WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/8702 E.  ,  2023/9255 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/245 E., 2023/102 K.
DAVA TARİHİ : 12.03.2009
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazançların tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar tüm davalılar vekillerince temyiz edilmiş, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş ve Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... Tursitik Tesisleri A.Ş. vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalıya ait iş yerinde 01.06.1990 tarihinde çalışmaya başladığını, ilk 6 yıl garson, son 12 yıl resepsiyonist olmak üzere 18 yıl kesintisiz olarak tam zamanlı çalıştığını, iş akdinin 19.07.2008 tarihinde feshedildiğini, 1991 yılının 2. döneminde ve gecikmeli olarak tam zamanlı değil, kısmi süreli olarak gerçek ücreti üzerinden bildirilmediğini, bildirimi yapılan günlerin primlerinin gerçek ücreti üzerinden ödenmediğini iddia ederek 01.06.1990-19.07.2008 tarihleri arasında hizmet süresinin tespiti ile primlerinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı işveren vekili yanıt dilekçesinde özetle; davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının aralıksız değil, sezonluk olarak çalıştığını, davacının 18 yıl boyunca eksik prim yatırıldığının bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalılık dosyasının incelenmesinde; dava konusu Tasfiye Halinde ... Tur. Tesisleri A.Ş.'ye ait şirkette 01.05.1988 yılında çalışmaya başladığını, davacının davalı olarak gösterilen diğer davalıya ait iş yerinde 14.08.1991-18.07.2008 tarihleri arasında kesintili sigortalı çalışmasının olduğunun tespit edildiğini, iş yerinin mevsimlik olarak açık olup olmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.06.2015 tarihli ve 2009/147-2015/491 Esas ve Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işveren yanında; 14.08.1991-18.07.2008 tarihleri arasında sezonluk olarak toplam 1704 gün asgari ücretle çalıştığının ve bu çalışmasına ilişkin;
01.05.1997-31.10.1997 tarihleri arasında 180 gün,
01.05.1998-31.10.1998 tarihleri arasında 180 gün,
01.05.1999-31.10.1999 tarihleri arasında 180 gün,
01.05.2000-31.10.2000 tarihleri arasında 180 gün,
01.05.2001-31.10.2001 tarihleri arasında 180 gün,
01.05.2002-31.10.2002 tarihleri arasında 180 gün olmak üzere toplam 1080 günlük kısmının bildirimlerinin yapılmadığının ve primlerinin ödenmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair karar verilmiştir.

IV. Bozma ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
A. İlk Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 17.05.2017 tarih ve 2016/20483- 2017/4755 Esas ve Karar sayılı ilamı ile "Somut olayda, davacının çalışmaları kesintili çalışma olup, 1997-2002 yılları arasında Kuruma bildirilen herhangi bir çalışmasının olmadığı, bu sürelerde çalışmanın kesintiye uğrayıp uğramadığı araştırılmaksızın ve giderek hak düşürücü süre değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

Yapılacak iş; davacının 1997-2002 yılları arasında çalışması olup olmadığı ortaya konulmalı ve hak düşürücü süre değerlendirilmeli, giderek SGK ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle, davacının çalıştığı iddia edilen Kuruçeşme ve Çakmak şubelerinden ayrı ayrı işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek, gerekirse dinlenen tanıkların hizmet cetvelleri alınarak nizalı dönemde komşu işyerlerinde çalışmalarının olup olmadığı tespit edilip, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/10 uncu maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir. "denilerek kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Bozma İlamı Sonrası Mahkeme Kararı
Mahkemenin 07.11.2019 tarih ve 2017/361 -2019/337 Esas ve Karar sayılı kararı ile dava dilekçesi, taraf beyanları, tanık anlatımları, davacı ve davalıya ait işyeri ve kurum şahsi sicil dosyası, zabıta araştırması, dosyaya sunulan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının davasını ispatlayamadığı davalı yanında çalışmalarından kuruma bildirilmeyen bir sürenin bulunmadığı, kuruma hiçbir bildirim yapılmayan 1997-2002 yılları arasında davalı yanında çalışmasının bulunmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairece 11.02.2021 tarih ve 2020/5607 - 2021/1572 Esas ve Karar sayılı ilamı ile
"1)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2)Dava, davacının davalılardan işverene ait işyerinde 01.06.1990 - 19.07.2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

Hizmet tespiti istemine ilişkin olarak görülen iş bu davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesidir. Anılan Kanun'un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

İnceleme konusu davada; davalı tarafından davacı adına düzenlenen 30.04.2006, 21.04.2007, 06.02.2008 tarihli işe giriş bildirgelerinin Kuruma verildiği ve 14.08.1991-18.07.2008 tarihleri arasında (1997-2002 yılları hariç) her yıl Mayıs-Ekim ayları arasında kısmi bildirim yapıldığı, nizalı dönemde 01.08.1990-31.08.1990 tarihleri arasında dava dışı farklı bir işyerinden bildirim yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bordro tanıklarının dinlendiği, davacının çalışmalarının kesintili çalışma olup, 1997-2002 yılları arasında Kuruma bildirilen herhangi bir çalışmasının olmadığı, fakat bu süreye ilişkin çalışma olgusunun açıklığa kavuşturulamadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece 1997 – 2002 yılları arasında çalışmanın varlığının araştırılması, çalışmanın tespiti halinde bu dönem yönünden sezonluk çalışmaya göre karar verilmesi aksi halde bu dönemler için de davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.." denilmek suretiyle Mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bozmadan sonra dinlenen bordro tanıklarının beyanları kapsamında bordro tanıkları ..., ... ve ...'ün davacının 1997 ve 2002 yılları arasında çalışmasının bulunduğunu doğrulayan beyanlarda bulundukları tespit edilmiş, tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının davalı işverene ait iş yerinde, 1997, 1998, 1999, 2000, 2001, 2002 yıllarında sezonluk olarak mayıs ve ekim ayları arasında (toplam 1080 gün süreyle) asgari ücretle çalıştığının, bu çalışmalarına ilişkin bildirimlerin fer'i müdahil kuruma yapılmadığının, primlerinin ödenmediğinin tespitine dair karar verilmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile
Davacının davalı işverene ait iş yerinde, 1997, 1998, 1999, 2000, 2001, 2002 yıllarında sezonluk olarak mayıs ve ekim ayları arasında (toplam 1080 gün süreyle) asgari ücretle çalıştığının, bu çalışmalarına ilişkin bildirimlerin fer'i müdahil kuruma yapılmadığının, primlerinin ödenmediğinin tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı işveren vekili temyiz başvuru dilekçesinde; bozma gereklerinin yerine getirilmediği, somut delil bulunmadığını, salt tanık beyanı ile karar verilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz başvuru dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.