10. Hukuk Dairesi 2023/9707 E. , 2023/8510 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1309 E., 2023/113 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/99 E., 2020/53 K.
Taraflar arasındaki sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ...A.Ş. firmasında 1983 yılında çalıştığını, ancak Kurum kayıtlarında işe giriş tarihinin 01.05.1997 olduğunu görünce davalı Kuruma müracaat ederek ilk işe giriş tarihinin 18.10.1983 olarak kabul edilerek emekli maaşı bağlanmasını talep ettiğini ancak Kurumun kendisine verdiği belgede 06.03.2018 tarihli ve 3.059.327 yazıları ile bu talebinin 25 yıllık hizmet süresini doldurmadığı belirtilerek reddedildiğini, davalı Kurumun işe giriş bildirgesi ile davacının 18.10.1983 tarihinde ürem A.Ş. de çalıştığını kabul etmesine rağmen işe giriş tarihini 18.10.1983 tarihi olarak kabul etmediğini, 18.10.1983 tarihinde işveren tarafından işe giriş bildirgesinin verildiğini işçinin bir kusurunun bulunmadığını, 18.10.1983 tarihinde işe girişin kabul edilmesi halinde müracaat tarihi olan 21.08.2017 tarihinde emekli maaşı almaya hak kazanacağının, davacının fiili çalışmalarının resmi kayıtlarda görünmemesinin yasal hakların kullanımı konusunda bir kısım hak kayıplarına yol açtığını, ...A.Ş.'nin faal olup olmadığını bilmediklerini ancak ... 1. İş Mahkemesinin 2014/874E-2016/242K sayılı dosyasında da dava açtıklarını, davacının sigortalılık başlangıcının 18.10.1983 olarak tespiti ile 21.08.2017 tarihini itibariyle emekli olmak için Kuruma başvuru tarihinden itibaren emekli maaşı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesin talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı ...nin 2.1621.01.01.0019900.014.03-12 sigortalı sicil numarası ile 10.08.1983 tarihinde kanun kapsamına alındığını, 30.11.1983 tarihinde işçiliğe son verilmesi ile Kanun kapsamından çıkarıldığını, davacının çalıştığı iddia ettiği dönem olarak bahsi geçen işyerinde fiilen çalıştığına dair müvekkil Kuruma verilmiş dönem bordrosu v.b. resmi bir belgesinin bulunmadığını, Kurum kayıtlarının incelenmesinde davacının ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihin 01.05.1997 olduğunun tespit edildiğini, başvuru tarihi itibariyle emeklilik şartlarının oluşmadığını, 18.10.1983 tarihinde işe giriş bildirgesinin kuruma verildiğini iddia ediyor ise de işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının çalışma olgusunu ispata yeterli olmadığını, fiili çalışma olgusunun resmi kurum kayıtlarının aksini geçerli ve kesin delillerle ispatlaması gerektiğini, 506 sayılı Kanun'un 79/8 maddesi gereğince dikkat edilmesi gereken bütün hususların araştırılması gerektiğini işverenin kabulünün tek başına yeterli olmadığını, belirttikleri sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ...Ş. tarafından cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kabulü ile davacının, ...A.Ş.'ye ait 2.1621.01.01.0019900.014.03-12 sicil sayılı işyerinde 18.10.1983 tarihinde çalışmaya başladığının ve davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18.10.1983 tarihi olduğunun tespitine, davacının yaşlılık aylığı almaya 21.08.2017 tarihi itibariyle hak kazandığının tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde;
-Davacı tarafça davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18.10.1983 tarihi olduğunun ve 21.08.2017 tarihi itibari ile emekliliğe hak kazandığının tespiti talebi ile açılan davada mahkemece davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18.10.1983 olduğunun tespitine karar verildiğini, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini,
-Davacı, söz konusu işyeri tarafından 18.10.1983 tarihinde işe giriş bildirgesinin verildiğini iddia etmişse de, işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının fiilen çalışma olgusunun ispatında yeterli olmadığını, dosyaya celbedilen deliller ve dinlenen tanık beyanlarına göre davacının fiili çalışma olgusu, hüküm kurmaya yeterli derecede kanaat oluşturacak şekilde ortaya konulamadığını,
-506 sayılı Kanunda bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı sayılmış ve bu sigortalıların işverenlerince işe başlatılmadan önce örneği Kurumca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Kuruma doğrudan bildirileceğinin hükme bağlandığını, işveren tarafından çalıştırılmakta olan sigortalıların işe başlatılmadan bir gün önce Kuruma bildirilmesi gerekmekte, bu şekilde bildirimi yapılanların sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin çalışmaya başladığı tarih itibariyle başlatıldığını,
-Sigortalıların yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının belirlenmesinde sigortalıların malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa çalışmaya başladıkları tarihin önem arz ettiğini, sigortalılık başlangıç tarihi ve hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık gerektirdiğini,
-Fiili çalışma olgusunun ve resmi kurum kayıtlarının aksinin geçerli ve kesin delillerle ispatlanmasının gerektiğini, bu tür davalarda yalnızca tanık beyanları ile hüküm kurulamayacağının Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda olduğunu
-Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereği yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/8 inci maddesi olan bu tür davalarda, öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren, tarafından verilip verilmediği ya da çalıştıklarının kurumca tespit edilip edilmediğinin yöntemince araştırılması gerektiğini, bu yasal koşullar oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığının eksiksiz bir şekilde belirlenmesinin gerektiğini, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğunun araştırılmasının gerektiğini, çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de; çalışmasının konusu, başlangıç ve bitiş tarihleri ile alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri sorulmalı, işyerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanların kontrol edilmesinin gerektiğini, mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının doğruluğunun denetlenmesinin gerektiğini, böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakılmamasının gerektiğini,
-Tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında delil başlangıcı sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa Hukuk Muhakemeleri Kanununda yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarında yazılı delilin aranmasının gerektiğini, yasa gereği ücretin sigortalı sayılmanın koşulu olduğu durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığının özellikle saptanmasının gerektiğini,
-Mahkemece; yazılı delil niteliğini taşıyan resmi Kurum kayıtları karşısında, davacının iddialarına dayanak olarak yazılı belge sunamamasına rağmen, yalnızca tanık beyanları ile yetinilerek davanın kabulüne karar verilmesinini hatalı olduğunu, bu nedenle Yerel Mahkeme kararı hatalı olduğundan istinaf yoluna başvurduklarını,
-Açıklanan ve re’sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle davanın Bölge Adliye Mahkemesinde yeniden görülmesine, usul ve yasaya aykırı olan ... 1. İş Mahkemesinin 2018/99 E. - 2020/53 K. sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 18.10.1983 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 inci, 6 ıncı, 60 ıncı maddesinin (G) fıkrası, 108 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.5510 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür.
Eldeki davada, davanın kabulüne ilişkin verilen karar yerinde olmakla birlikte; davacının 14.12.1965 doğumlu olduğu, tespitini talep ettiği 18.10.1983 tarihinde 17 yaşında olduğu, buna göre, davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 14.12.1983 tarihi olduğu ve bu tarihten önceki hizmet süresinin de prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi hükmünün (1) no.lu bendinin silinerek yerine, "Davanın kabulü ile davacının ...A.Ş.' ye ait 2.1621.01.01.0019900.014.03-12 sicil sayılı işyerinde 18.10.1983 tarihinde çalışmaya başladığının tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 14.12.1983 tarihi olduğunun tespitine, 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi uyarınca davacının 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 14.12.1983 tarihinden önceki çalışmalarının prim ödeme gün sayısına eklenmesi gerektiğinin tespitine," ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!