10. Hukuk Dairesi 2023/8566 E. , 2023/10260 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/648 E., 2023/838 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/15 E., 2022/559 K.
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, davalı Kurum tarafından davacı aleyhine 2019/012224, 2019/012225 ve 2019/012226 takip nolu ödeme emirleri düzenlendiğini, borcun sebebi olarak 223610101101061302801-61 işyeri sicil nolu işyerinin borcu olduğunun belirtildiğini, bu işyerinin davacının bir dönem ortak ve bir dönem şube müdürlüğü yaptığı şirket olduğunu, ödeme emirlerine konu borçların zamanaşımına uğradığını, bununla birlikte öncelikle borçlu şirkete icra takibi yapılması gerektiğini, borçlu şirketin merkez ve şubelerinde borcu karşılamaya yetecek malvarlığının bulunduğunu, bu nedenle takibin hukuka aykırı olduğunu, bununla birlikte davacının 2016 yılında şirket hissesini noter satış sözleşmesi ile devrettiğini ve bu hususta ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/215 Esas sayılı dosyasında tespit ve tescil davası açıldığını belirterek davacıya gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili; 5510 sayılı Kanun'un 88 nci maddesi hükmüne göre tüzel kişiliği haiz işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre ise limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan sorumlu olduklarını, limited şirket yönetimi, şirketi temsil ve şirket müdürünün belirlenmesine ilişkin hükümlerin ise Türk Ticaret Kanunu'nun 623, 624 ve 625 inci maddelerinde düzenlendiğini, davacının 22.07.2011 tarih ve 7864 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan şirketin almış olduğu 01.07.2011 tarih ve 10 sayılı Karar ile 31.12.2025 tarihine kadar 223610101101061302801-61 işyeri sicil nolu ... Kale Hazır Beton San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin müdürü seçilmiş olması nedeniyle dava konusu ödeme emirlerine konu olan borçlardan sorumlu olduğunu, davacının ödeme emirlerinden dolayı Kuruma yaptığı yazılı bir itirazı bulunmadığını, borcun yeni dönemlere ait olması nedeniyle zamanaşımına girmediğini ve şirket adına kayıtlı araçlara haciz konulduğunu, yapılan incelemelerde araçlar üzerinde Kurum haczinden önce hacizler bulunması nedeniyle şirketin borcu karşılayacak malvarlığının bulunmadığının anlaşıldığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine haksız çıktığı tutarın %10'u tutarında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".... davacı şube müdürü olarak atanmış ise de şubeyi idare ve her konuda temsil hususunda yetkili kılındığı, davacının şube işlerinin idaresinde şubenin 3. kişilere karşı temsilinde yetkili ve sorumlu olduğu, yetkisinin ve sorumluluğunun şube işleri ile sınırlı olduğu, ancak bu şekilde yapılan yetkilendirmenin şubenin idari konuları ve yönetimi ile ilgili olup mali konularda ayrıca yetki verilmesi gerektiği, davacının Kurumun prim borçlarından sorumlu tutulabilmesi için şubeyi hem mali hem de idari konularda temsil ve ilzama yetkili kılınmış olması gerektiği, yukarıda açıklanan yazılı delillere göre davacının yetkili ve sorumlu olduğu şubeye ayrı sermaye tahsis edilmediği, mali işlemlerin şirket merkezinden yürütüldüğü, şubenin ayrı muhasebesi olmadığı, davacıya mali konularda yetki verildiğinin ispat edilemediği anlaşıldığından," davanın kabulüne, Kurum tarafından davacı aleyhine düzenlenen 2019/012224, 2019/012225, 2019/012226 takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının ödeme emirlerinden dolayı sorumluluğu bulunduğunu, şirket şube müdürü olarak seçildiğinden ödeme emirleri nedeniyle borçlu olduğunu, şirket tarafından borcun ödenmediğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı hakkında şube müdürü olduğu şirkete ait prim borcu, işsizlik sigortası primi, damga vergisi borçlarına ilişkin düzenlenen ödeme emirlerinin iptalinin talep edildiği, davacının ilgili limited şirkette ortak veya temsile yetkili yönetici olarak görev yapmadığı, dava dilekçesinde ortak olunduğu belirtilen şirketin farklı bir şirket olduğu, 22.07.2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan 01.07.2011 tarihli karar ile borç tahakkuk ettirilen şirketin ... Şubesinin açılmasına, şirket şubesini temsil etmesi için şirket müdürü olarak şirket dışından davacının 31.12.2025 tarihine kadar görevlendirilmesine karar verildiği, Dairemiz kaldırma kararında belirtildiği gibi şube müdürünün, Kurumun prim borçlarından sorumlu tutulabilmesi için şubeyi hem mali hem de idari konularda temsil ve ilzama yetkili kılınmış olması gerektiği, kaldırma kararı sonrası bu hususta araştırma yapıldığı, yapılan araştırmalar sonucunda dava konusu borçların, ilgili şirketin şubesine ait olduğu belirlenmekle birlikte davacıya prim ödemeyi de kapsayacak şekilde mali konularda yetki verilmediğinin, şube veya davacı emrine belli miktarda paranın harcanmak üzere tahsis edilmediğinin, muhasebe işlemlerinin şirket merkezince yürütüldüğünün, şubenin ayrı muhasebesinin olmadığının, davacının mali konularda yetkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumun davacı yönünden haklı sebep kabul edilmesi gerektiği; mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf itirazları yerinde görülmemiş ve davalının istinaf talebinin esastan reddine, karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 88/20, 102 nci maddeleri, 6183 sayılı Kanun'un 35 inci ve mükerrer 35 inci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!