WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/9493 E.  ,  2023/9593 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/246 E., 2023/203 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen aksine işlemin iptali ile ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve yersiz aylık borcu olmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye' de babası üzerinden 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı alırken, yurtdışında çalıştığı gerekçesi ile aldığı aylığın kesildiğini, müvekkilinin yurtdışında çalışmadığını, Almanya'da %100 özürlü kız çocuğuna evde baktığı için davacı hakkında prim ödemesi yapıldığını belirterek, Kurumun ölüm aylığı Kurumun işleminin iptalini, aylığın devam etmesi gerektiğinin tespiti ile ödenmeyen aylıkların yasal faiz ile birlikte ödenmesi gerektiğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve Kanun'a uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.04.2016 tarih, 2016/427 Esas 2016/135 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, uyuşmazlık konusu bakımından 06.08.2003 tarihi sonrasına ilişkin dönemde sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş Almanya’da geçen ve Ranta tabi olduğu anlaşılan süreler nedeniyle Mahkemece 506 sayılı Kanun'un Ek 47 nci maddesi kapsamında ve özellikle “yabancı ülke mevzuatı kapsamında” “sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaya başlama” ile “bu ülkelerin sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık almaya başlama” kavramları da irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulduğu,

Mahkemenin 23.01.2019 tarih, 2017/106 Esas 2019/15 Karar sayılı ilamı ile, davacının davasının kabulü ile, davacıya babası Ziya Gündüz üzerinden 3/645437 tahsis numaralı dosyadan bağlanan aylığın iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, bağlanan aylıkların hak ediş tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davacıya davalı tarafından ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Bozma ilamında;
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ile oluşan usuli kazanılmış hak çerçevesinde, özürlü çocuğuna bakım sebebiyle alınan yardımların Alman rant sigortasına tabi olması sebebiyle Türkiye’de ölüm aylığına engel olarak kabulünün, yabancı bir ülkede sosyal koruma altına alınan Türk vatandaşlarının amaca aykırı olarak kendi ülkesinin sosyal sigorta yardımlarından yararlanmasının engelleme sonucunu doğuracağına ilişkin yaklaşım yerinde ve isabetli ise de, bozma kararı çerçevesinde Mahkemece Türk ... aracılığıyla İlgili Alman Sosyal Sigorta Mercii nezdinde yazışma yapılması sağlanarak, istirdada konu dönemde primi ödenen sürelerin bağımlı veya bağımsız bir çalışmaya dayalı olup olmadığı ve yapılan ödemelerin de bu nitelikte olup olmadığı hususlarının sorulması ile cevabi yazı ve eklerinin içeriğine göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle, dosya muhteviyatına alınan belgelere göre davacının aylığın kesildiği tarihten itibaren çalışmasının bulunmadığı, çocuğuna bakma sebebiyle Alman yasalarına göre zorunlu sigortalı gösterildiği, kesme sebepleri arasındaki gelirin çalışmasından kaynaklı elde edilen gelirlerden olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacıya babası Ziya Gündüz üzerinden 3/645437 tahsis numaralı dosyadan bağlanan aylığın iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, bağlanan aylıkların hak ediş tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davacıya davalı tarafından ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aksine işlemin iptali ile ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun'a uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.