10. Hukuk Dairesi 2023/9719 E. , 2024/4424 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/193 E., 2022/112 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş ve Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1996 yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak Diyarbakır Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde usta öğretici olarak çalıştığını, bu süre içerisinde aylık maaş almasına, mevsimlik işçi ve tam gün çalışmasına rağmen part-time çalışmış gibi gösterildiği ve sigorta primlerinin bu nedenle eksik yatırıldığı iddiasıyla, müvekkilinin çalıştığı dönemlerde aylık 30'ar gün çalıştırıldığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Bakanlık vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Halk Eğitim Merkezinde hizmet akdine göre değil, valilik-kaymakamlık onayına istinaden saat üzerinden ve saat başı kabul edilen ücrete göre çalıştığını, bu nedenle dava ile ilgili görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, ayrıca davacının çalışma şeklinin part-time olduğunu, davacının hizmetlerinin buna göre bildirildiğini ve yapılan işlemlerde hukuka aykırılık olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının eylemli olarak çalışıp çalışmadığının araştırılması ve buna göre karar verilmesi gerektiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.09.2010 tarihli ve 2008/281 Esas-2010/690 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacının davalı Bakanlığa bağlı Halk Eğitim Merkezlerinde tam gün-tam süreli olarak 15.03.1996-26.12.2008 tarihleri arasında hizmet akdi ile toplam 3271 gün çalıştığı, bu hizmetlerinin 2130 gününün davalı Kuruma bildirildiği, bildirilmeyen 1.141 günlük hizmetin davalı Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine, 10.09.2009 tarihli bilirkişi raporunun karara ek sayılmasına dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 31.05.2012 tarih ve 2010/12207 Esas - 2012/9812 Karar sayılı ilamı ile "..Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalıya ait farklı işyeri sicil numaralı birden fazla Halk Eğitim Merkezinden işe giriş bildirgelerinin bir kısmının Kuruma verildiği, hizmet cetveline göre, bunlara dayalı çalışmalarının kısmi olarak bildirildiği, iş yeri dönem bordrolarının Kuruma verildiği, imzalı ücret bordrolarının ve görevlendirme çizelgelerinin bir kısmının getirtildiği, herbir işyeri için dava konusu dönemin tamamına ait devam-devamsızlık çizelgesi, ders programları, puantaj kayıtları ile kursa geliş-ayrılış saatlerini gösterir belgelerin dosyada bulunmadığı, davacının çalıştığı herbir işyeri için davacı ile birlikte aynı işyerinde çalışmış işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanığı ve işveren kuruluşun yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili kişileri dinlenmeden sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
İnceleme konusu olayda, davacının davalı işyerinde hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarının kısmi veya tam süreli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Hal böyle olunca, davacının günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırıp ayırmadığının ve aynı işyerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yapıp yapmadığının ya da tam gün süreli çalışan emsal çalışanlara göre önemli ölçüde daha az çalışıp çalışmadığını belirlemek için davacının çalıştığı herbir işyerinden davacı adına düzenlenen ders programları, devam-devamsızlık çizelgesi ve kursa geliş ayrılış saatlerini gösterir belgelerin de getirtilerterek bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun nedenini araştırmak, davacının çalıştığı herbir işyeri için davacı ile birlikte aynı işyerinde çalışmış işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordo tanıklarını ve işveren kuruluşun davacı ile ilgili yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili kişilerini dinlemek, dosyada bulunan puantaj kayıtları ve ücret belgeleri ile birlikte değerlendirilmek suretiyle, okula geliş ve ayrılış saatleri de göz önüne alınarak, davacının günlük girilen ders saati itibariyle mesaisini tam gün olarak davalı işveren nezdinde geçirip geçirmediği, diğer bir anlatımla, bir günlük