WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/9329 E.  ,  2023/10963 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2342 E., 2023/1237 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/114 E., 2022/40 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi kapsamında sigortalı iken 29.04.2013 tarihli başvurusu ile 5510 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesi kapsamında ekli tarım işlerinde süreksiz çalışanlara ait giriş bildirgesini verdiğini, davacının yaptığı başvuru ile 21.05.2013 tarihli ekli Kurum cevabı ile 5510 sayılı Kanun'un Ek. 5 inci maddesi bağlamında 29.04.2013 tarihinden itibaren tarım sigortalılığının başlatıldığının belirtildiğini, davacının 2016 yılı içerisinde Kuruma başvurarak emeklilik süresi ile ilgili hesaplama yaptırdığını ve kendisine askerlik borçlanması yaptıktan sonra emekli olabileceğinin bildirdiğini, davacının askerlik borçlanmasını da ödeyerek yaş ve prim gün sayısı bakımından emekliliğe hak kazanması sebebiyle başvuru yaptığını, yapılan değerlendirmede davacının Çubut Ziraat Odası Başkanlığı nezdinde kaydının olması sesebiyle emeklilik işlemlerinin yapılamayacağının sözlü olarak bildirildiğini, davacının 5510 sayılı Kanun'un Ek. 5 inci maddesi bağlamındaki kaydı resen kapatılarak ilgili madde bağlamındaki sigortalılığının ve emeklilik işlemlerinin iptal edildiğini, ayrıca durumun ilgili Oda ya bildirilerek davacıya geriye dönük aidatların ödettirildiğini ileri sürerek, davacının 5510 sayılı Kanun'un EK. 5 inci maddesi bağlamındaki iptal edilen sigortalılık kaydının ilk başvuru tarihi olan 29.04.2013 tarihinden itibaren yeniden açılmasına, emeklilik işlemlerinin yapılmasına, davacıdan fazla tahsil edilen prim tutarlarının işlemiş ve işleyecek faiziyleriyle birlikte davalı Kurumdan davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 13.12.2018 tarihli duruşmada; emeklilik işlemleri ile ilgili olarak, dava dilekçesinin sonuç kısımının 2 ve 3 üncü bentleri ile ilgili olarak davadan feragat ettiklerini belirterek müvekkilinin 5510 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesindeki iptal edilen sigortalılık kaydının ilk başvuru tarihi olan 29.04.2013 tarihinden itibaren devamına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; Kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kazancının; 2013 yılı günlük kazanç 34,05TL aylık 1021TL,2014 yılı günlük kazanç 37,80TL aylık 1134TL,2015 yılı günlük kazanç 42,45TL aylık 1273TL'yi geçmemesi gerektiği,Ziraat bilirkişi raporuna göre davacının 2013 yılı aylık kazancının 154,54 TL, 2014 yılı aylık kazancının 174,64TL,2015 yılı aylık kazancının 182,98 TL olduğu tespitinin yapıldığı,

Davacının hayvan varlığının ve tüm tarımsal varlığının tespit edildiği, yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, 01.10.2008 tarihinden sonraki dönem yönünden 5510 sayılı Kanun'un 6/1 maddesinde tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğu, davacının muafiyet kapsamında olduğu anlaşıldığından mahkememizin ilk verdiği karar gibi davacının 5510 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesi bağlamında iptal edilen sigortalılık kaydının ilk başvuru tarihi olan 29.04.2013 tarihinden itibaren devamına, dava dilekçesinin sonuç kısmının 2 ve 3 bendi ile ilgili olarak, davadan feragat edildiğinden bu kısımla ilgili davanın reddine karar verilmesi gerektiği, gerekçesi ile davacının davasının kısmen kabulü ile dava dilekçesinin sonuç kısmının 1 inci bendi ile ilgili olarak davanın kabulü ile davacının 5510 sayılı Kanun'un, ek 5 inci maddesi bağlamında iptal edilen sigortalılık kaydının ilk başvuru tarihi olan 29.04.2013 tarihinden itibaren devamına, dava dilekçesinin sonuç kısmının 2 ve 3 bendi ile ilgili olarak, davadan feragat edildiğinden bu kısımla ilgili davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili; yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; somut olayda, davacının hayvan varlığının ve tüm tarımsal varlığının tespit edildiği, tanık beyanlarının alındığı, dinlenen tanıkların kendi adına ekip biçtiği tarlasının bulunmadığını belirttikleri, yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, 01.10.2008 tarihinden sonraki dönem yönünden 5510 sayılı Kanun'un 6/1 inci maddesinde tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğu, davacının muafiyet kapsamında olduğu, davacının diğer talepleri bakımından davasındaN feragat ettiği anlaşıldığından mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanun'a aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 5510 sayılı Kanun'un 6/1-ı, ek 5 inci, 506 sayılı Ka nun'un geçici 81 inci, 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddeleri.

2.2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.

Anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin (b) bendinde "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5 inci maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6 ncı maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanun'un 9 uncu maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.

Anılan Kanun'un 10 uncu maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.

5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) maddesinde, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı olacakları, anılan Kanun'un 3 üncü maddesinde ise tarımsal faaliyetin, “Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde veya kamuya mahsus mahallerde; ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünleri elde edilmesini ve/veya bu ürünlerin yetiştiricileri tarafından; muhafazasını, taşınmasını veya pazarlanmasını,” ifade edeceği, 7 nci maddenin (b) bendinde sigorta hak ve yükümlülüklerinin “tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, bir yıl içinde bildirilmesi halinde kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten” itibaren başlayacağı, 9 uncu maddenin 1 inci fıkrasının 5 inci bendi gereği sigortalılığın “Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetinin sona erdiği veya 6'ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca muafiyet kapsamına girdiği yahut 65 yaşını doldurması nedeniyle talepte bulunduğu tarihten,” itibaren sona ereceği, 6 ncı maddenin (ı) bendinde ise, Kamu idarelerinde ve Kanunun ek 5'inci maddesi kapsamında sayılanlar hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenlerin ve 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanların 5510 sayılı Kanun'un kısa ve uzun vadeli sigorta hükümleri çerçevesinde sigortalı sayılmayacakları belirtilmiştir.

Kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunan ve bildirimsiz kalan sigortalılar için 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına eşdeğer bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2011 gün, 2011/10-230 Esas 2011/319 Karar sayılı, 29.02.2012 gün ve 2011/10-769 Esas 2012/107 Karar sayılı ve 27.06.2012 gün 2012/10-292 Esas ve 2012/415 Karar kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, davacının tarımsal faaliyetinin kesintisiz sürüp sürmediğinin tespiti için Mahkemece;

1-Çekişmeli dönemde davacının nerede oturduğu; Nüfus Müdürlüğü, İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı ve Muhtarlık kayıtları esas alınarak belirlenmeli,

2-Dönem içinde Ziraat Bankası, Kooperatif veya Birlikler aracılığıyla "Tarımsal Amaçlı Kredi" kullanıp kullanmadığı araştırılmalı,

3-Dönem içinde ürün teslimatından dolayı prim kesintisi yapılıp yapılmadığı veya sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde prim ödemesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı,

4-25.04.2006 gün 26149 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 19 uncu maddesi uyarınca Çiftçi Kayıt Sistemine dahil edilerek doğrudan gelir desteği alıp almadığı ve bu bağlamda davacının hangi ürünleri ekerek bunları nerelere sattığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Zirai kazanç, zirai faaliyet, zirai işletme, çiftçi ve mahsulün tarifi" başlıklı 52, "Zirai kazançta vergileme" başlıklı 53 ve "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 vd. maddeleri ile 213 Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi kesenlerin sorumluluğu" başlıklı 11 inci maddesi kapsamında zirai kazançlarından dolayı vergi ödeyip ödemedikleri araştırılmalıdır. Konu ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.12.2010 gün ve 2010/10-580-647 sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere "Tevkifat yapma ve Kurum hesaplarına aktarma yükümü, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/11 inci maddesinde öngörülen çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller için yapılan ödemelerden gelir vergisine mahsuben tevkifat yapma yükümüne paralel olarak getirilmiştir. Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındaki gerçek ve tüzel kişiler, tarımsal faaliyette bulunan bu kişilerden satın aldıkları ürün bedellerinden tevkifat yapmakla yükümlüdürler." Tevkifat suretiyle vergilendirilen çiftçiler yaptıkları satış ve hizmetleri dolayısıyla müstahsil makbuzu almak ve saklamak zorundadırlar.

5-Tarımsal faaliyeti kapsamında ilaç, gübre ve sulama parası ödeyip ödemediği, varsa bunların fatura ve belgelerinin nelerden ibaret olduğu, Ziraat Odası, Kooperatif veya Birliklere üyeliği varsa bu kuruluşlara düzenli bir şekilde aidat ödeyip ödemediği araştırılmalı, tarımsal faaliyete elverişli tapulu taşınmazının bulunup bulunmadığı, tarımsal faaliyetin taşınmaz kiralanması yoluyla gerçekleştirildiğinin savunulması halinde; taşınmazların, kimden hangi yıllar için kiralandığı, kiracının; kiralama yoluyla faaliyetini yürütmeye elverişli alet ve edavatının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, traktörünün bulunduğunun ileri sürülmesi halinde, traktörün hangi tarihte satın alınıp ilgilisi adına trafiğe tescil edildiğini gösteren fatura ve trafik tescil belgesinin celp edilmeli,

6-Hayvan yetiştiriciliği bulunduğunun ileri sürüldüğü hallerde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.06.2011 gün ve 2011/10-306-365 sayılı kararında da belirtildiği üzere 16.05.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu'nun 22 nci maddesi kapsamında hayvanlarına ilişkin menşe şehadetnamesinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek, büyük ve küçükbaş hayvanlarına ilişkin istatistik bilgileri ve bu hayvanlara ilişkin yapılması zorunlu bulunan periyodik aşılara ilişkin bilgiler İlçe Tarım Müdürlüklerinden sorulmalı, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri gibi tarımsal faaliyetin varlığını yakından bilebilecek durumdaki tanıklar dinlenilerek sigortalılık olgusunun varlığı hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

3. Değerlendirme
1.Eldeki davada davacının,1479 sayılı Kanun kapsamında 12.07.1978- 20.04.1982 arasında 1358 gün, 3 yıl 9 ay 8 gün hizmeti olduğu ve prim borcunun bulunmadığı, 22.12.2010 tarihinde Ziraat Odasına kaydına istinaden, Ziraat Odasınca tasdikli giriş bildirgesi ile aynı tarihli 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi b bendi 4 numaralı alt bendi kapsamında tarım sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı, 29.04.2013 tarihinde Kuruma ulaşan giriş bildirgesinin Ek 5 inci madde kapsamında düzenlenip Ziraat Odasınca da tescil edildiği, bu bildirgeye istinaden Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 28.04.2013 itibari ile durdurulduğu, Tarım Bağ-Kur kapsamındaki 22.12.2010-28.04.2013 arasındaki son primini Nisan 2013 de ödemek suretiyle ödemelerin tamamlandığı ve borcunun bulunmadığı, davacının daha sonra Ziraat Odası kaydının 02.02.2016 tarihine kadar devam ettiğinin belirlenmesi üzerine 4/1-b kapsamındaki 28.04.2013 tarihli terkin işleminin kaldırıldığı, sigortalılığın devam ettirilip borcu bulunduğundan 31.05.2013 itibari ile geçici 63 üncü madde kapsamında askıya alındığı, 01.05.2015-02.02.2016 arası tekrar Tarım Bağ-Kur sigortalısı kabul edildiği ve buna göre prim borcu çıkartıldığı, Ek 5 inci madde kapsamsındaki sigortalılığının da iptal edilerek yapılan ödemelerin tarım Bağ-Kur dosyasına aktarıldığı, daha önce Ek 5 inci madde kapsamında davacının 2013/6 ay ile 2015/4 ay arası 690 gün için prim ödemiş olduğu, tekrar talep sonrası 16.03.2016 dan itibaren Ek 5 inci madde kapsamında sigortalı olduğu, davacı vekili, Kurumca Ek 5 sigortalılığının iptal edilerek primlerinin Bağ-Kur'a aktarılması işleminin hatalı olduğunu, davacının 5510 sayılı Kanun'un EK. 5 inci maddesi bağlamındaki iptal edilen sigortalılık kaydının ilk başvuru tarihi olan 29.04.2013 tarihinden itibaren yeniden başlatılması gerektiğini belirterek eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.

2.Mahkemece dosya kapsamında getirtilen Ziraat Odası yazısı, İlçe tarım Müdürlüğü yazıları, Vergi Dairesinden alınan yazı cevabı, tanıklar beyanları ile bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

3.Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporu eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Mahkemece, davacının muafiyet kapsamında olup olmadığı ile ilgili usulüne uygun araştırma içermeyen bilirkişi raporuna göre karar verildiği görüldüğünden; 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un “Sigortalı Sayılmayanlar” başlığını taşıyan 6. maddesinin (ı) bendinin “Kamu idarelerinde ve Kanun'un ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu (Değişik ibare:13.02.2011-6111 S.K./25.mad) belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanlar, … 4'üncü ve 5'inci maddelere göre sigortalı sayılmaz.” hükmü gözetilerek, davacının tarımsal faaliyetten elde ettiği gelir belirlenerek, 5510 sayılı Kanun'un 82 nci maddesi uyarınca Türkiye Ziraat Odalar Birliğinden ihtilaflı dönemde sahip olduğu taşınmaz miktarı ve niteliğine göre bu taşınmazlarda bulunulan tarımsal faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan gelirin aylık ortalamasının, günlük prime esas kazanç alt sınırının 30 katından az olup olmadığı sorularak, davacının 01.10.2008 dönemi sonrası yönünden 5510 sayılı Kanun'un 6/1-ı bendi kapsamına girip girmediği belirlenmeli, belirtilen Kanun kapsamlarında kaldığı tespit edildiği takdirde elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.