10. Hukuk Dairesi 2023/883 E. , 2024/1406 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/279 E., 2022/2360 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/171 E., 2021/164 K.
Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı, davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti, ... ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ... İnş. Ltd. Şti, ... ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 01.01.1990-22.03.2013 tarihleri arasında davalılar yanında çalışmış olduğunu, davacının çalışmalarında çalışmalarının ve kazançlarının Kuruma eksik bildirilmiş olduğunu, Kurum kayıtlarında işe başlama tarihinin 04.10.1990 tarihi olarak görüldüğünü, davacının 2008 yılından beridir ücretinin 2.300 TL olduğunu, ücretlerinin bir kısmının banka üzerinden bir kısmının elden ödendiğini ileri sürerek davacının fiili çalışmasının başlangıç tarihinin 01.01.1990 tarihi olarak tespiti ile kazançlarının gerçek ücreti üzerinden tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 21.05.2013 tarihli celsesinde talep sonucunu açıklığa kavuşturarak; taleplerinin davacının davalılar nezdinde 01.01.1990 tarihinden akdin feshi tarihi olan 22.03.2013 tarihine kadar kesintisiz olarak hizmet akdi ile çalıştığının tespiti ile prime esas kazançların tespiti talebine yönelik olduğunu, davacının aylık son aldığı net ücretin 2.300 TL olduğunu, diğer prime esas kazançlarınını buna göre hesaplanmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davacı vekili 02..11.2016 tarihli dilekçesi ile talep sonucunu açıklığa kavuşturarak; müvekkilinin 1 Ocak 1990- 25 Mart 2013 tarihleri arasında fiili ve aralıksız davalılar ve dahili davalı nezdinde çalıştığının ve prime esas kazancının tespitini talep ettiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmalarının ve kazançlarının Kuruma bildirildiği kadar olduğunu, davacının kazançlarının imzalı ücret bordroları ve banka kayıtları ile sabit olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ... Böylelikle dosya kapsamındaki belgeler ve tanık beyanları dikkate alındığında davacının tespiti mümkün hizmet süreleri olduğu ancak ücret iddiasını yazılı belgelerle ispatlayamadığı, davacının 01.01.1991-25.03.2013 tarihleri arasında davalı işyerlerinde ve davalı işyerleri ile arasında organik bağ ilişkisi olan dahili davalı işyerinde kesintisiz olarak asgari ücretle çalıştığı kanaatine varılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanılan deliller, dinlenilen tanıklar, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerleri ve davalı işyerleri ile arasında organik bağ ilişkisi olan dahili davalı işyerinden Kuruma bildirilen çalışmaları dışında; Hasan Hüseyin Pelivanlar ünvanlı işyerinden Kuruma bildirilenler dışında tarih aralıkları, günleri ve kazançları hüküm kısmında belirtildiği üzere 33 gün daha, ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti ünvanlı işyerinden Kuruma bildirilenler dışında tarih aralıkları, günleri ve kazançları hüküm kısmında belirtildiği üzere 21 gün daha, .... İnş. San. Tic. Ltd. Şti ünvanlı işyerine ait .... sicil numaralı işyerinden Kuruma bildirilenler dışında tarih aralıkları, günleri ve kazançları hüküm kısmında belirtildiği üzere 120 gün daha olmak üzere toplam 174 gün daha çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti, ... ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davacının kooperatif üyeliği ve ödeme yaptığı senetlerle kazancının ve harcamasının ispatlandığını, ibranamelerin irade fesadıyla malul olduğunun dikkate alınmadığını, Sayıştay SGK 2012 Denetim Raporu getirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalılar ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... vekili, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, fiili çalışmanın ispat edilemediğini, davalılar ile dava dışı .... İnşaat San. Tic. ve Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunmadığını, şirket kurucularının, adreslerinin ve faaliyet konularının aynı olması, şirketlerin aynı gruba ait olmasının organik bağın varlığının tespiti için yeterli olmadığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı Kurum vekili, davacının davanın ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.' ye ihbarını talep ettiğini, davaya dahil edilmeyen ihbar olunan şirket hakkında hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı oldiuğunu, fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, dava açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi ve davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacının bir dönem hizmetinin bildirildiği ve işveren sıfatını haiz olan....İnş. San. Tic. Ltd. Şti unvanlı işyerine husumetin yöneltilmesi gerektiği ve davalılarla arasında organik bağ bulunduğu belirgindir. Kamu düzenine ilişkin ve resen araştırma ilkesinin uygulandığı eldeki davada, mahkemece davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmesi yerindedir.
Kurum 11.09.2014 tarihinden itibaren açılan hizmet tespiti davalarında fer'i müdahil ise de eldeki hizmet tespiti davası 28.03.2013 günü açıldığından, Kurumun karar başlığında davalı olarak gösterilmesi ve aleyhe yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetlidir.
Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında, dinlenen bordro tanıklarının birbiriyle uyumlu beyanlarından davacının davalı iş yerlerinde kesintisiz çalıştığı, prime esas kazancın asgari ücretin üzerinde olduğu iddiasının ispat edilemediği kabul edilerek hüküm kurulmasının yerinde olduğu anlaşılmakla; istinaf başvurusunda bulunan taraf ve istinaf sebepleri de gözetilerek yapılan istinaf incelemesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalılar vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı .... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti, ... ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime Esas Ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime Esas Kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1. fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayıl Kanun'un 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde, senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
3. Değerlendirme
1)Eldeki dava, davacının, davalı işyerinde çalıştığı sürelerin ve prime esas kazancının tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece prime esas kazanç tespitine ilişkin olarak verilen karar yerinde ise de davalı .... Ltd. Şti. hakkında mükerrer hizmet tespitine yönelik olarak verilen kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacıya ait hizmet döküm cetveli incelendiğinde davacının, davalılardan ....Ltd. Şti. nezdinde 2004 yılı 1 inci döneminde 120 gün sigorta bildirimi bulunduğu halde yapılan yargılama neticesinde aynı dönem için (2004/1-4. ayları) ayda 30 gün üzerinden hizmet tespitine karar verilmesi hatalı olup söz konusu husus açıklığa kavuşturularak varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!