WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/9675 E.  ,  2023/10548 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3039 E., 2023/1051 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/374 E., 2021/377 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..... sigorta sicil numaralı 42/712644 tahsis numarası kanuni şartların yerine getirmesi nedeniyle 01.08.2016 tarihinden itibaren davalı Kurumdan emekli aylığı almaya hak kazandığını, davalı kurumca sahte hizmet kazandırılmak suretiyle aylık bağlanması gerekçesiyle iptal edildiğini ve kendisine yersiz ödenen aylıkların iadesinin istenildiğini, hatalı bu işlemin düzeltilmesi maksadıyla 16.05.2019 tarihinde Kuruma yazılı olarak başvuru yapıldığını ancak kurumun bu talebini 17.05.2019 tarih ve 32905871-203.05.15-E7470804 sayılı cevabı yazısı ile reddedildiğini ve SGK İl Müdürlüğü Denetmenlerince yapılan denetimler neticesinde hazırlanan 31.07.2018 tarih ve 2018/FKR/115 sayılı rapora göre 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrası a bendi kapsamında tespiti yapılan işyerinin belirlenen dönemlerde yapılan sigorta bildirimlerinin gerçek çalışmaya dayanmadığını ve dolayısıyla sigortalı olma niteliği taşımadığı belirtildiğinden müvekkilinin belirtilen işyerindeki sigortalılık sürelerinin iptal edildiğini bu sebeple yasal şartlarda eksiklik oluşması gerekçesi ile de emeklilik işleminin iptal edildiğini bildirdiğini, bu nedenle yersiz olarak ödenen aylıkların iadesinin talep edildiğini, müvekkilinin 22.02.2016 - 26.02.2016 tarihleri arasında 5 gün süreyle Yasin Turizm Sey. Nak. Mad. İnş. Tar. Ürün. San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde fiilen çalıştığını, bu çalışmasına ilişkin bildirge ve bordroların usulüne uygun şekilde düzenlendiğini ve kuruma bildirildiğini, bununla birlikte işyeri primlerinin de davalı kuruma ödendiğini, bu nedenlerle müvekkilinin emekliliğinin ve çalışmalarının iptaline ilişkin işleminin iptaline, müvekkilinin 01.08.2016 tarihinden itibaren emekliliğe ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitine, kesilen aylıklarının mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekilinin cevap dilekçesini özetle; haksız ve mesnedi olmayan davanın Kurum yönünden reddi gerektiğini, kurumun ..... sigorta sicil numaralı 42/712644 tahsis ve.....0 T.C.kimlik numaralı ...'ın dosyası incelenmiş olup sigortalının.... ..... numaralı Yasin Turizm Sey. Nak. Mad. İnş. Tar. Ürün. San. Tic. Ltd. Şti unvanlı iş yerinde 22.02.2016 - 26.02.2016 tarihleri arasında 5 gün sigortalılığı olduğunu ve buna istinaden 4/a kapsamında 3201 sayılı Kanun kapsamında 3600 gün yurt dışı borçlanması yaparak adına tahakkuk eden borcu ödediğini, kanunda belirtilen emeklilik şartlarını sağladığı için 21.07.2016 tarihli tahsis talebine istinaden 01.08.2016 tarihinden geçerli olmak üzere tarafına yaşlılık aylığı bağlandığının tespit edildiğini, kurum denetmelerince yapılan denetimler sonucunda hazırlanan 31.07.2018 tarih ve 2018/FKR115 sayılı rapora göre 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrası (a) bendi kapsamında tespiti yapılan iş yerinin belirlenen dönemlerde yapılan sigorta bildirimlerinin gerçek çalışmaya dayanmadığı ve dolayısıyla sigortalı olma niteliği taşımadığının belirtildiğinden davacının sigortalılık sürelerinin iptal edildiğini, davacının 4/a kapsamındaki sigortalılığı iptal edildiğinden 4/a kapsamında yurtdışı borçlanması yapmasına ve tarafına aylık bağlanmasına imkan olmadığını, bu sebeple davacının aylıkları başlangıç tarihi itibari ile