10. Hukuk Dairesi 2023/9548 E. , 2024/3606 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2359 E., 2022/1409 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aliağa 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/555 E., 2021/269 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ve davalı ... ... Nakliye Madencilik İnşaat İthalat İhracat San. Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... ... Nakliye Madencilik İnşaat İthalat İhracat San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan ...'in davalı iş yerinde çalışırken 30.10.2014 tarihinde meydana gelen olay sonucu vefat ettiğini beyan ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... ... Nakliye ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'ın davalı işveren ait iş yerinde iddia edildiği gibi uzun zaman değil ortalama bir buçuk ay çalıştığını, tüm işçilik alacaklarının kendisine eksiksiz şekilde ödendiğini, somut olayda iş kazası bulunmadığını, bu nedenle iş kazası bulunduğundan bahisle davalı işverenin tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, diğer davalı ...'ın Ağır Ceza Mahkemesinde ...'i olası kasıtla öldürmekten yargılandığını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu ve zenginleşme amacı taşıdığını, açıklanan nedenlerle haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ...'in 347.488,32 TL maddi tazminat alacağının, 35.000,00 TL manevi tazminat alacağının davacı ...'in 2.903,99 TL maddi tazminat alacağının, 15.000,00 TL manevi tazminat alacağının, davacı ...'in 2.224,72 TL maddi tazminat alacağının, 15.000,00 TL manevi tazminat alacağının, davacı ...'in 20.574,97 TL maddi tazminat alacağının, 15.000,00 TL manevi tazminat alacağının, davacı ...'in 35.403,44 TL maddi tazminat alacağının, 15.000,00 TL manevi tazminat alacağının, davacı ...'in 55.187,75 TL maddi tazminat alacağının, 15.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 30.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... ... Nakliye ... Ltd . Şti. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu alınmasından sonra bedel arttırımı yaptıklarını, ancak Mahkemece daha sonra hesap bilirkişisi raporunun 2020 tarihli olması, 2021 yılı ücret değişikliğine göre hesaplanmasının istenilmesi gerekliliği dikkate alınarak ek rapor alındığını, yeni raporda maddi tazminat miktarının daha fazla belirlenmesi üzerine bu defa ıslah dilekçesi sunduklarını ancak Mahkemece, Yargıtayın aynı yöndeki ilamlarının da aksine ıslah dilekçesinin nazara alınmayarak 49.381,74 TL eksik alacağa hükmedildiğini, bu yöndeki kararın hatalı olduğunu, toplamda 150.000,00 TL olan manevi tazminat talebinin Mahkemece daha da düşürülerek, tamamına karar verilmesi gerekirken 40.000,00 TL eksilterek 110.000,00 TL olarak kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu ifade ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2.Davalı ... ... Nakliye ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayın iş kazası olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, olayın iki kişi arasındaki şahsi bir kavgadan ileri gelmesi, işin yapılışı ya da işverenin verdiği bir görevi ifa kapsamında meydana gelmediği göz önüne alındığında, olayın nitelenmesinde hataya düşüldüğünü, kabul manasına gelmemek kaydı ile olay, iş kazası olarak nitelendirilse dahi, üçüncü kişinin ağır kusuru nedeniyle davalı şirkete kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, nitekim olay sonrası alınan Sosyal Güvenlik Kurumu teftiş raporu ile işbu dosya kapsamında alınan 18.07.2017 tarihli bilirkişi raporunda da aynı gerekçelerle davalı şirketin kusurunun bulunmadığının belirtildiğini, ayrıca kusuru kabul etmemek kaydı ile kusur oranı fazla olup, yapılan maddi tazminat hesaplamalarının da fahiş olduğunu, müteveffanın, tazminata esas alınan ücreti asgari ücretin üzerinde olup dosya kapsamında müteveffanın bu ücreti aldığına ilişkin bir bilgi ya da belge bulunmadığını, mütevaffanın işe yeni başladığı da göz önüne alındığında, ücret tespitinin hatalı olduğunu, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, maddi ve tazminat miktarlarından her iki davalının da müşterek ve müteselsil sorumlu olmasının kabul edilemeyeceğini, davalı şirkete %30 kusur izafe edildiğinden, kusur oranında tazminat sorumluluğunun olması gerektiğini, kararın hatalı olduğunu ifade ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, dosyadaki yazı, bilgi ve belgeler, kanuni gerektirici sebepler, dosyadaki delil durumuna göre kusur oranının belirlenmesine ilişkin Mahkemece davalının %30 kusurlu olduğuna dair kanaat içeren raporun hükme esas alınmasında ve aktüer hesaplamasına ilişkin son bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında ve davanın kabulüne karar verilmesinde hatalı bir yön bulunmadığı gibi Mahkemece bedel arttırımına ilişkin verilen 1. dilekçenin dikkate alınarak dava konusu alacaklara hükmedilmesinde ve tazminat miktarlarının belirlenmesinde hatalı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile davacılar ve davalı ... ... Nakliye ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ... Nakliye ... Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... ... Nakliye ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Davalı ... ... Nakliye ... Ltd . Şti. vekilinin davacı çocuklar için hükmedilen maddi tazminatlara ve tüm davacılar için hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı HMKnun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
3.Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla davalı ... ... Nakliye ... Ltd . Şti. vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2. Davalı ... ... Nakliye ... Ltd. Şti. vekilinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı ... ... Nakliye ... Ltd. Şti. vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu hususları da dikkate alınarak temyiz kapsam ve nedenlerine göre tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... ... Nakliye ... Ltd. Şti. vekilinin davacı çocuklar için hükmedilen maddi tazminatlara ve tüm davacılar için hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2. Davalı ... ... Nakliye ... Ltd. Şti. vekilinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!