10. Hukuk Dairesi 2023/9516 E. , 2023/9270 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1945 E., 2023/626 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/235 E., 2021/194 K.
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanarak ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışında geçen sürelerini borçlanma talebinde bulunduğunu ve tahakkuk ettirilen borç bedellerini ödediğini, borçlanma işleminin akabinde yaşlılık aylığına hak kazanma şartlarını taşıyan müvekkile tahsis talebine istinaden 01.12.2017 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığını, müvekkilinin 22.01.2018 tarihli dilekçesi ile yurt dışı çalışmalarının devam ettiğini bildirdiğini, davalı Kurum da müvekkilinin yaşlılık aylıklarını bağladığı tarihten iptal ettiğini, oysa müvekkilin yaşlılık aylıklarının kesilmesi haksız ve hukuk dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin Almanya hizmet başlangıç tarihi olan 01.03.1987 tarihi Türkiye hizmet başlangıç tarihi olup, davalı Kurum tarafından da kabul edildiğini, bu konuda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını, uyuşmazlık müvekkilin yurt dışında çalışıyor olması nedeniyle yaşlılık aylığının bağlanmamasından kaynaklandığını belirterek, davacı müvekkilinin maaşının kesildiği tarih itibari ile aynen ödenmeye devam edilmesini, geç ödenen aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun bulunduğunu belirterek davanın reddini istemişir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Almanya Sigorta merciince düzenlenen 10.11.2020 tarihli belgede ...’nın Almanya'da 24.01.1989 tarihinde başlayan sigortalı çalışmasının kesintisiz olarak 31.12.2019 tarihi itibariyle devam ettiği anlaşılmıştır.
...’nın Almanya'da geçen çalışma sürelerini gösterir Almanya sigorta merciince 10.11.2020 tarihinde düzenlenen belgede 24.01.1989-31.12.2019 tarihleri arasında “Beitragszeit mit Pflichtbeitragen” Türkçe tercümesi “Zorunlu katkılarla katkı süresi” şeklinde zorunlu sigortalı çalışmasının devam ettiği, ...’nın yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğu 02.11.2017 tarihinde ve yaşlılık aylığının bağlandığı 01.12.2017 tarihi itibariyle yurt dışında Almanya'da çalışmasının devam ettiği, yurda kesin dönüş yapmadan yurt dışında Almanya'da çalışmasına devam ettiğinden, 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre tarafına yaşlılık aylığı bağlanmasına kanunen imkan bulunmadığından, davacının 01.12.2017 tarihinden bağlanan yaşlılık aylığının iptal edilmesine ilişkin davalı kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğu ve herhangi bir hata bulunmadığı..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili davacı müvekkiline yurt dışı borçlanma işlemlerini tamamlayarak, 01.12.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak müvekkilin yurt dışında çalışmasının devam etmesi nedeniyle aylıkların bağlandığı tarih itibari ile iptal edildiğini, davalı tarafın eylem ve işlemlerinde kanuna dayanması zorunlu olup bu zorunluluğun uygulanmadığını, yasal mevzuat, ikili sözleşme ve sosyal güvenlik ilkesi gereği davacının yurt dışında çalışmasının aylık almasına engel olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 02.11.2017 tarihli tahsis talebine istinaden 18.01.2018 tarihinde 01.12.2017 tarihinden geçerli olmak üzere yurtdışı yaşlılık aylığı bağlandığı, davacı vekilinin 22.01.2018 tarihli davalı Kuruma verdiği dilekçesi ile halen yurt dışında çalışmaya devam ettiğinden aylığının bağlandığı tarih itibariyle durdurulmasını talep ettiği, bu itibarla davacıya bağlanan yurt dışı yaşlılık aylığının iptal edildiği, davacı vekilinin 18.10.2019 tarihli talebi ile 01.12.2017 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiği, Kurumca yazışmalar devam ederken davanın açıldığı, davacı ...’nın Almanya'da geçen çalışma sürelerini gösterir Almanya sigorta merciince 10.11.2020 tarihinde düzenlenen belgede 24.01.1989-31.12.2019 tarihleri arasında “Beitragszeit mit Pflichtbeitragen” Türkçe tercümesi “Zorunlu katkı payları ile katkı süresi” şeklinde zorunlu sigortalı çalışmasının devam ettiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının yurt dışı hizmet cetvelinde tahsis talep tarihini kapsayan ve devam eden çalışmasının bulunduğu ortadadır. 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlananlara aylık bağlanması için yurt dışı çalışmalarını sonlandırması gerekmektedir. Dolayısıyla davacıya yaşlılık aylığı bağlanması mümkün olmayıp, davanın reddine dair karar yerinde olmuştur.
Bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanması kapsamında bağlanan yaşlılık aylığının, kesin dönüş şartı olmaksızın ödenmeye devam edip etmeyeceği hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 3201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
2 Davanın yasal dayanağı olan 3201 sayılı Kanun'un "Aylık tahsisi ve aylığın başlama tarihi" başlıklı 6. Maddesi,
"Madde 6 – A) Bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi
için;
a) Yurda kesin dönülmüş olması,
b) Tahakkuk ettirilen borcunun tamamının ödenmiş olması,
c) Borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması,
şarttır.
(Değişik son paragraf: 17.04.2008-5754/79 md.) Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20 nci maddesi hükümlerine göre bağlanır.
B) (Değişik: 17/4/2008-5754/79 md.) (Değişik birinci paragraf: 16/6/2010-5997/15 md.)
Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır. Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır.
C) (Ek:18/6/2020-7247/3 md.) Yurt dışında zorunlu sigortalılığa tabi olsalar dahi kısa süreli çalışma olarak adlandırılan işlerde çalışanların aylıkları bu madde kapsamında değerlendirilmez ve kesilmez. Bu maddede geçen kısa süreli çalışmaya tabi işler yönetmelik ile belirlenir." düzenlemesini amirdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!