WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/9199 E.  ,  2023/11112 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1122 E., 2023/1319 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/341 E., 2021/65 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yargılamanın devamı sırasında vefat eden ...’nun yanında Kasım 1986 tarihinde tekstil atölyesinde bahçeci olarak çalışmaya başladığı, bu çalışmasının 14.02.1992 tarihine kadar aralıksız sürdüğü, ancak davalının davacının bu çalışmasını Kuruma bildirmediği, yalnızca 01.03.1998 tarihli ilk işe giriş bildirgesini vermekle yetindiği, ancak işe giriş bildirgesindeki tarihin bile yanlış olduğu, çünkü davacının Kasım 1986 tarihinde çalışmaya başladığı, yine davacının diğer davalı işveren ...’ in yanında 17.02.1992 tarihinde çalışmaya başladığı, bu işveren yanında da aralıksız olarak Mart 1994 tarihine kadar çalıştığı, bu işverenin ise çok eksik bildirim yaptığı iddiasıyla davacının hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... aleyhine açılan dava tefrik edilerek hakkında açılan davaya işbu dava dosyası üzerinden devam edilmiştir.

II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın 5 yıllık süre içinde açılmadığından hakdüşürücü süre yönünden reddi gerektiği, Kurum kayıtlarının tetkikinde ... kızı Emet, 1966 doğumlu davacının ... sigorta sicil numarası ile sigortalılık kaydının bulunduğunun tespit edildiği, yanında çalışma iddiasında bulunulan ... adına birden fazla tescil kaydı bulunduğu, bu nedenle davacının hangi işyerinde çalıştığını açıklaması gerektiği, diğer davalı ... ’ na ait 838 Sokak No:6/B, ... adresinde kurulu triko imal ve toptan ticaret işyerinin Kurumlarında 01956951.035 sicil numaralı dosyada işlem gördüğü, 01.04.1986 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, 30.10.1988 tarihinde yasa kapsamından çıkarıldığı, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendiren davalar olduğunda iddianın resmi ve yazılı belgeler üzerinden ispatlanması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunmayan davalılar hakkındaki davanın ayrılması gerektiği, davacının davalının yanında Kasım 1986 tarihinden 14.04.1992 tarihine kadar makineci olarak çalıştığını açıkladığı, bu davayı ise 07.10.2015 tarihinde açtığı, davanın hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde açılmadığından hakdüşürücü sürenin geçtiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının davalı iş yeri dosyasından verilen 01.03.1988 tarihli işe girişi gösteren işe giriş bildirgesinin yasal süreden çok sonra 02.05.1989 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal ettiği ancak bordro verilmediği, işyerinin 01.04.1986 - 30.10.1988 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında olduğu, işe giriş bildirgesinin işyerinin kanun kapsamından çıktığı tarihten 6 aydan fazla bir süre sonra Kuruma verildiği, yapılan araştırmalarda davacının verdiği adres bilgisi ile araştırma yapılan adreslerin aynı olup olmadığının tespit edilemediği, 1986/2 - 1988/3 arası dönem bordrolarında tek çalışan sigortalının ... olduğu, başka çalışan ismi bulunmadığı, bordro tanığı olarak dinlenen adı geçenin de davalı ... ’ nun vekili olması nedeni ile tanıklıktan imtina ettiği, diğer yandan davacı ile davalı işveren ...’na ait bu işyerinde beraber çalıştığını beyan eden davacı tanığı ... de her ne kadar ilk defa davacı gibi 01.03.1988 tarihi itibariyle tescil edilmiş ise de, işe giriş bildirgesinin bulunmaması ve hizmet cetvelinde bu işyerinden adına yapılmış çalışma bildirimi olmadığından ifadesine dayanılarak hizmet tespiti yapılmasının mümkün olmadığı, kaldı ki vergi dairesi kayıtlarına göre işyerinin 31.03.1988 tarihinde faaliyetini terk ettiği ve SGK kayıtlarına göre de işyerinin 30.10.1988 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamından çıkarıldığı halde davacı adına sonradan 02.05.1989 tarihli Kurum kayıtlarına intikal eden ilk işe giriş bildirgesinin de (üzerinde 01.03.1988 işe başlama tarihi yazılı olsa bile) geçerli kabul edilemeyeceği, bu nedenle davacının davalı işveren ...’na ait işyerinde geçen çalışma iddiasının her türlü şüpheden uzak delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarına intikal eden işe giriş bildirgesi bulunduğu, tanık beyanları ile sonuca gidilmesinin mümkün olduğu, tanık adına işe giriş bildirgesi verilmemesinin tanık beyanını geçersiz kılmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait işyerinden 01.03.1988 tarihli işe giriş bildirgesinin varlığı karşısında, bildirgeden öncesine dair iddialar yönünden hak düşürücü süre dolmuş ise de, dinlenen tanık anlatımlarından özellikle davacı ile davalı işveren ...'na ait iş yerinde beraber çalıştığını beyan eden ve müfettiş raporuna istinaden 01.03.1988 tarihli işe giriş bildirgesi ile ilk defa davacı gibi 01.03.1988 tarihinde tescil edilen, davalıya ait işyerinden 23.11.1992 - 05.03.1994 tarihleri arasında 137327.35 sicil sayılı Trikotaj imali iş yerinden bildirimleri bulunan tanık ... Gönen'in "kendisinin ...'nun ... iş hanındaki işyerinde 4 sene kadar çalıştığı, sadece girişinin yapıldığı, sigortasının olmadığı, davacının kendisinden 3 ay sonra işe girdiği, tahminen 3-4 ay önce ayrıldığı, davacının makineci olduğu, davacının sigortalarının gösterilmediği, ancak işe giriş var diye bildiği" beyan edildiği, davacının da işe giriş bildirgesinin geç verilmesi nedeniyle Kurumca İPC uygulanarak sigortalılık tesciline esas alınması nedeniyle, davacının ... tarafından 196951.33.01 sicil numaralı işyeri dosyasından verilen 01.03.1988 tarihli işe girişi gösteren ve 02.05.1989 tarih ve 456686 vr. numarası ile Kurum kayıtlarına intikal eden ilk işe giriş bildirgesine istinaden anılan işyerinde bu tarihte çalışmaya başladığının kabul edilmesinin mümkün bulunduğu, vergi kayıtlarına göre ise işverenin işini 31.03.1988 tarihinde terk etmesi nedeniyle, söz konusu işyerinde en azından 01.03.1988 - 31.03.1988 tarihleri arasında asgari ücretle 30 gün çalıştığı, 30 günlük çalışmasının fer'i müdahil Kuruma bildirilmediğini kabul etmek gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı ... Bahçecioğlu adına 196951.35 sicil numarasıyla tescilli işyerinde 01.03.1988 - 31.03.1988 tarihleri arasında hizmet sözleşmesine dayalı olarak, çalışılan dönemde geçerli asgari ücret üzerinden kazançla 30 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının iddia ettiği dönemde çalıştığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, hak düşürücü sürenin geçtiği, kamu düzenine ilişkin davada yeterli ve gerekli araştırma yapılmadığı, yazılı belgenin aksinin eşdeğer bir delille ispatlanabileceği, fiili ve gerçek çalışma olgusunun Mahkemece re'sen inceleme ve araştırma yapılarak hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalılar vekili, davacının beyan ettiği adresin tespit edilemediği, davacının makinacı olduğunu iddia ettiği ve ... koşullarında o tarihlerde tekstil işkolunda makinacı olarak kadın çalışan bulunmadığı, iş yerinin örme makineleri ile triko imalatı yapılan bir atölye olduğu, konfeksiyon iş yerlerindeki gibi makineler bulunmadığı, davacının iddia ettiği çalışma olgusunun fiilen imkansız olduğu, tanıklardan ...nin o tarihte 14 yaşında olduğu, ancak çıraklık kapsamında olabileceği, Kurum kayıtlarına 30.10.1988 tarihinde intikal eden işe giriş bildirgesinin geçerli olamayacağı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalılar murisi nezdinde hizmet akdine dayalı olarak Kasım 1986 - 14.02.1992 tarihleri arasında çalıştığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun 79 uncu maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.