WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/9553 E.  ,  2023/8383 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/289 E., 2021/1630 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
KARAR DÜZELTME TALEBİ : ... Beton Mad. San. Tic. Ltd. Şti. vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/854 E., 2020/533 K.

Taraflar arasında iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.02.2023 tarihli ve 2021/13179 Esas, 2023/1484 Karar sayılı kararıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Davalı ... Beton Madencilik Sanayi Tic. Ltd. Şti. vekili maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinde, asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı karar verilmesi gerekirken tek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kusur oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğini, müvekkilinin kazanın meydana gelişinde bir kusuru olmadığını, ceza mahkemesinde müvekkili şirket yetkilisinin beraatine karar verildiğini, bu nedenle davalı şirkete kusur verilemeyeceğini, Dairenin bu konudaki temyiz itirazlarıyla ilgili bir değerlendirme yapmadığını, zamanaşımının söz konusu olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi beraat ettiğine göre ceza zamanaşımının da uygulanamayacağını, incelemenin duruşmalı olarak yapılmasını ve Daire kararının kaldırılmasını, dilekçede belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiş olmakla işin nitekliği itibariyle duruşmaya tabi işlerden olmaması nedeniyle duruşma talebinin reddine karar verilip Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dosya kapsamından; davacılar eş ve çocuklar tarafından 28.04.2014 tarihinde açılan asıl dava dosyasında her bir davacı yönünden 1.000’er TL maddi tazminatın, davacı eş için 150.000,00 TL, davacı çocuklar için 25.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsili talep edildikten sonra davacı eş tarafından 22.03.2017 tarihinde birleşen dava açılarak eş lehine 100.651,00 TL daha maddi tazminat ödenmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesi'nce verilen 31.03.2017 tarihli ilk kararında davacı eşin maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 25.000,00 TL, çocuklar lehine 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, davacı çocukların maddi tazminat istemleri yönünden açık bir hüküm kurulmadığı, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen 10.10.201 tarihli kararla davacı çocukların maddi tazminat istemleri yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmediği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince verilen 08.10.2020 tarihli ikinci kararda davacı eşin maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 25.000,00 TL, çocuklar lehine 20.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, davacı çocukların maddi tazminat istemlerinin yasal koşulları oluşmadığından bahisle reddine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi kararınının taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce davacıların istinafı istemlerinin davacı eş lehine hükmedilen manevi tazminatın az olduğu, davalıların istinaf istemlerinin ise davacı çocukların maddi tazminat istemlerinin reddedilmiş olmasına karşın davalılar lehine red vekalet ücreti takdir edilmemesinden dolayı kabul edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nce İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı eşin maddi tazminat istemlerinin kabulüne, davacı çocukların maddi tazminat istemlerinin reddine, eş lehine 80.000,00 TL, çocuklar lehine 20.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, karar ilamı gerekçesinde davalıların maddi tazminat red vekalet ücretleri yönünden haklı oldukları belirtilmesine karşın Bölge Adliye Mahkemesi'nce hüküm kurulurken davalılar lehine davacı çocukların maddi tazminat istemlerinin reddinden dolayı red vakelet ücreti takdir edilmediği, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince temyiz Kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemiz'in 21.02.2023 tarih, 2021/13179 Esas, 2023/1484 Karar sayılı kararı ile davacıların fazlaya ilişkin bir hakları bulunmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesi kararında davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı olduğunun belirtilmesi hatalı olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamı gerekçesinde davalıların istinaf başvurularının davacı çocukların maddi tazminat istemleri reddi yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu belirtilerek kabul edildiği anlaşılmakla beraber hükümde bu vekalet ücretinin gösterilmemesi ve davalıların kabul gören bu istinaf sebepleri nedeniyle yatırdıkları harcın talep halinde iadesine karar verilmesi gerekirken aleyhlerine istinaf karar ve ilam harcı hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçeleri ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 07.10.2021 tarih, 2021/289 Esas, 2021/1630 Karar sayılı kararının düzeltilerek onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Maddi yanılgının varlığı halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği ve maddi hatanın düzeltilmesi gerektiği Yargıtay'ın ve Dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir.

