WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/9613 E.  ,  2023/10920 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/938 E., 2023/269 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Pülümür Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/32 E., 2020/5 K.

Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ...tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.09.1993-15.05.1994, 19.09.1996-31.12.1998, 05.04.2000-04.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olduğunun tespitini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının daha önce 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tescilinin bulunmadığını, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi karşısında taleplerinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı; Mahkemece, davacının, vergi mükellefi olduğu ve odaya kayıtlı olduğu uyuşmazlık konusu dönemde, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının bulunduğu ve bu dönemler içinde tahakkuk eden vergileri ödediği Pülümür ilçesi Maliye Hazinesi tarafından dosyaya gönderilen davacıya ait onaylı dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi davacının SGK sicil dosyasından da 2000 yılı öncesi çalışmaların bulunduğu ancak bu çalışmalarının Kurum tarafından sigortalı olarak kayıt ve tescil edilmemiş olması karşısında davacının 04.10.2000 tarihi öncesi vergi kayıtlı bulunduğu çalışmalarının 4956 sayılı Kanun'un 49 uncu ve ek 15 inci maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının ödenmesi halinde sigortalı olarak tespit ve tesciline dair davanın kabulü ile davacı ...'in 01.09.1993-15.05.1994 ile 19.09.1996-31.12.1998 ve 05.04.2000-04.10.2000 tarihleri arasında bu dönemlere ilişkin prim borçlarını ödemesi halinde sigortalılığının tespit ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, davacının daha önce 1479 sayılı Kanun kapsamında kayıt ve tescilinin bulunmadığını, prim ödemesinin bulunmadığını, 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesine göre davacının 04.10.2000 tarihinden önceki dönem için sigortalılık tescilinin yapılamayacağını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.09.1993-15.05.1994, 19.09.1996-31.12.1998, 05.04.2000-01.05.2004, 01.05.2004-01.11.2004 tarihleri arasında vergi mükellefiyetinin bulunduğu, Esnaf Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında tescilinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacının vergi mükellefiyeti gereğince 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi kapsamında sigortalı sayılması gerekir ise de davacının zorunlu sigortalılık koşullarına sahip olduğu dönemde ve 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesinde belirtilen sürede zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili yönünde herhangi bir talebinin ve Kurum kayıtlarına intikal eden prim ödemesinin bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu dönemde sigortalı kabul edilmesi mümkün değildir. Bu durumda 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesi uyarınca davanın reddi yerine yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılan bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince Mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek; Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b.2 maddesi gereğince kabulüne, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşılmakla HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına; davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Esnaf Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 24, 25 inci ve Geçici 18 inci maddeleri

2.1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesinde; bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982 - 04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödemek kaydıyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.

4956 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar tescilleri, prim ödemeleri veya tescil başvuruları yoksa aynı tarihten sonra sadece aynı yasa ile 1479 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18 inci maddeye göre vergide kayıtlı olan süreleri için borçlanma haklarını kullanarak sigortalılık süresi elde edebilirler. Geçmişe yönelik hizmetlerini tespit ettiremezler. 02.08.2003 tarihinden önceki tarihte Kuruma tescil edilmiş, giriş bildirgesi vermiş veya bir şekilde kendi adına tescil isteği yerine geçecek şekilde prim ödemiş olan ve 1479 sayılı Kanun kapsamında kendi adına veya hesabına bağımsız çalışanlar, 20.04.1982 tarihinden itibaren vergi kaydına dayalı olarak, 22.03.1985 tarihinden itibaren de vergi, esnaf sicili veya meslek kuruluşu kayıtlarına dayalı olarak sigortalılıklarının tespitini isteyebilirler.

Aynı şekilde, 5510 sayılı Kanun'un geçici 8 inci maddesine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 01.10.2008 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 01.10.2008 tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş; aynı maddede, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmak şartıyla, 01.10.2008 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmayanlara, 04.10.2000 - 01.10.2008 tarihleri arasında vergiye kayıtlı oldukları süreyi borçlanma imkanı getirmiştir.

Geçici 8 inci maddesinde belirtilen "yazılı başvuru" şartı, şekil şartı olmayıp; sigortalının, 01.10.2008 tarihi öncesi döneme ilişkin vergiye kayıtlı olduğu süreyi, Kanun'da belirtilen 6 aylık sürede, Kuruma başvurarak veya borçlanmaya ilişkin prim ödeyerek, borçlanma iradesini ortaya koyması, yasadan yararlanmak için yeterli sayılmalıdır. Anılan Kanunda belirtilen 6 aylık sürenin geçmesinden sonra, 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin sürenin, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının 02.08.2003 öncesi prim ödemesinin bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken verilen ret kararı hatalı olup bozma nedenidir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.11.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.