WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/8870 E.  ,  2023/10955 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/794 E., 2023/934 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/262 E., 2022/509 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait Elektrik Otomasyon ünvanlı işyerinde 21.04.2014-13.10.2016 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını, davalı tarafından son iki ay hariç sigortasının yapılmadığını belirterek, davacının 21.04.2014-13.10.2016 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı müvekkiline ait işyerinde 12.08.2016-08.10.2016 tarihleri arasında çalıştığını, davacının iddialarının yersiz olduğunu, çalıştığı sürenin Kuruma bildirildiğini beyanla, davanın reddini istemiştir.

2.Fer'i müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait işyerinde 12.08.2016-08.10.2016 tarihleri arasındaki çalışmasının mevcut olduğunu, Kurum kayıtlarında davalı yanında başkaca herhangi bir çalışmasının gözükmediğini, Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davasının kabulü ile
Davacının 29.12.2015-01.08.2016 tarihleri arasında davalı adına Libya’da geçici görevli olarak;
21.04.2014-30.04.2014 döneminde 10 gün,
01.05.2014-31.12.2014 döneminde 240 gün ( 8 ay)
01.01.2015-31.12.2015 döneminde 360 gün (12 ay)
01.01.2016-31.07.2016 döneminde 210 gün (7 ay)
01.08.2016-11.08.2016 döneminde 10 gün,
01.10.2016-08.10.2016 döneminde 8 gün, olmak üzere toplam 838 gün hizmet akdi ile asgari ücreti üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından davada yargılama boyunca sayısız tanık dinlendiğini, tanıkların büyük bir çoğunluğunun müvekkiline ait işyeri bünyesinde çalışması olmadığını beyan ettiklerini, müvekkiline ait işyerinde çalışması dahi olmayan tanıkların beyanı ile tamamen kamu düzeni ile ilgili bir konuda hüküm tesis edilmesinin kanuna ve Yargıtayın emsal kararlarına açıkça aykırı olduğunu, bordro tanıkları ve komşu işyeri tanık beyanları ile davacının çalışdığı iddiasının asılsız çıktığını, Mahkemenin rapora itirazlarını dikkate almadan bilirkişi raporunun sonuç kısmı ile hüküm kurduğunu, söz konusu raporun dikkate alınarak hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin yerel çapta bir esnaf olduğunu, kurumsal firma veya şirket kuruluşu olmadığını, yurt dışından herhangi bir iş almadığını ve ticari ilişki gerçekleştirmediğini, müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesi talep edilmiş olmasına rağmen Yerel Mahkemenin taleplerini kabul etmediklerini, vergi kayıtları incelendiği zaman böyle bir ticari ilişki gerçekleştirmediğinin ispatlanacağını, Mahkemece kabul edilen tarihin tespiti hakkında dosya kapsamında tek bir beyan dahi olmadığını, davacının çalışma olgusundan uzak olduğunun açık olduğunu, davacının hizmet dökümünün incelenmesinin yeterli olacağını, dosya kapsamında dinlenen tanıkların müvekkiline ait işyerinde fiili çalışmasının olmadığının beyanlar ile sabit olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının fiili çalışmasının ispatlanamadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aleyhe yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin müvekkili kuruma yüklenilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, davanın açılmasına müvekkili kurumun sebebiyet vermediğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda, davacının, 30.06.2012 tarihine kadar çeşitli işyerlerinde sigortalı çalışması bulunduğu, davalıya ait işyerinde 12.08.2016-Eylül-2016 sonu arası sigortalı çalışması dışında dava edilen dönem itibarıyle sigortalı çalışmasının gözükmediği, 1144082 numaralı davalıya ait işyerine ait dönem bordrolarının gönderildiği, davacının dava edilen dönem iki kez yurt dışına iki ayı aşmayan şekilde çıkıp yeniden girdiği, üçüncü kez 29.12.2015 tarihinde çıkıp 01.08.2016 tarihinde girdiği, bordro tanıklarının dinlendiği, kaldırma kararları sonrasında davalı işverenin mal satın aldığı şirketlerden gelen irsaliye kayıtlarında davacının mal teslim aldığına dair belgelerdeki teslim eden olarak kayıtlı olan kişilerin dinlendiği, bordro tanığı olan ... ile işveren ...'in yurtdışı giriş ve çıkış kayıtlarının celp edildiği, 29.12.2015 tarihinde ... ile davacının hangi ülkeye gittikleri 01.08.2016 tarihinde ... ile davacının hangi ülkeden giriş yaptıklarına ilişkin emniyet müdürlüğü ve pasaport kayıtlarının getirtildiği anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamından, davalı işverenin mal satın aldığı şirketlerden gelen irsaliye faturalarındaki teslim eden olarak imzası bulanan kişilerin mahkemedeki beyanları, davacının işvereni ve bordro tanığı ile yurtdışına giriş ve çıkış kayıtları, davalı işyerindeki sigortalı bildirimleri,, davacının yaptığı işler nazara alındığında mahkeme kararında isabetsizlik olmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı " gerekçesi ile istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 21.04.2014-13.10.2016 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79 uncu, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, yurt dışı çıkış kayıtları, imzalı irsaliyeler, tanık beyanları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.