6100 sayılı HMK'nın 166 ncı maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilerek bakılabilmesi mümkün olup, davaların birleştirilmesi sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurur. Başka bir anlatımla, birleştirmeye konu davalar bağımsız kimliklerini korurlar. Bu açıdan bakıldığında Dairemiz'in 21.02.2023 tarih, 2021/13179 Esas, 2023/1484 Karar sayılı kararında maddi hata yapıldığı anlaşıldığından anılan hususa ilişkin Dairemiz düzelterek onama kararının ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

I. DAVA
1.Davacılar vekili 28.04.2014 tarihli dava ve talebin açıklanmasına dair dilekçelerinde özetle; müvekkilinin 18.01.2011 tarihinde iş kazasına uğraması nedeniyle sigortalının eş ve çocukları lehine 1.000,00'er TL maddi ve eş lehine 150.000,00 TL, çocukların her biri lehine 25.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı eş vekili 22.03.2017 tarihli birleşen dava dosyasının dava dilekçesiyle eş lehine 100.651,00 TL maddi tazminat ödenmesi talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP
1. Davalı... ... Çimento Beton Sanayi ve Madencilik İşletmeleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; vefat eden işçinin diğer davalı iş yeri çalışanı olduğunu, diğer davalı şirketin, müvekkili şirketten çimento satın almakta olduğunu ancak iki şirket arasında alt işveren - asıl işveren ilişkisi olmadığını, olayın diğer davalıya ait araçla çimento alınması için hazırlık yapılırken meydana geldiğini, müvekkili şirkete atfedilebilecek bir kusurun olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

2. Davalı ... Beton Madencilik Sanayi Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun olmadığını, davacıların maddi zararlarının sigorta kurumu tarafından karşılanabileceğini, talep edilen manevi tazminatın ise çok fazla olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2020 tarih, 2019/854 Esas, 2020/533 Karar sayılı kararında özetle "davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;

A-Maddi Tazminat Yönünden
1-101.651,78.-TL destekten yoksun kalma tazminatının, iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı eş ...'a verilmesine,

2-Yasal koşulları oluşmadığından ... ve ...'un maddi tazminat taleplerinin reddine,

B-Manevi Tazminat Yönünden
1-25.000,00.-TL Manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı eş ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-20.000,00.-TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3-20.000,00.-TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

4-Davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına," karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminatın eksik takdir edildiğini, maddi tazminatın ise düşük olduğunu beyanla istinaf talepleri doğrultusunda hüküm kurulmasını talep etmiştir.

2.Davalı... ... Çimento Beton Sanayi ve Madencilik İşletmeleri A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ... ve...'in davalarının reddine karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücreti takdir edilmediğini, kaldırma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini, asıl ve birleşen davanın zamanaşımına uğradığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, mal alım satım sözleşmesinde malı satan konumunda olduklarını, müteveffanın firmaları çalışanı olmadığını, kazaya diğer davalı şirketin sebep olması nedeniyle aleyhlerine açılan davanın reddi gerektiğini, asıl işveren konumunda olmadıklarını, diğer davalı ... Şirketine daha fazla kusur izafe edilmesi ve Borçlar Kanunu 44 üncü maddesi uyarınca maddi tazminattan indirim uygulanması gerektiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, yetki itirazları bulunduğunu beyanla istinaf talepleri doğrultusunda hüküm kurulmasını talep etmiştir.

3. Davalı ... Beton Madencilik Sanayi Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle;birleşen davayı ...'un açtığını, hüküm kurulurken birleşen asıl dava ayrımı yapılmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, ceza yargılaması sonrasında müvekkili şirketin kusursuz bulunarak beraatine hükmedildiğini, kazada kusurlarının bulunmadığını, tüzel kişiler hakkında uzamış zamanaşımının uygulanamayacağını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, tazminat miktarı hesabının hatalı olduğunu, red edilen alacaklar bakımından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini beyanla istinaf talepleri doğrultusunda hüküm kurulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle: "Somut olayda; Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/150 esas 2015/541 karar sayılı ilamı ile davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından davalı ... Beton Ltd Şirketi müdürü ve ortağı olan...'un beraatine karar verildiği, ceza kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, dosya kapsamında aldırılan 23.05.2016 tarihli bilirkişi heyet raporunda kazanın meydana gelmesinde müteveffa işçi Osman Kurtuluş' un %20; davalı... Beton San. A.Ş.'nin %50 ve diğer davalı ... Beton San. Ltd. Şti.'nin ise %30 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, raporun iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 4857 sayılı Kanun'un 77 inci maddesi ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendikleri, raporun gerekçeli, olayın oluş şekline göre dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli olduğu, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, yüklenen kusur oranlarının dayanakları belirtilmek gözetilerek tespit edildiği anlaşıldığından kusur oranlarına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

2. Ayrıca, davalı ... Beton San. Ltd. Şti. tarafından ceza yargılamasında haklarında verilen beraat kararı esas alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ise de, beraat kararının ünvanı belirtilen şirketin müdürü ve ortağı olan...'u sorumluluktan kurtarmasının davalının işveren olarak sorumluluğuna bir etkisi olmayacağından aksi yöndeki itiraza itibar edilmemiştir.

3. Tarafların kusuru ile sosyal ekonomik durumları, olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı ... lehine takdir edilen manevi tazminatın düşük takdir edildiği kanaatine varılmış, dairemizce davacı eş Kadriye için 80.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.

