10. Hukuk Dairesi 2023/8576 E. , 2024/3838 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/45 E., 2023/51 K.
KARAR : Ret
Taraflar arasında Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili, müvekkiline ait iş yeri için düzenlenen rapor gereği müvekkili adına borç tahakkuku yapıldığını, haksız ve yersiz olarak eksik işçilik gerekçeli tahakkuk yapıldığı iddiaları ile prim ve gecikme zammı karşılığı 130.320,36 TL prim ve gecikme zammının iptali ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı, Kuruma 11.04.2011 tarihinde 300.270.27 TL ödeme yaptığını, yargılama sırasında asıl borcun 59.84.26 TL olduğunun tespit edildiğini belirterek Kuruma yapılan fazla ödemenin yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, 13.01.2016 tarihli celsede dosyanın asıl dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacıya ait iş yerinin Kurum müfettişince denetimi sonucu rapor düzenlendiğini, 506 sayılı Kanun'un 130 uncu maddesinde müfettişlerin yetkilerinin düzenlendiği, tahakkuk işlemlerine ait hükümlerin aynı Kanun'un 79 uncu maddesinde yer aldığını, rapor gereği yapılan Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.09.2011 tarihli ve 2009/538 E. 2011/269 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacının 25.651,99 TL prim aslı, 33.732,27 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 59.384,26 TL üzerinden davalı Kuruma borçlu olduğunun tespitine, davacının bu miktardan fazla yatırmış olduğu miktarın davacıya iadesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 13.06.2013 tarihli ve 2011/14206 E., 2013/12557 K. sayılı kararında; Mahkemenin davacının talebinin ne kadarlık kısmını kabul ve reddettiğini duruşma tutanağına geçirilen kısa kararda açıkça yazması gerekirken bu maddi ve hukuki olgulara ve özellikle HMK’nın 297 inci maddesinin açık hükmüne aykırı biçimde hüküm kurulmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 17.12.2013 tarihli ve 2013/385 E. 2013/662 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının 25.651,99 TL prim aslı 33.732,27 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 59.384,26 TL'yi aşan miktarla ilgili Kurum işleminin iptaline, bu miktarı aşan kısımdan dolayı davacının Kuruma borcunun olmadığının tespitine karar verilmiş, kararı davalı Kurum temyiz etmiştir.
2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 30.06.2015 tarihli ve 2015/5203 E.,2015/15100 K. sayılı kararında; Mahkemece hukukçu, şehirlerarası otobüs işletmesi tecrübesi olan işletmeci ve serbest muhasebeci mali müşavir (veya yeminli mali müşavir) bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan açıklayıcı ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar;
Davanın reddine, sair hususların gerekçeli kararda yazılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl davada uyuşmazlık, Kurum raporu gereğince tahakkuk ettirilen eksik işçilik prim ve gecikme zammının iptali, Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Birleşen davada uyuşmazlık, davacı tarafından Kuruma yapılan fazla ödemenin yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddeleridir.
3. Değerlendirme
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinde belirtildiği üzere; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
İnceleme konusu asıl davada davacı vekili, haksız ve yersiz olarak eksik işçilik gerekçeli tahakkuk yapıldığı iddiaları ile prim ve gecikme zammı karşılığı 130.320,36 TL prim ve gecikme zammının iptali ile davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, birleşen davada ise davacı, Kuruma 11.04.2011 tarihinde 300.270.27 TL ödeme yaptığını, yargılama sırasında asıl borcun 59.84.26 TL olduğunun tespit edildiğini belirterek Kuruma yapılan fazla ödemenin yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de birleşen davanın karar başlığında gösterilmediği ve birleşen dava ile ilgili bir hüküm kurulmadığı görülmektedir.
Somut dosyada; HMK 297 nci maddesi uyarınca bütün talepler hakkında karar verilmesi gerekirken birleşen dava yönünden hüküm tesis edilmemesi, birleşen davanın karar başlığında gösterilmemesi yerinde değildir.
Ayrıca, kısa kararda yer verilen" sair hususların gerekçeli kararda yazılmasına" ibaresinin kararda belirtilmesi isabetli değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!