10. Hukuk Dairesi 2023/9311 E. , 2023/9510 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1537 E., 2023/1313 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/391 E., 2023/34 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan redddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; davacının müteveffa eşinin 07.05.2021 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti ile davacıya 07.05.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber ölüm geliri bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili; ilgili yasal düzenlemeler ve Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın 23.02.2022 tarihlli raporu sonucu davacının müteveffa eşi ...'ın 07.05.2021 tarihinde geçirmiş olduğu kalp krizinin iş kazası olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; olayın oluşumu yönünden taraflar arasında da uyuşmazlık söz konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı SGK'nın 2016/21 sayılı Genelgesinde yer verilen düzenlemeye göre, kalp krizine veya başka bir hastalığa bağlı olarak gerçekleşen olaylar bakımından, sadece sigortalının işyerinde bulunduğu sırada ve işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle gerçekleşen olayların iş kazası olduğu kabul edilmiş iken sigortalının işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında gerçekleşen olaylar yönünden bir düzenleme yapılmadığından, somut davaya konu olayın iş kazası olarak kabul edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Somut davada uygulanması gereken 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde, olayın kalp krizi ve başka bir hastalık sonucu gerçekleşmesi bakımından herhangi bir ayrım yapılmamıştır. Hal böyle iken, davalı SGK'nın genelgesinde böyle bir ayrıma gidilmesi, sigortalıya ve hak sahiplerine tanınan hakların kullanımının ortadan kaldırılması anlamına geleceğinden burada genelge hükmüne geçerlilik tanınması mümkün değildir. Şu halde, davalı Kurumun kabulünün aksine, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince, davacının eşinin vefatıyla sonuçlanan iddia konusu olayın iş kazası olarak kabulü gerekmektedir. Belirtilen tespitler karşısısında; davacının talebi doğrultusunda, iddia konusu olayın iş kazası olduğunun tespitine ve davacıya söz konusu iş kazası sebebiyle tahsis talebine istinaden sigortalı eşinin ölüm tarihini takip eden ayın başından itibaren gelir bağlanmasına, 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, davacının belirtilen tarihten başlamak üzere hak kazandığı gelirlerinin, tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonu başlangıç kabul edilerek ayrı ayrı her bir gelire hak kazanıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine dair karar verilerek; davanın kabulü ile, davacının eşi ...'ın ölümüyle sonuçlandığı anlaşılan 07.05.2021 tarihli olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespitine, davacıya söz konusu iş kazası sebebiyle 02.07.2021 tarihli tahsis talebine istinaden eşinin ölüm tarihi olan 07.05.2021 tarihini takip eden ay başı olan 01.06.2021 tarihinden itibaren başlamak üzere, ölüm geliri bağlanmasına, davacının belirtilen tarihten itibaren hak kazandığı gelirlerinin 01.09.2021 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir gelire ayrı ayrı hak kazanıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı SGK'dan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilgili yasal düzenlemeler ve Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın 23.02.2022 tarihli raporu sonucu davacının müteveffa eşi ...'ın 07.05.2021 tarihinde geçirmiş olduğu kalp krizinin iş kazası olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu bu nedenlerle Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5510 sayılı Kanun'un 13/1-e maddesine göre sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen olay iş kazası olarak sayılmıştır. Bu duruma göre olayın iş kazası sayılması gerektiği açıktır. Olay iş kazası sayıldığında ise ölüm geliri bağlanması gerektiği dosya kapsamı ile anlaşılmakla; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf gerekçeleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının müteveffa eşinin 07.05.2021 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti ile davacıya 07.05.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber ölüm geliri bağlanması istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 20 nci maddesinin birinci fıkrası ile 42 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!