4.Maddi tazminat bakımından davacılar...ve... bakımından davanın reddine karar verilmişse de, reddine karar verilen bu alacak bakımından davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde değildir. Bu bakımdan davalılarca yapılan itiraz yerindedir. Tüm bu maddi ve hukuki olgulara göre, 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 inci maddesi gereğince, dairemizce ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " gerekçesiyle

5. ... İş Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli 2019/854 Esas ve 2020/533 Karar sayılı kararının Kaldırılmasına,

1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine;

A-Maddi tazminat yönünden
1-101.651,78 TL destekten yoksun kalma tazminatının, iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı eş ...'a verilmesine,

2-Yasal koşulları oluşmadığından ... ve ...'un maddi tazminat taleplerinin reddine,

B-Manevi tazminat yönünden
1-80.000,00 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı eş ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-20.000,00 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3-20.000,00 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

4-Davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına," karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz sebepleri olarak özetle; davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarlarının oldukça düşük olmakla birlikte adalete de uygun olmadığını, maddi tazminat hesabının da düşük kaldığını fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu beyanla aleyhe olan kısımlarının bozulmasını veya düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı... ... Çimento Beton Sanayi ve Madencilik İşletmeleri A.Ş. vekili temyiz sebepleri olarak özetle; eksik araştırma ile karar verildiğini, sigorta şirketine davanın ihbarını ve davaya dahil edilmesi gerektiğini, ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, birleşen davanın zamanaşımına uğradığını müvekkilinin ikametgahı Pazarcık ilçesinde bulunduğundan HMK 16 ncı maddesi gereğince bu yer mahkemelerinin yetkili olduğuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkil lehine her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin çimento satıcısı olduğunu, öncelikle taraflar arasındaki sözleşmeler, hesap hareketleri, işlemlerin celp edilmesini, hukuki ilişkilerin irdelenmesini, olayın meydana geldiği yerin kimin adına olduğu, taşeron kaydının bulunup bulunmadığı, sigortalının işe giriş kaydının kim tarafından oluşturulduğu ve kim adına çalıştığı, aralarında çalışma olan firmalar arasında ortaklık veya organik bir bağın bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili firmanın çimento alımı yapan firmaların işçilerini tek tek denetlemek ve bunlar için gerekli ekipmanları vermek gibi bir görevi bulunmadığını bu kapsamda da asıl işveren sıfatının bulunmadığını, sigortalının silobas dolum kapağını açarken silobazın hava şartları dolayısı ile buz tutması nedeni ile ayağı kayması sonucu meydana geldiğini, müvekkil şirketin çimento almaya gelen araçları denetleme ve talimat verme gibi bir yetkisi ve imkanı olmadığını, kazanın müvekkil şirket müşterisi diğer davalı şirket ... Beton Ltd. Şti. yetkililerinin sorumluluk sahası içerisinde iken ve ... Beton Ltd. Şti.’nin alması gerekirken almadığı iş sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinden dolayı meydana geldiğini, buna karşı müvekkil şirkete %50, ... Beton şirketine %30 kusur izafesi hatalıdır. Daha çok kusurlu olan ... Beton şirketine, az kusur oranı takdir edilmesinin hukuka ve vicdana aykırı olduğunu, müvekkilinin üçüncü kişi konumunda olduğunun kabulü gerektiğini manevi tazminat miktarlarının fazla olup mağdur kusuru gereğince indirim yapılmamasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3. Davalı ... Beton Madencilik Sanayi Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz sebepleri olarak özetle; asıl dava ve birleşen dava için ayrı ayrı hüküm kurması gerekirken, asıl dava birleşen dava ayrımı yapmadığını, Davacıların murisinin vefat ettiği kazanın meydana gelmesinde müvekkilim şirketin her hangi bir kusuru bulunmadığının Ceza Mahkemesince kabul edilerek müvekkili şirket yetkilisi hakkında beraat kararı verildiği halde bilirkişilerin bunun aksine müvekkili şirket yetkili mahkum olmuş gibi değerlendirerek yapılan tespitlere itibar ettiğini, müvekkili şirket yönünden uygulanması gereken zamanaşımı süresi 2 yıl olduğuna birleşen davanın ise bu süreden sonra açıldığına göre reddi gerektiğini, maddi ve manevi tazminat ile ilgili kabul edilen tazminat miktarı hatalı ve fazla olarak hesaplandığını eyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
A. Davacılar vekilinin kısmen reddolan manevi tazminat istemlerine, davalılar vekilinin ise davacı ... ve ... lehlerine hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin müvekkili Kadriye lehine 150.000,00 TL,... ve...lehine ise 25.000,00 TL'şer manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli kararında Kadriye lehine 25.000,00 TL,... ve...lehlerine ise 20.000,00 TL'şer manevi tazminata hükmedilmişken, Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli kararında esas hakkında karar verilerek Kadriye lehine 80.000,00 TL,... ve...lehine 20.000,00 TL'şer manevi tazminatın hüküm altına alındığı gözetildiğinde davacılar vekilinin kısmen reddolan manevi tazminat miktarlara yönelik, davalılar vekilinin ise... ve...yönünden kısmen kabul edilen manevi tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

