WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/8752 E.  ,  2023/9580 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/38 E., 2023/982 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/61 E., 2021/361 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 01.09.1986 - 28.10.1997 tarihleri arasında çalıştığının tespiti ile bu süreleri içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Osman Akça Tar. Ürn. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının çalışmasının kesintisiz olmadığını, davacının çalıştığı gün kadar sigortasının yapıldığını, eksik bildirim yapılmasının söz konusu olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

2. Fer'i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü sürenin dolduğunu, Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında olup aksinin aynı nitelikte belgelerle ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirkete ait ... sicil numaralı işyerinde 01.10.1993 tarihiyle işe başladığı ve talep tarihi olan 28.10.1997 tarihine kadar kesintili mevsimlik olarak toplam 515 gün çalıştığı, 152 gün Kuruma bildirimi yapıldığı, 363 gününün ise bildirimi yapılmadığı, bildirimi yapılmayan günlerde o günlerin asgari ücretini aldığı, Kuruma bildirimi yapılmayan günlere ait primlerin davalı şirketçe Kuruma ödenmesi gerektiği, 03.10.1993 iarihi öncesi talebin yerinde olmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesine dayalı olarak, "1-Davanı kısmen kabulü ile ;
...TC nolu ... sigorta sicil numaralı davacı ...' in davalı şirkete ait ... işyeri sicil nolu işyerinde hizmet akdine istinaden dönemin asgari ücreti ile 01/10/1993 tarihinden 28/10/1997 tarihine kadar toplam 515 gün çalıştığı, 152 günün kuruma bildiriminin yapıldığı, 363 günün bildiriminin yapılmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, davalı şirket hakkında açılan bir çok hizmet tespiti davasının bir kısmında müvekkili ile aynı şekilde çalışan işçiler yönünden yıllık 12 ay ve kesintisiz çalıştıkları yönünde hüküm kurulan dosyalar bulunduğunu, davanın kabulü gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Osman Akça Tar. Ürn. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, hak düşürücü sürenin dolduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki bazı tespitlerin hatalı olduğunu, müvekkili işyerindeki diğer tüm çalışanlar gibi davacının da çalışma süresince fiili tüm çalışmalarının SGK'ya zamanında ve eksiksiz olarak bildirildiğini, tüm deliller toplanmaksızın ve yeterli araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğini, savunmalarını doğrulayan tanık beyanlarına itibar edilmediğini, davacı tanıklarının duyuma dayanan ve netlik içermeyen ifadeleri ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3.İstinaf kanun yoluna başvuran fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, yerel mahkemece hak düşürücü sürenin bulunmadığının belirtilmesinin hatalı olduğunu, Kurum kayıtlarının incelenmesinde, davacının davalıya ait iş yerinde 01.10.1993 - 05.04.1996 tarihleri arasında 132 gün, 15.09.1997 - 28.10.1997 tarihleri arasında da 20 gün olmak üzere toplam 142 gün çalışmasının bulunduğu tespit edilmiş olup başkaca bir çalışması bulunmadığını, Kurum kayıtları resmi ve yazılı belge niteliğinde olup, aksinin aynı nitelikte yazılı delillerle olması gerektiği dikkate alınmaksızın salt tanık beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, tanık beyanlarının davacının iddiasının kanıtlar nitelikte olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...Somut olayda, davacının işe başladığı tarihe ilişkin ... İl Emniyet Müdürlüğünün 21.01.2015 tarihli yazısı ile davacının özel güvenlik görevlisi sıfatıyla, eylemli olarak çalışmaya başladığı tarih kesin bir şekilde tespit edilmiştir. Nitekim dinlenen bordro tanıkları ve komşu işyeri tanıkları da davacının eylemli çalışmasını doğrulamıştır. Nisan-Temmuz 2013 tarihleri arasındaki devir, teslim ve rapor defteri kayıtları da tanık anlatımlarını doğrulamaktadır. Yine davacının 06.05.2015 tarihli çıkış bildirgesi sonrasında çalıştığına dair net beyanda bulunan bir tanık olmadığı gibi buna dönük kayıt veya belgenin de bulunmadığı görülmektedir.

Davacının daha fazla süre çalıştığını iddia ettiği anlaşılmış ise de 01.10.1993 öncesi dönemin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Yine davacı taraf bildirimli dönem aralıklarında da tam çalıştığını belirtmiş ise de davalı işverenin faaliyet konusu itibariyle mevsim döneminde işçileri tam çalıştırdığı, mevsim dışında ise siparişe göre çalıştırdığına dair bordro tanığı anlatımı ve imzalı işe giriş bildirgeleri karşısında bildirim dönemleri dışında da çalıştığının ispat edilemediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davacının bildirim aralığı dönemlerde tam çalıştığına dair ilk derece mahkemesi kabulünün davalının faaliyet konusu itibariyle mevsimde yoğun çalışmanın yaşandığına dair tanık anlatımları karşısında isabetli görüldüğünden davalı ve feri müdahil Kurumun aksini iddia eden istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir.

Hüküm sonucunun infaza elverişli oluşturulmadığı görülmekle birlikte kararın gerekçesi ile birlikte bütünlük arz etmesi ve hüküm sonucu ile gerekçenin birlikte infaz edilmesi gerektiği açık olmakla, davacının hangi dönem ne kadar süre çalıştığının, bildirimsiz kalan sürenin hangi dönem, ne kadar olduğunun kararın gerekçesinde açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmekle infaz sırasında herhangi bir tereddüt oluşturmayacağı kabul görmüştür.

İstinaf kanun yoluna başvuran davacı, davalı vekili ve ... vekilinin dilekçelerinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvuruların esastan reddine "karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.

3.Feri Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.