WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/8593 E.  ,  2023/8017 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının önceki eşi ...'dan boşanması sonrasında babası Ali Cihan'ın vefatından dolayı maaş bağlandığını, ancak Kurum tarafından davacının almakta olduğu maaşının davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı iddia edilerek haksız olarak kesildiğini, davacının bu işleme itiraz ettiğini, Kurumca itirazının reddedildiğini, Kurumca 21.06.2016 tarihli yazısıyla borç tahakkuku yapıldığını, davacının eski eşiyle birlikte yaşamasının olmadığını, davacının müşterek çocuğu ile birlikte "Zafer Mah. Mithatpaşa Cd. N.130/22 Kepez/..." adresinde oturduğunu, davacının eski eşiyle müşterek çocukları dışında hiçbir bağlantısı bulunmadığını, Kurum denetmenleri tarafından tutulan tutanak ve tespitlerin gerçeği yansıtmadığını, eski eşin evde kalmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek; davacının almakta olduğu yetim ve dul aylığı maaşının haksız olarak kesildiğinin tespitine, kesilen yetim aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylara ilişkin ödemelerin yapılmasına, Kurumca tahakkuk ettirilen borcun geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2016/357 Esas, 2018/98 Karar sayılı kararıyla; "Toplanan delillere, kamu tanık beyanlarına, medula sistemi kayıtları, tanık beyanlarına, nüfus kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı, Kurum işleminin yerinde olduğu, bu nedenle davacının Kurum işleminin iptali ve kesilen aylıkların yeniden bağlanmasına ilişkin davasının reddine karar vermek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine ulaşılmıştır. " gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2018 tarihli ve 2018/1554 Esas, 2018/2357 Karar sayılı kararıyla; "Denetmene imzalı ifade veren apartman yöneticisi ve aynı zamanda apartmanın altında bulunan market işleticisinin beyanı tarafların birlikte oturduğunu göstermektedir. Benzer şekilde apartman sakinlerinden Kadir'in sözlü beyanda bulunduğu denetmen raporundan anlaşılmaktadır. Zabıta araştırmasında kadının oturduğu evin boşandığı eşine ait olduğu tespiti vardır. Seçmen bilgilerini geri izleme kayıtlarına göre taraflar 01.11.2015 tarihi itibari ile aynı adres esas olmak üzere aynı sandıkta 30 ve 32 seçmen no ile oy kullanmışlardır. Medula kayıtlarına nazaran davacının boşandığı eşi Mahmut'un 03.11.2015 ve 05.05.2017 tarihleri itibari ile sağlık kuruluşuna bildirdiği adres davacıyla aynıdır. Öte yandan 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereği Kurum denetmeninin raporu aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. " gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 17.02.2020 tarihli ve 2019/542 E. 2020/869 K. sayılı ilamında; somut olayda; davacının boşandığı eşi 13.09.2018 tarihinde başka biri ile evlenmiş olduğu, davacının boşandığı eşinin adresinde yeterli inceleme ve araştırma yapmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Yapılacak iş; davacının eski eşinin, yeniden evlendiği eşi ile fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığı, fiilen birlikte yaşadığı adreste araştırma yaparak, bu adreslerin kime ait olduğunu, kimlerin hangi dönem yaşadığını kolluk vasıtasıyla araştırmak, eşinin boşandığı dönemde başkaca adresi olduğunun tespit edilmesi halinde bu adreste fiilen ikamet edip etmediği, hem davacının boşandığı eşinin adresinde hem de davacının adresinde tespit edilen tüm komşuları tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurmak, davacının ikamet ettiği evin tapusunun boşandığı eşine ait olup olmadığının araştırmak, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar vermekten ibarettir yönlerinden karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 07.09.2021 tarihli ve 2020/155 E. 2021/246 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 11.01.2022 tarihli, 2021/12289 E. 2022/131 K. sayılı ilamında; yönlerinden karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay Bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma, davacının boşandığı eşine ait adreste yapılan emniyet araştırması ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamadığı, 5510 sayılı Kanun'un 56/2 nci fıkrası uyarınca, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline, borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulmasının önem arz ettiğini, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı, davacının ve boşandığı eşinin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiğini saptanmalı, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanan eşler 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta iseler adlarına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, davacının ve boşandığı eşinin kayıtlı olduğu adreslerde kapsamlı Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun'un 56/2 nci fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle tahsili, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ücü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7,8,9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesidir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.