WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/9593 E.  ,  2024/3859 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/122 E., 2023/179 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki 2926 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile yapılandırmadan yararlandırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin Buldan Sosyal Güvenlik Merkezine başvurarak tütün üreticisi olarak tütüm teslimatında yapılan Bağ-Kur primi kesintilerine göre 7256 sayılı Yapılandırma Kanun'una göre sigortalılık günlerinin tescili ile düzelenecek borç tahakkuk cetvelinin kendisine verilmesini talep ettiğini ve gerekli evrakı teslim ettiğini, müvekkilinin talebine ilişkin olarak kendisine tebliğ edilen Buldan Sosyal Güvenlik Merkezi'nin cevabi yazısında 01.07.2000-31.12.2002 tarihleri arasında 900 gün hizmet süresinin tespit edildiğini, verilen cevabın aksine müvekkilinin hizmet süresinin daha eski tarihlere dayandığını, müvekkilinin 1995 yılından beri tütün ekimi ile uğraştığını, 1997 yılında ürettiği tütünü 20.05.1998 tarihinde ... Türk Tütün A.Ş.ye teslim ettiğini ve 968.500,00-TL prim kesintisinin yapıldığını, yine aynı şekilde 1998 yılında ürettiği tütünü bu kez ... Tütün San. Tic. A.Ş.ye 09.05.1999 tarihinde teslim ettiğini ve 1.134.000,00-TL Bağ-Kur prim tevkifatının yapıldığını, buna rağmen davalı Kurum tarafından eksik gün hesaplaması yapılarak müvekkilinin mağdur durumda bırakıldığını, tevkifattan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin Kurum tarafından belirlenen süreden daha fazla olduğunu, müvekkilinin 20.05.1998 tarihinden bu yana hep çiftçilikle uğraştığını, müvekkilinin ve eşinin adına kayıtlı olan 8 adet tarla tapusunun mevcut olduğunu, müvekkilinin söz konusu tarlalarda tütüncülük yaptığını ve halen tütün ekimine devam ettiğini, müvekkilinin Kuruma yaptığı başvuruda sigortalılık belgesini, Kadıköy mahalle muhtarlığı tarafından müvekkilinin eşinin tarlalarında 1995 yılından bu yana tütün ekimi yaptığına ilişkin olarak düzenlenen belgesini, tütüncülük yaptığına ilişkin tevkifat listesini, nüfus kayıt örneğini ve tütün ekimi yaptığı taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarını Kuruma ibraz ettiğini, bununla birlikte son olarak müvekkilinin 24.12.2020 tarihinde 7256 sayılı Kanun'dan yararlanma talebiyle Kuruma başvurduğunu ancak Kurum tarafından müvekkilinin hizmetinin 01.07.2000-31.12.2002 tarihleri arası olduğunun belirtildiğini, bu hususun müvekkilinin hak kaybına yol açtığını beyanla; davalı Kurumun usul ve kanun'lara aykırı olan işleminin iptaline, müvekkilinin 01.06.1998 tarihinden 28.02.2016 tarihine kadar (01.07.2000-31.12.2002 tarihleri arası hariç olmak üzere) Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 7256 sayılı kanun kapsamında aftan yararlandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili davacı sigortalı hakkında yapılan işlemlerin usul ve kanun'a uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; davacının sigortalılığının tespitine karar verilen 01.07.1998-30.06.2000 tarihleri arası döneme ilişkin olarak tahakkuk ettirilecek prim borcu, 2020 yılı Ağustos ayı öncesi aylara ilişkin olup 7256 sayılı Kanunun 2/1-a bendi kapsamında kaldığını, ayrıca davacının Kanunda öngörülen sürenin bitiminden öncesine rastlayan 24.12.2020 tarihinde anılan Kanuna dayalı olarak durdurulan sigortalılık sürelerinin ihyası ile prim borcunun yeniden yapılandırılması talepleriyle başvuruda bulunduğunu, davalı Kurumca davacının kayıt ve tescili yapılan sigortalılık sürelerine ilişkin ihya ödeme planı düzenlenerek ödeme yapılmak üzere tebliğ edildiğini, buna göre davacının yasal süresi içerisinde davalı Kuruma başvuruda bulunduğu hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, hal böyle iken, eldeki davada tespitine karar verilen davacının 01.07.1998-30.06.2000 tarihleri arası sigortalılık süreleri, başvuru tarihi itibarıyla kayıt ve tescil edilmemiş olduğundan yapılandırmaya dahil edilmediği, ne var ki, yukarıda açıklanan kabule göre, davacının tespiti talep edilen sigortalılık sürelerinin tescili gerektiği belirgin olduğunu, bu bağlamda, mahkememizin kararı, var olan sigortalılık sürelerinin sadece tespitine yönelik olduğundan tespitine karar verilen sigortalılık sürelerinin davacının yapılandırma başvurusunda bulunduğu tarih itibarıyla var olduğu kabul edilmesi gerektiği, buna göre davacının başvurusu doğrultusunda, tespitine karar verilen sigortalılık süreleri sebebiyle tahakkuk ettirilecek prim borcunun da 7256 sayılı Kanun kapsamında ihyası ile prim borcunun yeniden yapılandırılması yasal zorunluluk olduğu, açıklanan sebeplerle, davacının talebi doğrultusunda 01.07.1998-30.06.2000 tarihleri arası süreler yönünden, 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine, sigortalılık kayıt ve tescil başvurusunun reddine ilişkin kurum işleminin kısmen iptali