WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/9242 E.  ,  2023/10528 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1809 E., 2023/855 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/471 E., 2022/39 K.

Taraflar arasındaki tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 19.02.2010 tarihinden itibaren... sicil numarasıyla Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, Şubat 2017 tarihinden itibaren de sigortalılığının devam ettiğini, Kurum sigortalılık belgelerine göre, davacının sigortalılık süresi bakımından çelişki olduğunu, Sulusaray Ziraat Odası ve Sulusaray İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü evraklarına göre davacının 2002, 2003, 2004, 2009 ve 2010 tarihleri arasında çiftçi kaydı bulunduğu, 20.02.2017 tarihinden itibaren davacının prim ödemeleri, Kurum kayıtlarında bulunduğu halde sigortalılık süresine yansıtılmadığını, 31.12.2010 - 31.07.2016 tarihleri arasında ödenen primleri ile 2011/3 - 2016/7 nci dönemlerinde yatırdığı primlerin de sigortalılık gününe sayılmadığını ileri sürerek, davacının prim ödenmemiş gününün tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tarımsal faaliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, iddiaların Kurum kayıtlarına eşdeğer belge ile ispatlanması gerektiğini, salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlanmasına muvafakatlerinin olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Tüm dosya kapsamına göre, davacının Sulusaray Ziraat Odası Başkanlığı giriş kaydının 24.04.2017 tarihi olduğu, 2002 - 2013 tarihleri arasında çiftçi üretim kaydı olmadığının bildirildiği, 11.09.2002 tarihinden itibaren ziraat odası kaydı bulunduğu, 19.02.2010 tarihinden itibaren 4/b tescil kaydının bulunduğu, 31.12.2010 tarihinde 4/b kaydının silindiği, Ziraat Odası üyelik kaydına istinaden 20.02.2017 tarihinde tekrar başlatıldığı, davacının 14.04.2017 tarihli dilekçesiyle 4/b tarım Bağ-Kuru sona erdiğinden dolayı oluşan fazlalığın isteğe bağlı Bağ-Kur'lu olarak değerlendirilmesini istediği, Sulusaray Kaymakamlığı Tarım Müdürlüğünün 07.03.2018 tarihli yazısında; davacının çiftçi kayıt sisteminde ilk kayıt tarihinin 11/09/2002 olduğu, 2003 ve 2004 üretim sezonlarında kaydı bulunduğu, 2005 üretim sezonunda dosya beyan etmemesi nedeniyle ilk terk tarihinin 01.01.2005 olduğu, ikinci kayıt tarihinin 30.06.2006 olduğu, 2007, 2008, 2009 ve 2010 üretim sezonlarında kaydının bulunduğu, 2011 üretim sezonunda dosya beyan etmemesi nedeniyle ikinci terk tarihinin 01.01.2011 olduğu, üçüncü kayıt tarihinin 25.04.2017 olduğu ve 2018 üretim sezonu için 07.03.2018 tarihi itibariyle dosya beyan etmemesi nedeniyle kaydının devam etmediğinin belirlendiğinin bildirildiği, davacının 30.03.2017 tarihinde yapılan işlemle yazışmalar sonucunda sigortalının çiftçi kayıt sistemindeki kaydının sona ermesine istinaden 31.12.2010 tarihinde 4/b sigortalılığının sona erdiği, fazla ödemelerin sigortalının talebine istinaden 4/b isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirildiği, davacının tespit talep ettiği dönemde tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılabilmesi için tescili ya da prim tevkifatı yapılmasının zorunlu olduğu, davacının ilk tescilinin 19.02.2010 tarihinde yapılmış olması nedeni ile öncesinde Bağ-kur sigortalı sayılabilmesi için prim tevkifatı yapılması zorunlu olduğundan kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyete dayalı olarak yetiştirilen ürünlerin teslimi sırasında ürün bedelleri üzerinden tevkifat (prim kesintisi) yapılıp yapılmadığı, prim tutarının Kuruma aktarılıp aktarılmadığının istinaf kaldırma kararı doğrultusunda araştırıldığı, davacının 19.02.2010 tarihi öncesinde kendi adına ve hesabına bağımsız tarım faaliyetine dayalı olarak yetiştirilen ürünlerin teslimi sırasında ürün bedelleri üzerinden tevkifat (prim kesintisi) yapılmadığı anlaşılmakla, bu halde çekişmeli dönem bakımından talep ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının 1992 yılından itibaren çiftçilik yaptığını, 1999 yılı Ekim - Kasım aylarında Tarım Kredi Kooperatifi üyesi olduğunu, davacının ürünlerini toptancı esnafına sattığını, davacının 11.09.2002 tarihinden 2010 yılına kadar çiftçilik yaptığının Kurumdan alınan bilgilerle teyit edildiğini, davacının sigortalılık başlangıcının 11.09.2002 tarihi olduğunu, bu tarihten itibaren primlerini eksiksiz ödeyen davacının primlerinin farklı yerlerde toplandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tespit talep ettiği dönemde Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılabilmesi için tescili ya da prim tevkifatı yapılmasının zorunlu olduğu, davacının ilk tescilinin 19.02.2010 tarihinde yapılmış olması nedeni ile öncesinde Bağ-Kur sigortalı sayılabilmesi için prim tevkifatı yapılması zorunlu olduğu, davacının kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyete dayalı olarak yetiştirilen ürünlerin teslimi sırasında ürün bedelleri üzerinden tevkifatı (prim kesintisi) bulunmadığı anlaşılmakla, davacının 11.09.2002 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasının mümkün olmadığı, Mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.

3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.