çalışma mesaisinin tümünü davalı işyerine hasredip etmediği saptanarak, daha az saat derse girilen günlerde tam gün mesaisinin davalı işveren nezdinde geçtiği kabul edilemeyeceğine göre, 7,5 saatlik çalışmanın 1 gün kabul edilmek suretiyle hesap yapılması gerekirken, Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Öte yandan dava, açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlanır,dava tarihinden sonra doğacak haklar için (o davada) karar verilmesi mümkün değildir. Mahkemece 29.01.2008 dava tarihine kadar tespit kararı verilmesi gerekirken, dava tarihi aşılmak suretiyle 26.12.2008 tarihine kadar tespit kararı verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..."denilerek kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Bozma İlamı Sonrası Mahkeme Kararı
Mahkemenin 27.05.2019 tarih ve 2017/81 Esas - 2019/274 Karar sayılı kararı ile dosyadaki ücret bordrolarına göre; yapılan yargılama sonunda; bozma ilamında belirtilen eksiklikler giderilmiş, ilgili yerlere müzekkere yazılmış, bordro tanıkları dinlenmiştir. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde çalışan bordro tanıklarının beyanlarından usta öğreticiler ve kadrolu usta öğreticilerin çalışma saatlerinin aynı olduğu, cumartesi günleri öğlene kadar çalışıp pazar günleri ise çalışmadıkları, dini bayramlar dışında resmi tatil günlerinde çalıştıkları anlaşılmaktadır. Ücretinin aylık olarak ödendiği, davacının davalı yanındaki çalşmasını bitirdikten sonra başka biryerde çalışmasına imkan bulunmadığı, bu nedenle davacının çalışmasının kısmi nitelikli değil tam zamanlı olarak kabul edilmesi gerektiği, usta öğreticilerin hizmetlerinin aylık 30 gün üzerinden Kuruma bildirilmesi uygulamasına geçildiği ve davacının da hizmet döküm cetveline göre son aylarda 30 gün üzerinden Kuruma bildirildiği dolayısı ile davacının çalışmasının par-time çalışma olarak kabul edilemeyeceği ve tam gün çalıştığının kabulünün gerektiği anlaşılmakla davacının eksik bildirilen sürelerinin tespiti ile davanın kabulüne, davacının davalı Bakanlığa bağlı Halk Eğitim Merkezlerinde tam gün-tam süreli olarak 15.03.1996 - 29.01.2008 tarihleri arasında hizmet akdi ile toplam 2997 gün çalıştığı, bu hizmetlerinin 1898 gününün davalı Kuruma bildirildiği, bildirilmeyen 1099 günlük hizmetin davalı Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine, 09.04.2019 tarihli bilirkişi raporunun karara ek sayılmasına, karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairece 04.03.2021 tarih ve 2020/5358 Esas-2021/2737 Karar sayılı ilamı ile "...Somut olayda, bozma ilamında 7,5 saatlik çalışma süresinin 1 gün kabul edilmek suretiyle eksik gün hizmet sürelerinin hesaplanması gerektiği açıkça belirtildiği halde Mahkemece hatalı değerlendirme neticesi hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Bu nedenle; dava konusu dönemlere ilişkin ders ve yoklama defterleri, ücret bordroları getirtilmeli, bu tür belgelerde noksanlık varsa bunun nedeni araştırılmalı, hüküm altına alınan süreler yönünden davacının resmi belgelerde belirtilen ders saatlerinden sonra kursta kalmasının haklı bir gerekçesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, resmi kayıtların aksinin tanık delili ile kanıtlanamayacağı göz önünde bulundurulmalı, dosyada yer alan puantaj kayıtları ve ücret belgeleri de dikkate alınarak 7,5 saatlik çalışma 1 gün kabul edilmek suretiyle bilirkişi tarafından hesaplama yapılarak buna göre davacının Kuruma eksik bildirilen hizmeti olup olmadığı tespit edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." denilmek suretiyle Mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonunda; davacının, 2005-2006 öğretim yılında görevlendirilecek usta öğretici listesinde adının olduğu, haftalık çalışma saatinin 40 saat olarak yazıldığı, öğretim süresi ile ilgili herhangi bir ibarenin olmadığı, dava dosyası içerisindeki ek ders bordrolarında davacının; 2005 Kasım ayında 104 saat, 2005 Aralık ayında 176 saat, 2006 Ocak ayında 136 saat, 2006 Şubat ayında 160 saat, 2006 Mart ayında 184 saat, 2006 Nisan ayında 160 saat, 2006 Mayıs ayında 176 saat, 2006 Aralık ayında 128 saat, 2007 Ocak ayında 160 saat, 2007 Şubat ayında 160 