WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/881 E.  ,  2024/7884 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1910 E., 2022/1384 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/7 E., 2022/266 K.

Taraflar arasında iş kazasından tazminat istemine ilişkin dava neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvursunun kabulü ile yeniden esas hakkında davanın kabulüne kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili 01.05.2002 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... Gıdacılar Toplu Konut Kooperatifine ait inşaatta beden işçisi olarak çalışırken, 03.04.2000 tarihinde ikinci katın asansör boşluğundan zemin kata düşmesi sonucu ayaklarının kırıldığı, müvekkilin kazanın olduğu tarihten itibaren çalışmadığı için maddi ve manevi zarara uğradığı, bu kapsamda 3.000,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi zararın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılamanın devamında 22.07.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 168.343,24 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekilinin 16.05.2002 tarihli cevap dilekçesinde; davacının (Tasfiye Halinde) SS ... Gıdacılar Toplu İşyeri Kooperatifine ait inşaatta çalışırken; kendi dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu kaza geçirdiğini, müvekkili ...'in de aynı inşaatta işçi olarak çalıştığını, işveren olmadığını, davanın işverenin de SS ... Gıdacılar Toplu İş yeri Kooperatifi Başkanlığına açılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Yargılamanın devamında ...'in vefatı nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilmişler mirasçıların kendilerini vekille temsil ettirdikleri görülmüştür.

2. Davalı ... vekilinin 22.05.2002 tarihli cevap dilekçesinde; davacının, taşeron ...'in işçisi olduğunu, onu işe alan, ücretini ödeyenin davalı ... olduğunu, asıl işvereninde (Tasfiye Halinde) SS ... Gıdacılar Toplu İş yeri Kooperatifi Başkanlığının olduğunu, kaza ile davacının herhangi bir iş gücü kaybının olmadığı, malül kalmayan davacının maddi ve manevi tazminat isteminin yasal dayanaktan yoksun olduğu, olayda müvekkili ...' a atfı kabil bir kusuru olmadığı belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; meydana gelen iş kazasında; işveren ... Gıdacılar Toplu İşyeri Yapı Kooperatifinin %50, taşeron ...'in %20, davacı ...'in %25 ve ...'ın %5 oranında kusurlu olduğu, Yargıtay denetiminden geçerek onanan Konya 4. İş Mahkemesinin 2015/151Esas sayılı dosyasında davalının iş göremezlik oranının %34,2 olarak tespit edildiği, alınan 05.04.2022 havale tarihli hesap raporunda, davacının geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararın 383,49 TL, sürekli iş göremezlik dönemi maddi zararının 167.959,75 TL olarak hesaplandığı, davanın 05.05.2022 tarihinde ıslah edildiği, davanın kısmi dava olarak açılması nedeni ile davalıların ıslaha karşı zamanaşımı def'i kabul edilerek maddi ve manevi tazminat taleplerinin dava dilekçesindeki miktarlar üzerinden kabulüne karar verildiği açıklanarak davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 3.000,00 TL maddi tazminat ile manevi tazminat talebinin tam kabulü ile 3.000 TL manevi tazminatın 03.04.2000 kaza tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan ... mirasçıları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslahla artırılan tutarın zamanaşımına uğramadığını, müvekkilinin iş göremezlik oranının sürekli iş göremezlik oranının tespitine dair Konya 4. İş Mahkemesinin 2019/161 Esas, 2020/146 Karar sayılı kararının Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 23.02.2021 tarihli onanması ile kesinleştiğini, ayrıca müvekkiline davaya konu kazada atfedilen %25 kusur oranını da kabul etmediklerini, kazanın meydana geldiği alanda asansör boşluğunun etrafında herhangi bir korkuluk, bariyer v.s. olmadığını, iş kazalarını engellemek adına konulması gereken uyarı levhaları ikazların da bulunmadığını, davacının alınmayan güvenlik tedbirleri sebebiyle düştüğünü, meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, Mahkemece, geciken yargılamanın, geciken bilirkişi raporlarının, adli tıp raporlarının, geciken SGK soruşturmalarının bedelinin vahim bir kazada %34,2 oranında malul kalan ve bunun için tam 22 yıldır hukuk mücadelesi veren davacı müvekkiline ödetildiğini, Mahkeme kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, davalı ...'in çalışanı olmadığını, davacının işvereninin (Tasfiye Halinde) S.S. ... Gıdacılar Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi olduğunu, müvekkili ile davacı arasında kurulmuş "iş sözleşmesi" olmadığını, müvekkilininde kooperatife ait inşaatta sıva ustası olarak çalıştığını, Mahkeme tarafından itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın müvekkil yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Mahkeme tarafından müvekkil ...'in hukuki statüsüne ilişkin hiçbir analiz ve değerlendirme yapılmayan hatalı kusur bilirkişisi raporu doğrultusunda karar verilmesinin hatalı olduğunu, olayın davacının kendi dikkatsiz ve özensiz davranışlarının neticesinde meydana geldiği sabitken kaza ile illiyet bağı olmayan arızalardan müvekkiline kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, müvekkilinin işveren, asıl işveren gibi sıfatları bulunmaması karşısında müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, davacının meslekte kazanma gücü kaybından dolayı maddi zararının bulunmadığını, davacının kazadan sonra çalışmaya devam ettiğini, davacının maluliyet oranı usulüne uygun şekilde tespit edilemediğini davanın tamamen reddine karar verilmesi yönünden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden; Mahkemece inşaat bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 05.10.2003 tarihli raporda; dava dışı işveren ... Gıdacılar Toplu İşyeri Yapı Kooperatifinin %50 oranında, davalı taşeron ...'in %20 oranında, kazazede davacı ...'in %25 oranında, ceza yargılamasında ceza alan davalı ...'ın %5 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olup 07.04.2005 tarihli celse de; taraf vekillerinin alınan rapor doğrultusunda kusur durumunun kesinleştirilmesini istemeleri üzerine; Mahkemece aynı celse 05.10.2003 tarihli kusur raporu doğrultusunda; dava dışı işveren ... Gıdacılar Toplu İşyeri Yapı Kooperatifinin %50 oranında, davalı taşeron ...'in %20 oranında, kazazede davacı ...'in %25 oranında, ceza yargılamasında ceza alan davalı ...'ın %5 oranında kusurlu olduğu kesinleştirilmiştir. Buna göre taraf vekillerinin kusur oranına yönelik istinaf başvurusu yerinde bulunmadığını,
Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden; davacı işçinin 03.04.2000 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde yaralanmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından düzenlenen 27.06.2008 onay tarihli meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit formunda ve 28.11.2008 tarih 85/4532 sayılı Yüksek Sağlık Kurulu kararında davacının sürekli iş göremezlik oranı %17.2 olarak belirlenmiş, kontrol muayene kaydının gerekli olmadığı belirtilmiştir. Yargılama sırasında %17.2 maluliyet oranına itiraz edilmesi üzerine alınan 14.09.2012 tarihli Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi raporu ve 19.06.2014 tarihli Adli Tıp Genel Kurulu raporu ile davacının E cetveline göre %34,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı bildirilmiştir. Davacı tarafından yargılama devam ederken iş göremezlik oranının belirlenmesi için ayrı bir tespit davası açılmış, iş bu dosya yönünden bekletici mesele yapılmıştır. Davacı tarafından 01.05.2002 tarihinde açılan tazminat davasında, maluliyet oranının tespiti amacıyla açılan bir diğer dosyanın bekletici mesele yapılması neticesinde, davacı kesin bir şekilde maluliyet oranını öğrenemediği için talep edebileceği tazminat miktarını tespit dosyası kesinleşinceye kadar öğrenememiştir. Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi iş kazasından dolayı talep ettiği maddi tazminatın sınırlarının belirlenmesi için gerekli olup, bu oranı bilmeden talep edebileceği maddi tazminatı bilmesi beklenemez. Bu durumda Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından maluliyet oranının tespitine dair dosyanın onanarak kesinleştiği 23.02.2021 tarihinde davacının zararının kesin şekilde belli olduğu kabul edilmeli ve zamanaşımının meslekte kazanma gücü kaybı oranının kesin şekilde belirlenmesinden sonra hesaplanması gerekmektedir. Bu nedenlerle davacının 05.05.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talep ettiği maddi tazminatları zamanaşımına uğramadığından Mahkemece zamanaşımının başlangıç tarihinin olay tarihi olduğu ve davacının ıslah dilekçesiyle talep ettiği maddi tazminatlarının zamanaşımına uğradığından bahisle karar verilmesi hatalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.07.2020 tarih 2017/21-1593-2020/535 EK sayılı ilamıda bu yöndedir. Bu durumda davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu belirtilerek;

