WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/9718 E.  ,  2023/10295 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/292 E., 2023/293 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemesince (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozmasına uyulmasından sonra davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı SGK Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, müvekkilinin 05.10.1996 tarihinde davalı işverenlikte çalışmaya başladığını, 05.11.1999 tarihinde davalı işverenlikçe işten çıkarıldığını, daha sonra 2001 yılında davalı şirket yetkililerinin talebi üzerine 17.05.2001 tarihinde yeniden işe başladığını, bu dönemlerde davalı işverenlikçe sigorta primlerinin ödenmediğini, müvekkilinin ısrarlı talepleri üzerine 10.02.2003 tarihinde sigortasının yapıldığını, davalı işverenlikçe haksız olarak işten çıkarıldığı 08.01.2009 tarihine kadar çalışmasına kesintisiz devam ettiğini, bunun dışında müvekkilinin 2005 yılı Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında tam çalışmasına rağmen sigorta primlerinin 15 gün üzerinden eksik yatırıldığını beyanla bu sürelerde geçen hizmet süresinin tespiti ile sigortalılık süresine eklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Şan-Al Elektrik Mal. İmalat San.ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalıştığı dönemlerde sigortasının yapıldığını ve primlerinin eksiksiz bir şekilde almış olduğu üzere ödendiğini, davacının müvekkili şirkette çalıştığını, sonrasında evini Kartal'a taşıyacağını ve işyerinden uzak olacağını belirterek işi bırakıp gittiğini, aradan 2 yıl geçtikten sonra müvekkili şirkete gelerek ekonomik olarak sıkıntıda olduğunu beyan ederek tekrar çalışmak istediğini, bunun üzerine ayrıldığı süre zarfında sigorta çıkışı yapılan davacının tekrar işe başlaması ile yeniden sigorta girişinin yapıldığını savunmuştur.

2. Davalı ... tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; davanın 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi ile öngörülen 5 yıllık hak düşüm süresi içinde açıldığını, davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının ileri sürdüğü iddialarını müvekkili Kurum kayıtlarına eş değer belgelerle kanıtlaması gerektiğini savunmuştur.

III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.12.2014 tarihli ve 2014/44 Esas, 2014/779 Karar sayılı kararıyla; davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince, 25.02.2016 gün ve 2015/5130 Esas 2016/2878 Karar sayılı ilamı ile; "..1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

3. Dava, davacının 05.10.1996 - 05.11.1999 ve 17.05.2001 - 10.02.2003 tarihleri arasında ve 2005 yılının Şubat-Mart-Nisan-Mayıs aylarında bildirilmeyen 60 gün süresince davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

Somut olayda, 05.10.1996-05.11.1999 tarihleri arasındaki dönem yönünden işe giriş bildirgesinin düzenlenmemesi ve Kuruma herhangi bir şekilde hizmet bildirimi, ücretlerinden SGK'ya prim kesilmesi de söz konusu olmaması, yönetmelikte belirtilen belgelerin bulunmamasına göre bu hizmetlerinin dava tarihine göre hak düşürücü süreye uğradığı anlaşıldığından ret kararı verilmesi doğru ise de 14.09.2001 tarihinde dava dışı işyerinden çıkışının yapılmasına göre 15.09.2001-10.02.2013 tarihleri arasındaki dönem yönünden bordro tanıkları ile komşu işyeri tanıklarının beyanları alınmadan eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olmuştur.

Ayrıca, 2005 yılının 2-3-4-5. aylarında davacının bildirimlerinin ayda 15 gün üzerinden yapıldığı ancak bu eksik bildirimlere ilişkin eksik bildirim formlarının Kuruma verildiğine dair dosyada bir kanıt bulunmadığı, bu aylardan önce ve sonra davacının bildirimlerinin ayda 30 gün üzerinden yapılmasına göre bu aylarda eksik çalışma yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, dosyada beyanı alınan tanıkların davacının bu dönemde eksiksiz çalıştığını beyan ettikleri anlaşıldığından davacının bu döneme yönelik talebinin kabul edilmesinin gerektiği de anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş, davacının 17.05.2000-14.09.2001 tarihleri arasında dava dışı işyerinden bildirimlerinin yapıldığını göz önünde bulundurarak 15.09.2001-10.02.2003 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitine yönelik talebi bakımından araştırmayı genişletmek, dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra davacının çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre ve davacının 2005 yılının 2-3-4-5. aylardaki 60 günlük çalışmasının kabulüne karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre 05.10.1996-05.11.1999 tarihler arasındaki dönem yönünden işe giriş bildirgesinin düzenlenmemesi ve Kuruma her hangi bir şekilde hizmet bildirimi, ücretlerinden SGK'ya prim kesilmesi de söz konusu olmadığından bu hizmetlerinin dava tarihinde hak düşürücü süreye uğradığı anlaşılmıştır. 15.09.2001-10.02.2003 tarihleri arasında fiili olarak çalıştığı husunda tanık beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde ispatlanamadığı, davacıya ait hizmet çizelgesinde 2005 Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında 15 gün çalıştığı belirtilerek eksik gün nedeni olarak da 06 kodu Kısmi çalışma kodu verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik gün nedeni olarak kısmi süreli çalışma kodunun verilebilmesi için taraflar arasında imzalanmış olan Kısmi Süreli İş Sözleşmesinin bulunması gerektiği, taraflar arasında kısmi süreli sözleşme olmadığı için, davalının Sosyal Güvenlik Kurumuna yapmış olduğu eksik gün bildiriminin gerçeği yansıtmadığı ve eksik gün nedeninin ispatlanamadığı, eksik bildirilen günlerin SPEK'larının Kuruma bildirilmesi gerektiği, davalının 2005 yılı Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında prim gün sayısının ve prime esas kazancın eksik bildirdiği, davacının tespiti mümkün kuruma bildirilmeyen hizmet süresi olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne;
Şubat 2005 tarihinde 15 gün, günlük 16,29 TL,
Mart 2005 tarihinde 15 gün, günlük 16,29 TL,
Nisan 2005 tarihinde 15 gün, günlük 16,29 TL,
Mayıs 2005 tarihinde 15 gün, günlük 16,29 TL, ücretle davacının, davalı Şan-Al Elekt . Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti'nde hizmet akdine bağlı olarak çalıştığının tespitine,

2.
Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı SGK Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; çalışmanın tanık beyanları ile ispat edildiğini, kısmen red kararının hatalı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.

2- Davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; davanın ispatlanamadığını, yazılı delil olmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı SGK Başkanlığı vekillerinin temyiz dilekçeleri kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.