WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/902 E.  ,  2024/4958 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/160 E., 2022/262 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında iş kazasından kaynaklanan tazminat istemi davasında Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyularak yapılan inceleme neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar ve davalı vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'in davalıya ait işyerinde satış yöneticisi olarak çalışmakta iken, 11.04.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle vefat ettiğini, iş kazasının, murisin davalıya ait aracıyla görev icabı il dışında olduğu tarihte meydana geldiğini, kaza sonucu düzenlenen trafik tutanağının genel ifadelerle düzenlendiğini, tüm kusurun müteveffaya ait olamayacağını, işveren tarafından tahsis edilen aracın bakımlarının eksik yapıldığını, bu nedenle davalı işverenin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu, müteveffanın ölümü üzerine eşi ve çocuğunun destekten yoksun kaldığını, müteveffanın ölümüyle mirasçı davacıların tarifi mümkün olmayan acı ve elem duyduklarını belirterek; davacılardan eş ... için 60.000,00 TL, çocuk A. ..... için 20.000,00 TL, çocuk ... için 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın tamamen müteveffanın kusurundan kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini verilmesini talep etmiştir.

III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI
A) İlk Mahkeme Kararı
Mahkemenin 21.05.2015 tarih ve 2012/915 E.- 2015/869 K. sayılı kararında özetle; tüm dosya kapsamından; davacıların murisi ...'in davalıya ait işyerinde satış yöneticisi olarak çalışmakta iken, 11.04.2012 tarihinde kendi sevk ve idaresindeki .....palakalı araç ile Mardin istikametinden Diyarbakır istikametine doğru seyir halinde iken yol dışına çıkarak ağaca çarpıp takla atarak geçirdiği trafik iş kazası nedeniyle vefat ettiği, dosyaya ibraz edilen 16.06.2014 ve 30.10.2014 tarihli raporlar ile meydana gelen kazada davacıların murisi ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun, davalıya kusur izafe edilemeyeceğinin tespit edildiği bu itibarla davanın reddine karar verilmiştir.

B) İlk Bozma Kararı
Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 15.02.2016 tarih ve 2015/21770 E.- 2016/1862 K. sayılı ilamıyla "Somut olayda, zararlandırıcı olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin öngördüğü koşullar göz önünde tutularak konusunda uzman iş güvenliği ve trafik uzmanlarından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine dosyanın incelettirilerek tarafların kusur ve sorumluluklarının belirlenmesi ve davacı tarafın itirazlarını karşılar mahiyette, sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz raporu hükme esas alarak karar verilmesinin doğru olmadığı" belirtilerek karar bozulmuştur.

C) İkinci Mahkeme Kararı
Bozma kararına uyan Mahkemece verilen 04.10.2017 tarih ve 2017/650 E.- 2017/400 K. sayılı ilamında özetle; Yargıtay bozma ilamı sonrası, dava dosyası aralarında iş güvenliği uzmanı ve trafik bilirkişilerinden oluşan heyete tevdi edilmiştir. Dosyaya sunulan 26.04.2017 tarihli kusur raporunda; davaya dayanak yapılan 11.04.2012 tarihli kazanın meydana gelmesinde, davacıların murisi ... ...'in %100 tam ve asli kusurlu olduğunun rapor edildiği, davalı firmaya herhangi bir kusur izate edilmediği ve kusursuz bulunduğu, dosyadaki mevcut önceki kusur raporlarının da aynı doğrultuda olduğu meydana gelen kazada tam kusurlu olan müteveffanın mirasçıları olan davacıların tazminat talepleri yerinde olmadığından davanın tümden ve esastan reddine karar verilmiştir.

D) İkinci Bozma Kararı
Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 25.12.2018 tarih ve 2017/6168 E. - 2018/9674 K. sayılı ilamıyla " davalı işverenin kazanın gerçekleştiği aracın yıpranan lastiklerinin değiştirildiğini usulüne uygun ispat edememiş olması nedeniyle, konusunda uzman iş güvenliği ve trafik uzmanlarından oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetince bu husus değerlendirilerek dosyanın incelettirilmesi ve işverenin kusurlu olduğunun gözetilmesi, tarafların kusur ve sorumluluklarının buna göre belirlenmesi gerekirken, bozma kararı içeriğine uygun düşmeyen kusur raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" belirtilerek karar bozulmuştur.

E) Üçüncü Mahkeme Kararı
Bozma kararına uyan Mahkemece verilen 07.06.2021 tarih ve 2019/78 E.- 2021/239 K. sayılı ilamında özetle; davalı işverenin %30 davacılar desteğinin ise %70 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davacı ... için 18.000,00 TL, davacılar ... ve ... yönünden 6.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. SON BOZMA KARARI ÜZERİNE VERİLEN KARAR
Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve numarası yazılı kararda özetle; "Somut olayda, davacılar murisi sigortalı ...’in davalı şirkette satış sorumlusu olarak çalışmaktayken kullanmakta olduğu iş aracının bakımlarının yapılmamış olması nedeniyle aracın arka lastiklerinin yol tutuşun azalması sonucu yoldan çıkıp ağaca çarpması neticesinde vefat ettiği, iş kazasının gerçekleşmesinde işverenin %30, sigortalı ... işçinin %70 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, geriye davacılar olan eşi ile çocuklarının kaldığı, davacıların duyduğu ızdırap ve elemi kısmen dindirmek amacıyla iş kazası tarihi, iş kazasının gerçekleşme biçimi, kusur oranları, davacıların sosyal ve ekonomik durumu, ülkenin ekonomik koşulları, davalı işverenin mali durumu, paranın satın alma gücü, davacıların kaza tarihindeki yaşları, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranı, 22.06.1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtilen ilkeler ve hak nesafet kuralları göz önüne alındığından manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilerek, davacı ... için 30.000,00 TL, davacılar ... ve ... yönünden 15.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; aracın iki lastiğinin değişmesi gerektiği, fren balata temizliği yapılmadığı sabit olmasına karşın müvekkilleri murisine ağır kusur verilmesinin hatalı olduğunu işverene %30’dan fazla kusur verilmesi gerektiğini, dava dilekçesindeki toplam manevi tazminat talebi olan 100.000,00 TL'nin dönemin şartlarına göre talep edildiğini, Mahkemece manevi tazminata hükmedilirken günümüz ekonomik koşulları göz önünde bulundurulduğunda dava dilekçesinde talep edilen miktarın çok düşük kaldığının gözetilmediğini, vekalet ücretinin önceki kararda ayrı ayrı hükmedilmesinin bozma sebebi yapılmadığından her bir müvekkili için ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin usuli kazanılmış hak oluşturduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; işçi lehine yorum ilkesinin işverenin hakkını zedeleyecek nitelikte dikkate alındığnı kazanın sebebinin aracın lastikleri değil sigortalının aracı hızlı sürmesi olduğunun gözetilmediğini, olay yerinde lazanın lastiklerden kaynaklı olduğuna dair bir tespit olmadığını ve lastik izi tespit edilmediğini, olay günü gece yola çıkması konusunda sigortalıya verilmiş bir talimat olmadığını aracın sigortalıya zimmetli olduğunu ve bakımıyla kendisinin ilgilendiğini, aracın 1 yıllık olduğu ve olay yerinde fren izine rastlanmadığı araçta teknik aksaklık olmadığının sabit olduğunu, sigortalının aracı hız kurallarına aykırı kullanması ve havanın yağmurlu olması nedeniyle kaydırması ile illiyet bağının kesildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının eş ve çocuklarının manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesi" açısından 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’un 427 ilâ 444 üncü maddeleri, "Tazminat alacaklarının belirlenmesi ve sorumluluk" açısından kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 417 ve 114 üncü maddeleri ile giderek aynı Kanun'un 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" açısından iş kazası tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, "Usuli kazanılmış haklar" açısından 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, kusur oran ve aidiyetleri ile manevi tazminat miktarlarının dosya içeriği ile dairemizce belirlenen ilkelere uygun olması gözetilerek, davacılar ve davalı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar ve davalı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle mahkeme kararının ONANMASINA,

2. Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,

3. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,

07.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.