WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/9488 E.  ,  2023/8836 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile kurum sigortalısı ... Çelik Endüstri ve Tic A.Ş ait hadde işinde çalışmaktayken 07.12.2012 tarihinde geçirdiği, meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremez, duruma girdiğini, sigortalının tutulduğu meslek hastalığı ile ilgili olarak kurumca ypaılan inceleme üzerine rapor düzenlendiğini, olay nedeniyle sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya 34.123,88 TL'lik ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 488,69 TL hastane masrafı yapıldığını, toplam kurum zararının 34.612,57 TL olduğunu, sigortalının tutulduğu meslek hastalığı nedeniyle kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutarak şimdilik 3.461,26 TL gelirlerin onay, masraf ve ödemelerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; meslek hastalığının sigortalının kusurundan kaynaklanmadığını, davacı kurumun dilekçesinde iddia olunanın aksine, tamamen sigortalının dikkatsiz çalışması sonucu, ihmal ve kusurundan meydana geldiğini, meslek hastalığına tutulan işçi 16.09.2008 yılında işe girdiğini ve o tarihten beri aynı işte çalışan gerekli tüm eğitimleri aldığını, meslek listesi mezunu, tecrübeli bir işçi olduğunu, meslek hastalığı tamamen işçinin kusur ve ihtimali sonucu oluştuğunu, koruyucu güvenlik malzemeleri işçiye zimmetli olarak teslim edildiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2015/362 Esas, 2016/284 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece, sigortalının davalı işyerinde çalışması sırasında görev yaptığı çalışma ortamının etkisi ile meslek hastalığına yakalandığını ve davalı işverenin olayda %90 oranında, sigortalı işçinin %10 oranında kusurlu olduğunu bildiren kusur raporunu hükme esas alarak" davanın kabulü ile; 31.151,31 TL gelirin ilk peşin sermaye değerli gelirin tahsis olunan ( 13.03.2015) ve tedavi giderlerinin sarf-tediye tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 22.11.2018 tarihli 2016/11421 E., 2018/9795 K., sayılı bozma ilamı ile; "1-Dosyanın incelenmesinde, sigortalı işçi Çetin Sözer’in çelikhane ve haddehane olarak faaliyet gösteren davalı Diler Demir Çelik Endüstri ve Ticaret A.Ş’de çalışmaya başlamadan önce 22/05/2008-15/09/2008 dönemini kapsayan yaklaşık 4 aylık sürede Resa Demir San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinde çalıştığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece kusur sorumluluğunun belirlenmesinden önce sigortalının Resa Demir San. ve Tic. A.Ş.’de çalışması ve başka nitelikte çalışması varsa bu çalışmalarda tespit edilerek onlarında sorumluluğu belirlenmeli ancak bu sorumluluk belirlenirken teselsül hükümlerinin nazara alınmayacağı dikkatten kaçmamalıdır.

2-Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda; raporun üç kişilik A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı tarafından hazırlandığı, heyetteki bilirkişilerin mesleki yeterlilikte olup olmadıklarının belli olmadığı görülmektedir. Mahkemece mahallinde keşif yapılarak işyeri koşulları incelenmeli, oluşturulacak bilirkişi heyetine bir göğüs hastalıkları uzmanı doktor, bir kimya mühendisi ve bir adet de iş güvenliği uzmanı alınarak oluşturulacak heyetten, meslek hastalığının oluşumunda kaçınılmazlık faktörünün uygulama yeri ve etkisinin bulunduğu da gözetilerek, yukarıda belirtilen ilkeler ve yapılacak araştırma sonucu tespit edilecek hususlarda nazara alınarak yeniden bir bilirkişi raporu alınarak kusur oran ve aidiyetleri belirlenmelidir. Bu nedenle yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Somut olayda; gerçek zararın yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde belirlenmesi gerekirken, bu hesap donelerini içermeyen zarar hesabına itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır." gerekçeleri ile karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak,17.10.2019 tarih ve 2018/449 E., 2019/250 K., sayılı kararı ile"davalı işverenin %100 kusurlu olduğunu bildiren bilirkişi raporunu hükme esas alarak" davanın kabulü ile; 30.711,49 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin onay tarihi olan 13.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine, 439,82 TL tedavi masraf ödemelerinin sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine dair karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 06.02.2020 tarihli 2020/85 E., 2020/816 K., sayılı bozma ilamı ile; "1…sigortalının yaptığı işin özellikleri, yakalandığı meslek hastalığına yol açan etkenler, hastalığın önlenebilmesi için alınması gereken önlemler ile bunların gerçekleştirilme ve önlemlere uyum durumları ile kaçınılmazlık faktörü de değerlendirilmek suretiyle, bir miktar kaçınılmazlık faktörünün de etkisi olduğu göz önünde bulundurularak, davaya konu alanda işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan, işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına uygun, yargısal denetime elverişli, ayrıntılı irdeleme içeren ve verilen kusur oran ve aidiyetlerinin yanında kusur gerekçelerini de gösteren rapor alınıp, dosyadaki deliller ışığında yapılacak değerlendirmeyle bir sonuca varılması gereğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2. Kabule göre de; ilk hükmü davacı Kurumun temyiz etmemesi karşısında %90 işveren kusuruna karşılık gelen tutar yönünden davalı işveren lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesi ile karar bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak "işverenin meslek hastalığının meydana gelmesinde %90 oranında kusurlu olduğu, kaçınılmazlık faktörünün meslek hastalığının meydana gelmesinde %10 oranınında etkili olduğunun TRH 2010 bakiye yaşam tablosu esas alınmak ve kaçınılmazlık faktörünün taraflarının sorumluluğuna etkisi dikkate alınmak suretiyle davacının talep edebileceği alacak miktarının hesaplanması gerektiği, meslek hastalığının oluşunda %10 olarak tespit edilen kaçınılmazlığın %60'ı işverene, %40'ı da sigortalıda olacak şekilde paylaştırılarak işverenin kendi kusuru olan %90 kusura, %10 kaçınılmazlığın %60'ı olan %6'da ilave edilerek 90+6=%96 oranında davalı işverenin kusurlu bulunduğu kabul edilerek hesaplama yapmak ve kurumun ilk kararı temyiz etmediği dikkate alınarak %90 işveren kusuruna karşılık gelen tutar yönünden davalı işveren lehine oluşan usuli kazanılmış hakkında dikkate alınarak" davanın kabulü ile; 30.711,49 TL bağlanan gelirden kaynaklı alacağın tahsis onay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 439,82 TL tedavi masrafı alacağının sarf tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; illiyet bağının kesildiğini ve kusura itiraz ettiklerini, hesap raporunun hatalı olduğunu, kabul etmemekle birlikte kaçınılmazlık faktöründe işverene ait olduğu bildiren kusur oranının eksi olarak eklenmesi geretiğini yani kusur miktarının %84 olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 ve 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dukuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Kanun 21/1 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'unun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, temyiz eden ve temyiz kapsamına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.