I-Davalı ... mirasçıları vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine,

II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının ...nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına; davanın kabulü ile 168.343,24 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.04.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı sürekli iş göremezlik oranında değişen ve gelişen bir durum olmadığının tespit edilmiş olması karşısında ve ıslah tarihi itibariyle BK 125 inci maddesinde belirtilen olay tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımından fazla 22 yıllık bir süre geçmiş olmasına, ıslahın zamanaşımından reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde olmuşken Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararı ortadan kaldıran kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı sürekli iş göremezlik oranında değişen ve gelişen bir durum olmadığının tespit edilmiş olması karşısında, ıslahın zamanaşımına uğradığını, müvekkili yönünden davamın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, zira sıva işinde kullanılacak tüm malzemelerin kooperatifçe karşılandığını, davacının müvekkillerinin murisi Rifat sigortalısı olmadığını, müvekkilleri murisi ile davacının dava harici yapı kooperatifi sigortalısı olduklarını, bu kapsamda müteselsil sorumluluktan bahsedilemeyeceğini ve davanın reddi geretiğini delil araştırması yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının kazadan sonra çalışma hayatı devam ettiğinden maddi kaybı olmadığını ve tespit olun iş göremezlik oranının gerçeği yansıtmadığından davanın reddine karar verilmesi yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temyiz edenlerin temyiz kapsam ve nedenlerine göre iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanun'un 110 uncu maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49,50,51,52,53,54,55 ve 56.maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleri " Asıl - alt işverenlik" yönünden 4857 sayılı Kanun'un 2/7 ve 5510 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi ile Alt işverenlik yönetmeliği maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, asıl-alt işverenlik kabulünün, kusur oran ve aidiyetinin, süreli iş göremezlik oranının tespiti ile maddi tazminat alacağı hesabının dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, ıslah ile artırılan maddi tazminat isteminin zamanaşımına uğramadığına dair Bölge Adliye Mahkemesi kabulünün Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, davalılar vekilleri tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında, temyiz edenlerin sıfatları ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

2.Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalılara yükletilmesine,

3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi