WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/8835 E.  ,  2023/8159 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının ... adresinde davalıya ait iş yerinde 16.09.2008 - 26.09.2013 tarihleri arasında makineci olarak çalıştığını, çalışmalarının Kuruma bildirilmemiş olduğunu belirterek 15.09.2008 - 26.09.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerindeki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline ait işyerinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının incelemesinde dava konusu taleplerinin tam aksi bir tarih söyleyerek inceleme tutanağı imzaladığını, davacının imzasını taşıyan tutanaklarda davacının huzurdaki davanın gerçek dışı beyanlar ile açıldığını ikrar ettiğini, davacının davayı açma sebebinin müvekkili üzerinden çalışmadığı sürelere ilişkin sigorta primlerini ödetmek ve bu suretle emeklilik işlemleri için kendisine gerekli olan prim günlerini doldurmak olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ... İş Mahkemelerinde açılması gerektiğini, hak düşürücü süre bakımından davanın reddi gerektiğini, davacının çalışmaları bakımından kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının iddialarını kurum kayıtlarına eşdeğer belgelerle kanıtlaması gerektiğini, çalışma iddialarının salt tanık anlatımlarıyla kanıtlanamayacağını, işyerinin varlığının, işyerinin 506 sayılı Kanun kapsamına girip girmediğinin araştırılması, tespiti talep edilen döneme ilişkin davalı işverene ait işyeri kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, davacının işyerinde devamlı hizmet akdi ile davalı işverene bağlı olarak fiilen çalışmış olduğunun tanık beyanları dışında resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile ispatlaması gerektiğini, Kurum resmi kayıtlarının incelenerek sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiğini beyan edip davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2020 tarihli ve 2013/649 E., 2020/153 K. sayılı kararıyla; "1)Açılan davanın kısmen kabulü ile, davacı ...'in davalı Kadriye Ateş unvanlı 1161204.34.27 iş yeri sicil numaralı davalı işyerinde;
- 15.09.2008-31.12.2008 tarihleri arasında 106 gün ve günlük 21,29.-TL kazançla,
- 01.01.2009-30.06.2009 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 22,20.-TL kazançla,
- 01.07.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 23,10.-TL kazançla,
- 01.01.2010-30.06.2010 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 24,30.-TL kazançla,
- 01.07.2010-31.12.2010 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 25,35.-TL kazançla,
- 01.01.2011-30.06.2011 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 26,55.-TL kazançla,
- 01.07.2011-31.12.2011 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 27,90.-TL kazançla,
- 01.01.2012-30.06.2012 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 29,55.-TL kazançla,
- 01.07.2012-31.12.2012 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 31,35.-TL kazançla,
- 01.01.2013-30.06.2013 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 32,62.-TL kazançla,
- 01.07.2013-09.07.2013 tarihleri arasında 8 gün ve günlük 34,05.-TL kazançla olmak üzere; toplamda 1.734 gün daha sigortalı olarak çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,

2)Davacının davalı iş yerinden Kuruma bildirimi yapılmış olan 10.07.2013 - 05.09.2013 tarihleri arası çalışmalarının tespitinde hukuki yarar bulunmadığından, söz konusu işbu tarihler yönünden davacının talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, "dair karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli ve 2021/1170 E., 2021/1032 K., sayılı kararıyla; somut olayda; davalı işyerinde bir kısım tanıkların uzun süre Kuruma bildirim yapılmaksızın çalıştığı ve davacı çalışmasının, elden ödeme ve sigortasız işçi çalıştırma hususunu beyan ettikleri, İş Kur, Vergi Dairesi ve SGK kayıt ve denetmen raporunda davalı işyerinde sigortasız işçi çalıştırıldığının tespit edildiği dosyadan anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, denetim tutanaklarından sigortasız ve kaçak işçi çalıştırmanın işyeri uygulaması dahilinde olduğu, dinlenilen tanıklardan ağırlıklı olarak çalışması kayıtlarda bulunanların davalı işverenle akrabalık bağları belirtilen tanıkların tevil yollu anlatımları, tüm dosya kapsamı ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu dönemde hüküm altına alınan dönemde davacının çalışmalarının subut bulduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekili ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin, 20.05.2022 tarihli ve 2022/4414 E., 2022/7438 K. sayılı kararıyla; "1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenleriyle kanunun açık hükmüne aykırı görülen sebeplere göre; davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,

3. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait 1161204.34.27 sicil numaralı işyerinde 15.09.2008 - 05.09.2013 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine, bildirimi yapılan günlerin tespitinde hukuki yarar yokuluğundan reddine dair karar verilmiş ise de verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

Eldeki davada; 26.08.2013 tarihinde Kurum tarafından davalı işyerinde yapılan yerel denetimde düzenlenen tutanakta davacının 01.10.2010 de işe başladığına dair beyan ve imzasının bulunduğu tespit edilmiştir. Mahkemece; yerel denetim tutanağının aksinin ispatlanmasının eş değer belge ile mümkün olduğu dikkate alınmadan yalnızca tanık beyanı esas alınarak yazılı şeklide hüküm kurulması hatalı olup, tutanaktaki tarihin başlangıç tarihi olarak alınması gerektiği gözetilerek karar verilmelidir." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşüm süresi işlemeye başlamadan yasal süre içerisinde açıldığı, davalı işyerinin 506 sayılı Kanun kapsamına alınıp halen faal olduğu, dosya arasına celp edilen tüm deliller ile tanık beyanlarına itibar edilerek davacının çalışmasının fiili ve gerçek olduğu kanısına varılmış; Yargıtay ilamı doğrultusunda; 26.08.2013 tarihinde Kurum tarafından davalı işyerinde yapılan yerel denetimde düzenlenen tutanakta davacının 01.10.2010 da işe başladığına dair beyan ve imzasının bulunduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamında yerel denetim tutanağının aksinin ispatlanmasının eş değer belge bulunmadığından tutanaktaki tarihin başlangıç tarihi olarak alınması gerektiği anlaşılmış olup; aşağıdaki şekilde davacının çalıştığı süreler ayrıntılı kalemler halinde tespit edilmiş olup; davacının davalı iş yerinden kuruma bildirimi yapılmış olan 10.07.2013 - 05.09.2013 tarihleri arası çalışmalarının tespitinde hukuki yarar bulunmadığından, söz konusu işbu tarihler yönünden de davacının talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış olup;

1-) Davanın kısmen kabulüne, davacı ...'in davalı Kadriye Ateş unvanlı 1161204.34.27 iş yeri sicil numaralı davalı işyerinde; 01.10.2010-31.12.2010 tarihleri arasında 92 gün ve günlük 25,35.-TL kazançla,
- 01.01.2011-30.06.2011 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 26,55.-TL kazançla,
- 01.07.2011-31.12.2011 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 27,90.-TL kazançla,
- 01.01.2012-30.06.2012 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 29,55.-TL kazançla,
- 01.07.2012-31.12.2012 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 31,35.-TL kazançla,
- 01.01.2013-30.06.2013 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 32,62.-TL kazançla,
- 01.07.2013-09.07.2013 tarihleri arasında 8 gün ve günlük 34,05.-TL kazançla sigortalı olarak çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,

2-)Davacının davalı iş yerinden kuruma bildirimi yapılmış olan 10.07.2013 - 05.09.2013 tarihleri arası çalışmalarının tespitinde hukuki yarar bulunmadığından, söz konusu işbu tarihler yönünden davacının talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın kamu davası olup, söz konusu karar tesis edilirken Yargıtayın kararlılık kazanan son uygulamaları ışığında gerekli kanıtlar toplanmaksızın eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporu esas alınarak verilen ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla;davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

14.092023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.