ve davacının 7256 sayılı Kanun kapsamında aftan yararlandırılmasına, belirtilen sürelerin dışında kalan fazlaya ilişkin süreler yönünden davacının taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi sayılı kararıyla; dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının ve bu süre yönünden yapılandırma ... bulunduğunun tespiti davası olduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın 01.07.1998 - 30.06.2000 tarihleri dönem yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar her iki taraf vekilince istinaf edildiği, ürün teslimi ve tevkifat durumuna göre mahkeme kararı yerinde olduğu, bu itibarla sonuç olarak; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanun'a aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince her iki tarafın da istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Daire bozma ilamında; Dosya kapsamında; davacının 1997, 1998, 1999, 2000, 2001 ve 2005 yıllarında ürettiği tütünlerden dolayı ürün teslimi yaptığı, davalı Kurumca davacının kesilen bağkur prim tevkifatları nedeniyle 01.07.2000 tarihi itibariyle Tarım Bağ-Kur tescilinin yapıldığı, 31.12.2002 tarihi itibariyle terk verildiği, davacının 01.06.1998-28.02.2016 tarihleri arasında aralıksız Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespitini talep ettiği, Mahkemece davacının 01.07.1998-30.6.2000 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğuna dair karar verildiği, davacının 2005 yılında üretip teslim ettiği tütün nedeniyle 05.04.2006 tarihinde tevkifat yapıldığına dair kayıt bulunduğundan Mahkemece 01.01.2003 ve sonrası dönem açısından 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak hususlar ayrıntılı olarak araştırılmalı, bu bağlamda zirai faaliyetin devamlılığı ve niteliği kapsamında davacıya ait edinim sebep ve tarihlerini de içerir tapu kayıtları da getirilmek suretiyle davacının hangi ürünleri yetiştirdiği, yetiştirdiği ürünlerin nerelere satıldığı tespit edilmeli yine davacının ilgili meslek kuruluşlarına yapılan bildirimi ve /veya başvurusu da irdelenmek suretiyle yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde tarımsal faaliyet araştırması yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesi kararı ile davacının tespitine karar verilen sigortalılık sürelerine esas alınan 1998-2002 yılları arasındaki tütün teslimatı ve prim tevkifatı dışında, sadece 2005 yılında üretip 2006 yılında Tekel'e sattığı tütüne ilişkin 30.03.2006 tarihli teslimatı bulunmakta ise de bundan önce son ürün teslimatının ve prim tevkifatının yapıldığı 2002 yılından söz konusu teslimatın yapıldığı 2006 yılına kadar geçen süre, Yargıtay'ın içtihadında öngörülen iki yıllık azami süreyi aştığını, hal böyle olunca, davacının tek başına teslimata istinaden sigortalılığının tespiti de mümkün olmadığı, bu durumda, davacının mülga 2926 sayılı Kanun'un 10'uncu maddesi kapsamında değerlendirilebilecek taşınmaz veya meslek odası kaydının bulunduğu tespit edilse dahi söz konusu kayıtlar Kurum tarafından sigortalılık tescilinde uygulama alanı bulduğundan belirtilen nitelikteki kayıtlara istinaden davacının 2003-2006 yıllarında tarımsal faaliyetinin aralıksız olduğunun kabulü de mümkün olmadığı gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili: Kurum işleminin yerinde olduğunu, kuruma yüklenecek bir kusurun bulunmayıp mevzuat hükümleri doğrultusunda işlem yapılmış olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, 2926 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile yapılandırmadan yararlandırılması istemine ilişkindir.

D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 373 üncü maddeleri ile 2926 sayılı Kanun'un 2,3,6,9 ve 10 uncu madde hükümleridir.

2. Değerlendirme
Kurum tarafından 1.6.2000-31.12.2002 tarihleri arası Tarım Bağ-Kur sigortalılığı kabul edilen davacının 1.6.1998-28.2.2016 tarihleri arası 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep ettiği, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde tevkiffat kesintlerine dayalı olarak 1.7.1998-30.6.2000 tarihleri arası Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verildiği, kararın istinaf incelemesi sonucu taraflarca temyizi üzerine davalı Kurumun tüm temyiz itirazları reddedilerek, kabul edilmeyen dönem yönünden davacı lehine kararın bozulduğu, bozma kararına karşı ilk derece mahkemesince direnilmesi neticesinde kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmakta olup bozmanın davacının temyizi üzerine lehine bozulduğu, direnme kararınında davacı vekili tarafından temyiz edilmediği ilk bozma kapsamında davalı Kurumun temyize konu ettiği dönemlerin bozma kapsamından çıktı ve davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alındığında, aleyhe bozma yasağı kapsamında sonucu itibariyle İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

15.4.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.