10. Hukuk Dairesi 2023/9410 E. , 2024/5568 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1054 E., 2023/796 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/904 E., 2023/132 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Doğalgaz Müh. Şirketinin işçisi olduğunu, çalıştığı firmanın taşeron olarak ... İnş. Ltd. Şti'nin doğalgaz işini yaparken 13.12.2012 tarihinde yüksek gerilime bağlı elektrik çarpması sonucu iş kazası geçirdiğini ve her iki kolu ile sol bacağından elektrik çarpmasına bağlı olarak sürekli işgöremezlik hasarı meydana geldiğini, iş kazasından sonra müvekkilinin hastaneye kaldırıldığını, ameliyat olduğunu, müvekkilim genç yaşta geçirdiği bu kaza nedeniyle maddi ve manevi istikbalinin tümüyle zarar gördüğünü, kazaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000 TL maddi tazminatın kaza (13.12.2012) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazası geçiren davacının kendi dikkatsizlik ve kusuru nedeniyle bu olayın meydana geldiğini davacının çalışma sırasında iş güvenliği malzemesi olan eldiveni kullanmadığını, davacının kendisine verilen iş güvenliği malzemelerini doğru olarak kullanması halinde bu hazanın meydana gelemeyeceğini, olayın oluşumunda davacının aslı kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacı ile davalı ...Ş. arasında hizmet akdi ilişkisi bulunmadığı, başka bir anlatımla anılan davalı, kazalı işçinin işvereni olmadığı, bu hali ile davalı ...Ş. yönünden iş bu dava; borçlar Kanunu 49 uncu maddesinden kaynaklanan haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın giderilmesine yönelik bir dava olup, ortada İş Kanunundan kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunmadığı, öte yandan, zararlandırıcı olayın iş kazası olması görevli mahkemenin belirlenmesi için tek başına yeterli gerekçesiyle, Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Elazığ Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK'nın 20/1 inci maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde başvurulması halinde dosyanın yetkili ve görevli Elazığ Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İş Mahkemesinin görevli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 14, 16, 18 ve 20 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri,
3- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 393, 470 inci maddeleri, 4857 sayılı Kanun'un 2/7 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi,
4- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 57, 163, 164, 166, 167 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
Davaların birleştirilmesi ve ayrılmasına ilişkin hükümler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166 ncı ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, amacı usul ekonomisine hizmet etmek ve aynı konuda çelişkili kararlar verilmesini önlemektir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.07.2009 tarihli, 2009/21-286 Esas ve 2009/328 Karar sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere; bir davanın birden fazla kişi tarafından veya birden fazla kişi aleyhine açılabilmesi için, aynı tarafta yer alanlar arasında hukuksal bir bağlantının bulunması gerekir. Hukukumuzda, bu bağlantı, karşılığını, dava arkadaşlığı kurumunda bulmaktadır. Dava arkadaşlığı, zorunlu ve ihtiyari dava arkadaşlığı olmak üzere iki ana başlık altında ve zorunlu dava arkadaşlığı da yine kendi içinde maddi ve şekli olmak üzere ikili ayrımla düzenlenmekte olup, anılan kavramların açıklanmasında yarar vardır.
Dava konusu olan hak, birden fazla kişi arasında ortak olup da, bu hukuki ilişki hakkında, mahkemece, bütün ilgililer için aynı şekilde ve tek bir karar verilmesi gereken hallerde, dava arkadaşlığının maddi bakımdan mecburi olduğunun kabulü gerekir. Diğer bir ifadeyle, bir hakkın, birden fazla kişi tarafından, birlikte veya birden fazla kişiye karşı kullanılmasının zorunlu olduğu hallerde, bu hak dava konusu edildiği zaman, o hakla ilgili birden fazla kişi zorunlu dava arkadaşı durumundadır. Dava arkadaşlığının hangi hallerde mecburi olduğu maddi hukuka göre belirlenir. Zorunlu dava arkadaşlığında; dava arkadaşları arasındaki ilişki çok sıkı olduğundan, davada birlikte hareket etmek durumundadırlar. Mahkeme ise, dava sonunda, zorunlu dava arkadaşlarının hepsi hakkında aynı ve tek bir karar verecektir. Zorunlu dava arkadaşlığında, dava konusu olan hak tektir ve dava arkadaşı sayısı kadar müddeabih bulunmamaktadır.
Bazı hallerde ise, birden fazla kişiye karşı birlikte dava açılmasında maddi bir zorunluluk olmadığı halde, kanun; gerçeğin daha iyi ortaya çıkmasını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin doğru sonuca bağlanmasını sağlamak için, birden fazla kişiye karşı dava açılmasını usulen zorunlu kılmıştır ki, bu durumda şekli bakımdan mecburi dava arkadaşlığı söz konusudur. Böyle bir davada, dava arkadaşları hakkında tek bir karar verilmesi veya dava arkadaşlarının hep birlikte ve aynı şekilde hareket etme zorunluluğunun varlığından söz edilemez.
Açıklanan bu mecburi dava arkadaşlığı halleri dışında ise, dava arkadaşlığı ihtiyaridir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 57 nci maddesinde; “Birden çok kişi, aşağıdaki hâllerde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabilir:
a) Davacılar veya davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması,
b) Ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri,
c) Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Şu durumda; maddede açıkça sayılan, dava konusu hak ve borcun ortak olması, birden fazla kişinin ortak bir işlem (örneğin sözleşme) ile borç altına girmiş olması, davanın birden fazla kişi hakkında aynı veya benzer sebepten doğmuş olması hallerinde, birden çok kimsenin birlikte dava açması olanaklı olduğu gibi, birlikte aleyhlerine de dava açılabilir.
Alacaklının müteselsil borçluların tümüne veya bunlardan bazısına karşı alacak davası açtığı hallerde davalı müteselsil borçlular; yine, mirasçılar miras bırakanın borçlarından müteselsilen sorumlu olduklarından, birden fazla mirasçıya karşı alacak davası açılması halinde davalı mirasçılar; birden çok kişinin aynı sözleşmeyle borç altına girdiği hallerde bölünebilen bir borç nedeniyle birden çok kişiye karşı birlikte dava açılması halinde, bu kişiler; arasındaki ilişki ihtiyari dava arkadaşlığıdır.
Davanın, birden fazla kişi hakkında aynı veya benzer sebepten doğması haline gelince; aynı sebepten maksat, yalnız hukuki sebep olmayıp, bir olaya, yani aynı vakıaya ve fakat farklı hukuki sebeplere dayanılarak da birden fazla kişinin dava açması veya dava edilmesi olanaklıdır. Örneğin, sebepsiz iktisap hükümlerine göre sorumlu olan kişilere karşı ve haksız fiili birlikte işleyen kişilere karşı birlikte dava açılabilir. Burada da ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusudur.
Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166 ncı maddesinin 4 üncü fıkrasında “Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.”, 2 nci fıkrada da; “Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır” denilmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 167 nci maddesi ise “Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder" biçiminde bir düzenlemeyi öngörmektedir.
Eldeki dava dosyasında, davacının 13.12.2012 tarihinde dava dışı şirketin müteahhitliğini yaptığı inşaatın, doğalgaz tesisatı döşeme işini alan taşeron dava dışı ... ...' un sigortalı işçisi olduğu ve inşaatın 3. katındaki pencereden içeriye 6 metrelik doğalgaz borusunu almak isterken binanın yakınındaki elektrik tellerine demir boruyu temas ettirmesi neticesi elektrik akımına kapılarak yaralandığı, davacı asıl-alt işverenle birlikte davalı ...Ş. aleyhine açılan davada mahkemece, bölge adliye mahkemesi kaldırıp gönderme kararı üzerine tefrik kararı verilerek davalı ...Ş ile davacı arasında işçi-işveren ilişkisi olmadığı gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Somut olayda; Mahkemece alınan tefrik kararı hatalıdır. Gerçekten davalılar arasındaki ilişkinin açılan ilk dava içerisinde incelenip karara bağlanması gerekir. Üçüncü kişi olan davalının sorumluluğunun da irdelenmesi gerekmektedir. Bu durumda olayın oluşumu bakımından farklı kusur durumunun oluşması ve çelişkili kararların ortaya çıkma ihtimali bulunmaktadır. Bu bağlamda olayın oluşumunda davalılar arasında irtibatın bulunmasına rağmen Mahkemece tefrik kararı verilmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166 ncı ve devamı madde hükümleri ve usul ekonomisine aykırıdır. Bu bağlamda tefrik kararı verilen dosya derdest ise tekrar birleştirilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!