iptal edilerek tarafına ödenen yersiz aylıkların 5510 sayılı Kanun'un 96.maddesinin (a) bendi kapsamında kendisinden talep edildiğini, davacının yurt dışı borçlanması ile tahsis talep dilekçesinin 4/b kapsamında değerlendirilmesi için gereken işlemlerin yürütülmesine devam edildiğini, davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;" 5510 sayılı 59 uncu maddesinde Kurum'un denetleme ve kontrol yetkisi belirtilmiş, 59/2 inci maddesinde “Kurum'un denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmüne yer verilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 59/2 inci maddesinde belirtilen aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan tutanakların Kurum'un denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından belgelere dayalı olarak düzenlenmiş olması veya belgeye dayalı olmamakla birlikte hazır bulunan işveren, işçi veya üçüncü kişi beyanları uyarınca düzenlenerek doğruluğu ilgili kişilerin imzaları ile tasdik edilen ve imza inkârına konu olmayan tutanaklar olması gerekmektedir. Dosya kapsamında mevcut olan ve davanın temelini oluşturan kurum denetmen raporunun bu niteliklere haiz olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafından, yaşlılık aylığı almaktayken davalı kurum tarafından 4/A kapsamındaki yurt dışı borçlanma işlemi ve SSK hizmetlerinin iptal edildiği, yapılan ödeme tutarın tahsilinin talep edildiği belirtilerek kurum işleminin iptali, Kuruma borçlu olunmadığının tespiti ve yaşlılık aylığının yeniden bağlanılması talep edilerek işbu dava açılmış ise de: sigortalılıklarının fiili çalışmaya dayanmasına rağmen hukuksuz olarak iptal edildiği iddia edilerek açılan, işvereni ... olan benzer dosyalarda da beyanı bulunan tanık ...'ın, davacının çalıştığını beyan ederek tarihleri net bir şekilde belirtmesi ancak tanığın diğer dava dosyalarında da 3-5 günlük çalışma iddiası olan kişileri de net bir şekilde hatırlayarak bu kişilerin çalıştıkları tarihleri de beyan etmiş olması dikkate alındığında, tanığın tüm dava dosyalarında net beyan vermesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceğinin değerlendirilmiş olması, mahkememizin benzer nitelikteki 2019/472 Esas sayılı dosyasında da beyanı bulunan ve taraflarla arasında herhangi bir menfaat ilişkisi bulunmaması ve de emniyetçe tespit edilmiş olması sebebiyle tarafsız olduğu değerlendirilen komşu iş yeri tanığı ...'ın; işyerinin ufak bir işyeri olduğu için bayanlık bir işin ve aynı anda üç dört kadının çalışmasını gerektirecek bir işin olmadığını beyan etmesi ile tarafların iddia ve savunmaları, tanıkların beyanlarındaki çelişkiler, kurum denetmen raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının emekli olabilmesi için, davalı şirket tarafından davacı adına fiili çalışmaya dayanmayan sigortalılık bildiriminde bulunulduğu belirtilerek iş yerindeki sigortalılık süresinin iptal edilmesine yönelik olan kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi ispat edilemediğinden kurum işleminin yasal olduğu kanaatine varılarak davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Kararı davacı vekili istinaf etmiş, istinaf dilekçesinde özetle: müvekkilinin emeklilik başvurusu yaptığı dönemde yurt dışında yaşayanların Türkiye'de kısa süreli de olsa fiili çalışmaya dayalı sigortalı çalışmalarının olması halinde borçlanma yolu ile emekli olma imkanı sunulmuş buna dayalı olarak da müvekkil bu haktan yararlanmak adına yurt dışı giriş çıkış kayıtlarından da anlaşıldığı üzere Türkiye'ye gelmiş ve sigortalı olarak çalışmak istemiş bunun üzerine Müvekkil ... dahili davalı Yasin Turizm Seyahat Nak. Mad. İnş. Tar. San. Tic. Ltd Şti.'nde sigortalı olarak bir süre fiilien çalışmış ve buna bağlı olarak da emekli olmuş müvekkilin SGK'ya usulüne uygun bildirileri yapılmış olup alınan raporda ve dinlenen tanık beyanlarında görüldüğü üzere yalnızca aynı dönemde birlikte çalışmış olmayanlar tarafından müvekkilin tanınmadığı beyan edilmiş alınan müfettiş raporunun usulüne uygun olmadığını bu nedenle salt bu rapora dayalı olarak iptal işlemi yapılmasının da usulsüz bir işlem olduğunu müvekkilin açıkça yurt dışı giriş çıkış kayıtları incelendiğinde de çalışma döneminde Türkiye'ye giriş yapmış olduğu, iş akdi sona erdikten sonra da yurt dışına gittiğinin görülmekte olduğunu müvekkilin yurt dışında yaşadığı ve borçlanma yolu ile emekli olmak için kısa süreli olarak fiilen dahili davalı iş yerinde çalıştığı açıkken ve davanın kabulü ile kurumun emekliliğin iptali ile 'yersiz ödeme' başlığı altında talep edilen işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti yerine davanın reddine karar verilmesi yönündeki yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmektedir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Davacının çalıştığına yönelik ifade veren tanıklardan ..., davacının temizlik personeli olarak 2016 yılının 2 nci ayında 4 - 5 gün kadar birlikte çalıştığını, tanık ... ise şoför olarak çalıştığı davalı iş yeri sahibinin oğlu olduğunu, davacının 2016 yılının 2 nci ayında 4-5 gün çay ve temizlik işlerinde çalıştığını ifade etmişlerdir. Diğer tanıklar ise davacının çalışması hakkında bilgi sahibi değillerdir. Kurum raporunda da bahsedildiği üzere; 12 m2'lik bir büroda birden fazla büro personeli çalıştırma ile sürekli çay - temizlik personeli değiştirmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve çalışanların çoğunun yurt dışı borçlanma yapan kişiler oldukları belirtilmiştir. Mahkemenin, sigortalılıklarının fiili çalışmaya dayanmasına rağmen hukuksuz olarak iptal edildiği iddia edilerek açılan, işvereni ... olan benzer dosyalarda da beyanı bulunan tanık ...'ın davacının çalıştığını beyan ederek tarihleri net bir şekilde belirtmesi, 3-5 günlük çalışma iddiası olan kişileri de net bir şekilde hatırlayarak bu kişilerin çalıştıkları tarihleri de beyan etmiş olması dikkate alındığında, tanığın tüm dava dosyalarında net beyan vermesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği yönündeki gerekçesi isabetli olup, iş yerinin kapasitesi, yapılan işin mahiyeti gözetildiğinde aynı dönemde birden çok kadın çalışanın davalı iş yerinden hizmet bildiriminin yapılması hayatın olağan akışına aykırı olup, çalışmanın fiili olmadığını göstermektedir.

Bu durumda; fiili çalışmaya dayanmayan sigortalılık bildirimlerinin iptal edilmesine yönelik olan kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi ispat edilemediğinden kurum işleminin yerinde olduğu değerlendirilmiş, istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Nitekim aynı işyerine ilişkin Dairemizin 2021/2763 esas 2023/577 karar, 2021/2517 Esas 2023/171 Karar, 2021/2515 Esas 2023/218 Karar ve 2021/2724 Esas 2023/430 Karar sayılı ilamları da aynı doğrultudadır." gerekçesiyle "Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı şirkete ait işyerinde geçen çalışmalarının gerçek ve fiili olduğunun tespiti ile 01.08.2016 tarihinden itiberen yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aylıkların faizyle ödenmesi ve aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisine yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.