B. Davacılar vekilinin maddi tazminat hükümlerine, davalılar vekilinin ise davacı ... lehine hükmedilen manevi ve maddi tazminata ve reddolan maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanun'un 8 inci ve 31 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre tarafların aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesi'nce asıl ve birleşen dava dosyası yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken tek hüküm kurulması yerinde olmadığı gibi gerek İlk Derece Mahkemesince gerek Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminatın hesabında 20.02.2017 tarihli hesap raporunun dikkate alındığı, bu raporda davacı eşin destekten yoksunluk tazminatının 101.651,78 TL olarak hesap edildiği, dosya kapsamında maddi tazminatın miktarının belirlenmesi noktasında başkaca bir hesap raporunun bulunmadığı, davacı vekilinin birleşen davada bu miktara yönelik talepte bulunduğu, bu haliyle davacıların fazlaya ilişkin talep hakkının bulunduğunun belirtilmesini gerektiren bir durum olmadığının anlaşılmış olmasına göre Bölge Adliye Mahkemesi kararında bu hususun belirtilmesi hatalı olmuştur.

3.Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın gerekçesinde davacıların istinaf başvurusunun davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminatın az olduğu belirtilerek kabul edilip manevi tazminatın artırılarak hüküm alındığı ve yatırılan harcın talep halinde iadesine karar verildiği halde; davalıların istinaf başvurularının davacı ... ve...'in maddi tazminat istemlerinin reddi yönünden vekalet ücreti hükmedilmemesinin hatalı olduğu belirtilerek kabul edildiği anlaşılmakla beraber, hükümde bu vekalet ücretinin gösterilememesi ve davalıların kabul gören bu istinaf sebepleri nedeniyle , yatırdıkları harcın talep halinde iadesine karar verilmesi gerekirken, aleyhlerine istinaf karar ve ilam harcı hükmedilmesi de isabetsizdir.

4. Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

5.Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Dairemiz'in 21.02.2023 tarih, 2021/13179 Esas, 2023/1484 Karar sayılı düzelterek onama kararının KALDIRILMASINA,

2.Davacılar vekilinin kısmen reddolan manevi tazminat istemlerine, davalılar vekilinin ise davacı ... ve ... lehlerine hükmedilen manevi tazminatlara ilişkin temyiz itirazlarının miktardan reddine,

3.Taraf vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazları yönünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 07.10.2021 tarih, 2021/289 Esas, 2021/1630 Karar kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere;

"... İş Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli 2019/854 esas ve 2020/533 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

A.Asıl Dava Dosyası Yönünden
Davanın Kısmen Kabulü ile;
1-1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,

2-Yasal koşulları oluşmadığından ... ve ...'un maddi tazminat taleplerinin reddine,

3-80.000,00 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

4-20.000,00 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3-20.000,00.-TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

4-Alınması gerekli 8.265,51 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 693,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.572,16 TL bakiye karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 693,35‬ TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

5-Maddi tazminat yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,

6-Manevi tazminat yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 15.350,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,

7-Maddi tazminat taleplerinin reddolan kısmı yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 inci maddesi gereğince 2.000,00 TL red vekalet ücretinin davacılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılara ödenmesine,

8-Manevi tazminatın reddolan kısmı yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 11.200,00 TL red vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılara ödenmesine,

B.Birleşen Dava Dosyası yönünden
Davanın Kabulü ile;
1-100.651,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,

2-Alınması gerekli 6.875,46 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 343,78 TL harcın mahsubu ile 6.531,68 TL bakiye karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 343,78 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

3-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 12.561,84 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,

C-Davacılar tarafından yapılan toplam 2.417,20 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 1.776,14 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,

D- Davalı ... şirketi tarafından yapılan toplam 332,20 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 88,36 TL nin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına;

E-Davalı... şirketi tarafından yapılan 110,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 29,17 TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine, bakiyesinin davalı üzerine bırakılmasına,

F-Taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilgilisine iadesine,

G- HMK’nun 333 üncü maddesi gereğince kullanılmayan gider avansı bulunması durumunda yatırana iadesine,

H- Kararın taraflara tebliği ile harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 07.10.2021 tarihinde Yargıtay'a Temyiz Yolu Açık olmak üzere karar verildi.

Gerekçeli Kararın Yazım Tarihi: 07.10.2021" rakam ve sözcüklerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.