10. Hukuk Dairesi 2023/970 E. , 2024/1165 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1070 E., 2022/1288 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/61 E., 2019/73 K.
Taraflar arasındaki davacının kesinleşen işçilik alacağındaki mahkeme kararı nedeniyle, sigorta primine esas kazançlarının tespiti ve buna göre yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ve eksik ödenen aylık miktarının tespiti ve faizi ile ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.03.2018 tarihinde davalı Kuruma başvurduğunu ve yaşlılık aylığına esas parametrelerin yeniden hesaplanmasını talep ettiğini, davalı Kurumun talebini red ettiğini ve işlemde herhangi bir yanlışlık bulunmadığını, davalı Kurumun 29.03.2018 tarih ve 63217592-YK sayılı işlemi hatalı ve hukuka aykırı olduğundan iptalini talep ettiklerini; davacının 04.07.2001-25.11.2009 tarihleri arasında davalı .... A.Ş'de işletme müdürü olarak çalıştığını, davalı şirket tarafından işyeri çalışanlarının primleri asgari ücret üzerinden yatırılmış olduğunu ve davacının yaşlılık aylığının buna göre hesaplandığını, çıkışının verildiği 25.11.2009 tarihinde 2800,00 TL net maaş aldığını, Kahramanmaraş 1.İş Mahkemesinin 20.10.2016 tarih ve 2016/283 Esas, 2016/422 Karar sayılı işçilik alacaklarının tahsili dosyasında müvekkilinin aldığı ücretin belirlendiğini ve bu kararın kesinleştiğini, kesinleşmiş mahkeme kararı dikkate alınarak davacının aylık SGK primine esas kazancının (yıllara göre asgari ücretin 3,85 katı oranında maaş aldığı kabul edilerek) değerlendirilmek suretiyle yaşlılık aylığının 01.04.2015 tarihinden itibaren yeniden tespiti ile yaşlılık aylıklarının yasal faizi ile birlikte tahsilini, reddi yönündeki Kurum işleminin iptali ile iş bu davanın kabulüne karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, Kuruma başvuru yapılmadan dava açıldığını, 506 ve 5510 sayılı Kanun gereğince Kuruma kazanç bildirimlerinin yapılması, prim ödenmesi hususlarında sorumluluğun işverene ait olduğu, Kurumun bildirilen verilere göre davacıya yaşlılık aylığı bağladığını, aksi sabit olana kadar Kurum kayıtlarının geçerli olduğu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı vekilince, davacının aylık ücretinin Kahramanmaraş 1.İş Mahkemesinin 20.10.2016 tarih ve 2016/283 Esas, 2016/422 Karar sayılı işçilik alacaklarının tahsili dosyasında belirlendiğini ve asgari ücretin 3,85 katı kabul edilerek hüküm kurulmuş olduğunu beyan ederek yaşlılık aylığının yeniden tespitini, ödenmeyen yaşlılık aylıklarının tahsilini ve Kuruma bu yönde yaptığı müracata karşılık Kurumun verdiği red kararının iptalini talep etmiş ise de Kahramanmaraş 1.İş Mahkemesinin 20.10.2016 tarih ve 2016/283 Esas, 2016/422 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde davacısının ..., davalısının Mariteks A.Ş, dava konusunun kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ödenmeyen ücret alacağının tahsili talebine ilişkin olduğu, dosyada davalı ... Kurumunun taraf olmadığı, hal böyle olunca mahkemece işçilik alacaklarının tahsili dosyasında yapılan ücret tespitinin davalı ... bağlamayacağı bilinmekle ve Kurum işleminin iptali talebinin de davalı işverene yöneltilebilecek taleplerden olmadığı kanaatiyle açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, dilekçesinde ileri sürdüğü taleplerin dikkate alınmadan davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın eksik ve hatalı incelemeye dayalı olup, kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 29.03.2018 tarihinde Kuruma başvurarak yaşlılık aylığına esas alınan parametrelerin yeniden hesaplanmasını talep ettiği ve bu talebin Kurumca reddediliği Mahkemece yapılan yargılamada verilen kararın yukarıda belirtilen kanuni düzenlemelere uygun olduğu bu nedenle davacı vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçelerinin yerinde olmadığı, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, kendisi hakkında bağlanan yaşlılık aylığının hatalı olduğunu buna göre verilen kararın eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile verildiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespiti ile yaşlılık aylığının yeniden belirlenerek eksik ödemelerin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
Sigorta primine esas fark kazanç tutarlarının tespiti ve aylık miktarına yansıtılması istemi bakımından davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesidir. Anılan maddede;
“Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında:
a)Sigortalıların o ay için hak ettikleri ücretlerin,
b)Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,
c)İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.
Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, aynî yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur…” denilmektedir. “Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur” bölümü, 01.01.2004 yürürlük tarihli 4958 sayılı Kanun ile anılan maddenin ikinci fıkrasına son cümle olarak eklenmiştir.
