10. Hukuk Dairesi 2023/9039 E. , 2023/10630 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1170 E., 2023/1182 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/266 E., 2023/48 K.
Taraflar arasındaki vazife malüllüğü aylığı istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava idari yargı görev alanına girdiğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacının 25 Kasım 1999 tarihinde erbaş/er olarak askeri birliğe sevk edildiğini, askeri araçla birliğine giderken aracın kaza yapması sonucunda yaralandığını, hastaneye kaldırıldığını, tedavisinde bacağına 50 cm uzunluğunda platin takıldığını, tedavisi devam etmekteyken askerlik hizmet süresinin 24 Kasım 2001 tarihinde terhis edildiğini, davacının ağır travma sonucu maluliyet başvurusunda bulunmadığını, 2013 yılında vazife malullüğü aylığı bağlanması maksadıyla TSK'ya başvuruda bulunduğunu, TSK ile SGK Kurumları arasında yazışmalar yapıldığını, en nihayetinde SGK'ca araç kazası sonrasında askerliğe elverişli değildir raporu alınmadığı ve normal bir şekilde askerlikten terhis edildiği gerekçesiyle kendisine aylık bağlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, davacının herhangi bir raporu bulunmadığı için tekrar başvuruda bulunamadığını ancak araç kazasından kaynaklı geçimini sağlamakta güçlük çektiği gerekçesiyle 08.06.2021 tarihli dilekçesiyle başvuruda bulunduğunu, davacının Milli Savunma Bakanlığınca hastaneye sevk edildiğini, bu sevk üzerine "Askerliğe Elverişli Değildir" raporu verildiğini ve 01.07.2021 tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığı bağlandığını, davacıya 01.10.2008 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğini beyanla vazife malullüğü aylığının 5510 sayılı Kanun'un 97/1 hükmünün yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden itibaren bağlanması gerektiği ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL olmak üzere 01.10.2008-01.07.2021 tarihleri arasındaki maluliyet aylıklarının, ay ay ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte Kurumca ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hak düşürücü süre gibi ilk itirazlarının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce 5434 sayılı Yasa kapsamında çalışması bulunan davacının, 25/11/1999 tarihinde askere er olarak sevk edildiği sırada geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu 5434 sayılı Yasa kapsamında vazife malulü olup, geriye dönük aylıklarının ödenmesi hususunda, 5510 sayılı Kanunun uygulama yeri bulunmamakta olup, buna göre 5510 sayılı Kanunun 101. madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli olmadığından, idari yargının görevli olduğu, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın dava şartları başlıklı 114/1-b maddesinde yargı yolunun caiz olmamasının dava şartı olarak öngörüldüğü, mahkememizce yapılan tespite göre, davada idari yargı görevli olup, mahkememiz görevsiz olduğundan dava şartının noksan olduğu, HMK 115/1 maddesi gereği dava şartı noksanlığı mahkemece ve her aşamada kendiliğinden araştırılıp 115/2 maddesi gereği dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddi gerekeceğinin belirtilmesi karşısında" dava idari yargının görev alanına girdiğinden mahkememizin görevsizliğine,6100 sayılı HMK 114/1-b maddesine göre, yargı yolunun caiz olmaması dava şartı olup, HMK 115/2 maddesi gereği dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde:davanın görevsizlik gerekçesiyle usulden reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, görevsizlik nedeniyle usulden reddedilen davada bu aşamada davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılarak, davalı lehine yargılama giderine (vekalet ücretine) hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "somut olayda; askerlik görevini yapmakta olan davacının Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı emrine sevk edildiği ve 25.11.1999 tarihinde içinde bulunduğu konvoyun geçirdiği trafik kazasında yaralandığı, davacının askerlik görevini yerine getirdiği sırada meydana gelen olayda vazife malullüğüne ilişkin hükümlerin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesinin atıfta bulunduğu 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerektiğinden ve uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği anlaşıldığından Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı dikkate alınarak (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 24.12.2018 tarih, 2018/4329 Esas ve 2018/11036 Karar sayılı kararı)" istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, askerlik görevini yapmakta iken geçirdiği kazada yaralanan davacıya 01.10.2008 tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığı bağlanması ve 01.10.2008-01.07.2021 tarihleri arasındaki aylıkların yasal faizi ile Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, davacının askerlik görevine ilişkin bilgi, belgeler, Kurum kayıtları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!