saat, 2007 Mart ayında 176 saat, 2007 Nisan ayında 160 saat, 2007 Mayıs ayında 184 saat, 2007 Eylül ayında 104 saat, 2007 Ekim ayında 172 saat, 2007 Kasım ayında 176 saat, 2007 Aralık ayında 148 saat, 2008 Ocak ayında 176 saat çalıştığı görülmüştür. Bu hali ile dosya kapsamı ve dava dosyasında bulunan ek ders ücret çizelgesi dönemleri de dikkate alınarak yapılan tespite göre davacının davalıya ait iş yerinde Kuruma bildirilen günler haricinde 1231 gün daha hizmet akdine dayalı çalıştığının kabulü gerekeceği, davacının çalışmasının part time çalışma olarak kabul edilemeyeceği ve tam gün çalıştığının kabulünün gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne davacının davalı Bakanlığa bağlı Halk Eğitim Merkezlerinde tam gün - tam süreli olarak 15.03.1996 - 29.01.2008 tarihleri arasında toplam 3105 gün çalıştığı, bu hizmetlerinin 1874 gününün davalı Kuruma bildirildiği, bildirilmeyen 1231 günlük hizmetin davalı Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine, 24.01.2022 tarihli raporun karara ek sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; bozma gereklerinin yerine getirilmediği, talep edilen dönemler açısından hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının çalıştığı sürelerin bildirildiğini belirtilerek kararın bozulması istenmiştir.
2.Davalı SGK vekili temyiz başvuru dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtilerek kararın bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
2. 506 sayılı Kanun'un 79/10, 5510 sayılı Kanun'un 4/2-f, 86/9., 1739 sayılı Milli Eğitim ... Kanunu'nun 47 nci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu ve ... Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik hükümleri olup usta öğreticilerin çalışma esasları ve çalışmaları sırasında tabi olacakları statü, bu mevzuat kapsamında ayrıntılı düzenlenmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63 üncü maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. 13 üncü madde hükmü, anılan mevzuattaki düzenlemelere egemen olan ilkelerle birlikte ele alındığında, usta öğreticilerin çalışma ilişkilerinde, “tam süreli iş sözleşmesi” olarak nitelendirilmeye olanak verecek bir bağımlılığın bulunmadığı, bunların, öngörülen ve önceden belirlenen süre içerisinde bir çalışma yükümlülüğünü kabullendikleri ve ders saati karşılığında da ücrete hak kazandıkları belirgindir. Bu noktada; önceki bozma ilamında belirtildiği üzere; çalışmaların gerçekleştiği işyeri kamu kurumuna ait olmakla, bu tür çalışmaların kayıtlara geçirilip ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğundan, resmi kayıt ve davacının imzasını taşıyan belge içerikleri ile çelişkili tanık anlatımlarına değer verilemeyeceği, tam gün esası ve aylık karşılığı olmayan çalışmaların, günlük çalışma saatine göre ve kısmi zamanlı çalışma olması nedeniyle bu çerçevede değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği açıktır.
3. Değerlendirme
Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtayın bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, Mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğmuştur. (09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı)
Bu nedenle; dava konusu dönemlere ilişkin ders ve yoklama defterleri, ücret bordroları getirtilmeli, bu tür belgelerde noksanlık varsa bunun nedeni araştırılmalı, hüküm altına alınan süreler yönünden davacının resmi belgelerde belirtilen ders saatlerinden sonra kursta kalmasının haklı bir gerekçesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, resmi kayıtların aksinin tanık delili ile kanıtlanamayacağı göz önünde bulundurulmalı, puantaj kayıtları ve ücret belgeleri de dikkate alınarak 7,5 saatlik çalışma 1 gün kabul edilmek suretiyle bilirkişi tarafından hesaplama yapılarak buna göre davacının Kuruma eksik bildirilen hizmeti olup olmadığı tespit edilmeli, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular ile yukarıda yer alan yasal düzenlemeler ve açıklamalar göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde kurulan hüküm usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar vekillerinin temyiz itirazları gözetilerek Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!