Madde de bahsedilen “ayni yardımlardan” amaç sosyal veya kişisel bir ihtiyacın karşılanması yolunda yapılan yardım niteliğinde olmasıdır. Yardımın ayni veya parasal olarak yapılmasının bir önemi bulunmamaktadır. Somut biçimde belli edilmiş bir ihtiyaca yönelik yardımlar ayni yardım olarak kabul edilmeli ve prim hesabında dikkate alınmamalıdır. Bu anlamda, sosyal yardım adı altında ödenen “izin harçlığı, bayram harçlığı ve öğrenim yardımı” anılan yasa hükmü kapsamında ayni yardım özelliğinde olması nedeniyle, sigortalının (ücret) gelirine dâhil değildir ve prime esas kazanca dahil edilmez. (10. H.D'sinin 2009/5052 E, 2011/4939 K sayılı kararı)
Görüldüğü gibi, anılan madde hükmünde hangi kazançların prim hesabına esas alınamayacağı sayma yöntemiyle belirlenmiş olup, Türk pozitif hukukunda egemen olan kurala göre, ayrık hükümler genişletici değil, daraltıcı yoruma tabidirler ve anılan kural, 23.05.1960 tarihli 11/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulanmıştır. Bu kararda sigortalılara ödenen yemek paralarının ayni yardım niteliğinde bulunduğu sonucuna varılmış ve prime esas kazancın belirlenmesinde dikkate alınamayacağı görüşü benimsenmiştir.
İkramiye adı atındaki ödemeler yönünden ise; 11.07.1956 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6772 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile “… Belediyeler ve bunlara bağlı teşekküler, 3460 ve 3659 sayılı Kanunların şümulüne giren İktisadi Devlet Teşekkülleri ve diğer bilcümle Kurum, banka, ortaklık ve müesseselerinde müstahdem olanlardan İş Kanunu'nun şümulüne giren veya girmeyen yerlerde çalışmakta olan ve İş Kanunu'nun muaddel birinci maddesindeki tarife göre işçi vasfında olan kimselere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılır.” hükmü getirilmiş, anılan Kanun'un 4 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında ise “… Bu tediyelerden çeşitli işçi sigortalarının icabettirdiği primler kesilmez ve bu paralar borç için haczedilemez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Kanun gereğince, maddenin 2 nci fıkrasındaki istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen her türlü gelirden sigorta primi kesilmesi söz konusu olmaktadır.
506 sayılı Kanunda ücretin tanımı yapılmamıştır. Fakat m.77/I-a’da sözü edilen “ücretler” kavramı içine asıl ücretle birlikte, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi ücretlerinde girdiği kabul olunmaktadır. Bu ücretlerin sigortalıya fiilen ödenmesi şart olmayıp, onun adına o ay için tahakkuk ettirilmiş olması prime esas kazanca dâhil edilmesi için yeterlidir.
Asıl ücretin eki niteliğinde bulunan prim ve ikramiyeler, prime esas kazançlar olarak brüt tutarları üzerinden ödendikleri aylar itibariyle prime esas tutulur. Bunların tahakkuk etmiş olması prime esas tutulmaları için yeterli olmamakta, ödenmiş olması da aranmaktadır (m.77/I-b).
İdare veya kaza mercileri tarafından verilen karar uyarınca sigortalılara yapılan ödemeler (a) ve (b) bentlerinde öngörülen ücret türlerinden ayrımsızdır. Fark, bunların yönetim ve yargı mercilerince verilmiş kararlardan kaynaklanmalarıdır.
İşveren ile sigortalı işçi arasında “fazla çalışma ücreti” veya “prim, ikramiye” gibi konularda uyuşmazlık çıkar ve mahkemece, bu işçilik haklarının ödenmesine karar verilir ve sigorta primlerinin ödeneceği ay içinde bu paralar sigortalıya verilirse, bu ödemelerde prim matrahına dâhil edilerek, prim hesabında göz önünde tutulur. Bu tür kazançlara salt hak kazanmak, bu kazançların prime esas alınması için yeterli bulunmamaktadır (Mustafa Çemberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi, Olgaç Matbaası, 1985 Baskı, s.439).
İdare veya yargı makamları tarafından belirlenen ücretlerin prim hesabına esas alınabilmesi için bu tür kazançlara hak kazanmak yeterli olmamakta, işçilik alacaklarına ilişkin taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkta mahkemece verilen karar sonrasında işçiye (sigortalıya) ödeme yapılmış olması aranmakta, bu durumda, yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların primlerinin sigortalı payının infaz sırasında sigortalıya yapılan ödemeden düşülmesi işverenin Kuruma karşı prim ödeme yükümlülüğünü kaldırmadığı da dikkate alınmak suretiyle, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerekmektedir.
Eldeki davada ise öncelikle davacının tahsis dosyasının okunaklı bir suretinin ve gerekirse aslının getirilerek, davacının işten ayrıldığı tarihin belirlenmesi, buna göre ücret alacağına ilişkin davasının kesinleştirilmesi ve ücret alacaklarının ödenip ödenmediği hususu üzerinde durularak, ödenmesi koşuluyla, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi; hizmet akdinin daha önceki bir tarihte sona ermiş olması halinde başka bir deyişle ödemenin hizmet akdinin sona erdiği tarihten sonra yapıldığının anlaşılması halinde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak bu kapsamda davacının aylığına bu ödemenin etkisini irdeleyen denetime elverişli şekildeki aylık hesabına ilişkin rapor aldırıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda herhangi bir rapor aldırılmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının açıklanan nedenlerle, BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!