sebebiyet vermediği, Kurum kayıtlarının aksinin eşdeğer belgelerle ispat edilmesi gerekiği, bu tür davaların kamu düzenine ilişkin olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalının yanında 03.11.2014 tarihinde çalışmaya başlamasının mümkün olmadığı, davalının işyerinin 01.01.2015 tarihinde faaliyete geçtiği, davacının davalı ile yaptığı 28.02.2017 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi uyarınca 01.03.2017 tarihinde göreve başladığı ve aynı tarihte davacı adına işe giriş bildirgesi düzenleyerek Kuruma verdiği, tüm çalışmalarının eksiksiz olarak bildirildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davalı tanığı ...'in davacının kendisinden sonra işe başladığı, 1,5 sene kadar davalının yanında çalıştığı yönünde; davayı tanığı ...'in 1-1,5 sene kadar davacı ile çalıştığı yönünde; bordro tanığı ...'in 2016 yılında çalışmaya başladığı, 2017 yılı içinde işten çıktığı, davacının kendisinin çalıştığı dönemde davalı yanında çalıştığı yönünde; bordo tanığı ...'ın davacı ile 5-6 ay kadar birlikte çalıştığı yönünde beyanları bulunduğu, dosya içerisinde mevcut 01.04.2020 tarihli bilirkişi raporunda; tanık beyanlarının ağırlıklı olarak davacının 1-1,5 sene çalıştığı yönünde olduğu, davacının davalı işyerinde 01.03.2017 ile 19.11.2018 tarihleri arasında çalıştığı, davacının 03.11.2014 - 01.03.2017 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını her türlü şüpheden uzak şekilde ispat edememiş olduğunun değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bordro tanığı ...'in 22.12.2016 ve ...'nın 12.04.2016 tarihinde işe başladığı ve işe başladıklarında davacının iş yerinde çalıştığını beyan ettikleri, hizmet tespiti davalarının her türlü delille ispat edilebileceği ve tanıkların davacının çalışmasını doğruladığı, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde bordro tanıklarının davacının iddia ettiği gibi işverenin yanında çalıştığını beyan ettiklerini yazmasına rağmen hangi cihetle davayı reddettiğini anlayamadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının vergi kaydının 01.01.2015 tarihinde başladığı, yoklama fişinde sigortalı çalışanın bulunmadığına yönelik tespit yapıldığı, yargılama aşamasında beyanları alınan bordro tanıklarının somut olarak, davacının, uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığına yönelik beyanlarının bulunmadığı, çalışma iddiasının her türlü şüpheden uzak, tereddüte mahal bırakmaksızın ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, hizmet tespiti iddialarının her türlü delille ispat edilebileceği, davacının iddiasının tanık beyanları ile ispat edildiği, bordro tanığı ...'in 22.12.2016 ve ...'nın 12.04.2016 tarihinde işe başladığı ve işe başladıklarında davacının iş yerinde çalıştığını beyan ettikleri, kararın hatalı olduğu ve yeterli incelemeden karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 03.11.2014 - 01.03.2017 tarihleri arasındaki çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
13.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!