WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/8542 E.  ,  2023/8414 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/468 E., 2023/416 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili asıl dosyada dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalılarından...’in 10.04.2007 tarihli iş kazasında vefatından dolayı hak sahiplerine Kurumca bağlanan ve ödenen PSDK ki; toplam 23.593,42 YTL Kurumun zararının şimdilik %50 sine isabet eden 11.796,71 YTL'nin gelir bağlama ve onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 506 sayılı Kanun'un 26 vs. ilgili maddeleri gereğince fazlaya dair haklarını saklı tutmak kaydı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili birleşen dosyada dava dilekçesinde özetle; sigortalı...'in 10.04.2007 tarihinde iş kazası geçirerek öldüğünü, hak sahiplerine bağlanan gelirin rücuen tahsili istemiyle Tavşanlı İş Mahkemesinin 2015/13 Esas sayılı dosyası ile davalı ...Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan dava kapsamında kusur durumunun ve davacı Kurumun alacaklarının tespit edildiğini belirterek, 4.718,68 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 08.05.2017 tarihli dilekçesi ile (birleşen 2016/98 Esas sayılı dosyadaki) talep miktarını 7.751,07-TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davaya cevap vermemiş ve duruşmalara da icabet etmemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.11.2009 tarihli ve 2008/222 Esas, 2009/577 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 9.437,36 TL'nin gelir bağlama ve onay tarihi olan 10.04.2007 tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile alınıp davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 02.06.2011 tarih, 2010/1450 Esas, 2011/8194 Karar sayılı bozma kararında; Mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, dava dışı asıl işveren Volkan Madenciliğin % 30, taşeron ...Madencilik San. Ltd. Şti.'nin % 40, sigortalının ise % 40 kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de derdest olduğu anlaşılan Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/517 Esas sayılı dava dosyasında alınan kusur raporunda ise teknik nezaretçi ..., işyeri sorumlusu Vehbi Sabuncu ve ocak şefi Dursun Durak'a da kusur verildiği görülmekle, her iki dosyadaki kusur raporları arasında çelişki bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi hükmü uyarınca, hukuk hakimi ceza davasında alınmış kusur raporu ile bağlı olmayıp, kesinleşmiş ceza ilamıyla saptanmış maddi olgularla bağlı olduğundan, bu bağlamda, somut olayda; ceza davasında kusurlu bulunarak mahkum olan şahsa, sigorta olayının meydana gelmesinde az da olsa bir miktar kusur verilmesi zorunlu olduğundan, ceza dava dosyasının sonucunun beklenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, davalı şirket ile kusur raporunda kusur izafe edilen diğer davalı şirket arasındaki ilişkinin niteliği ortaya konulmamış, buna göre, işveren sıfatının kime ait olduğu tam olarak irdelenmemiştir. Dosyada mevcut Kurum müfettişi tarafından düzenlenen raporda da, bu konuya ilişkin bir tespit yapılmamıştır. Asıl işverenin kim olduğu saptanmaksızın, iş sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini alma yükümlülüğünün kime hangi oranda yüklenmesi gerekeceği tespit edilemez. Varsa aralarında yapılmış sözleşme getirilmelidir. Ayrıca teknik nezaretçi ...'in kaza tarihinde bir başka işyerinde çalıştığı iddiasının irdelenerek, davalı işyerine kaza sonrası tekrar girdiği gözetilerek, işyeri ve ilgili Bakanlıktan soruşturulmalı, gerekirse kaza sırasında çalışan işçilerin beyanlarına başvurulmalı, fiilen davalı işveren nezdinde çalıştığı sabit olursa sorumluluğunun bulunup bulunmadığı irdelenmelidir. Buna göre, mahkeme tarafından Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/517 Esas sayılı ceza dosyasını getirdikten sonra, konusunda ve iş sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişi heyetinden; davalı şirket ile diğer şirket arasındaki hukuki ilişkinin niteliğini tam olarak saptayan, ceza davasındaki maddi olguları da gözeten ve buna göre kusur dağılımını belirleyen, mevzuata ve oluşa uygun kusur raporu alınması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

Mahkemenin Bozma ilamına uyarak verdiği 06.07.2017 tarihli ve 2015/13 Esas, 2017/239 Karar sayılı kararıyla;
Asıl davada; davanın kabulü ile 11.796,71-TL ilk peşin sermaye değerli gelirin 27.10.2007 onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...Madencilik Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine,

Birleşen davada; davanın kabulü ile 7.751,07-TL ilk peşin sermaye değerli gelirin 27.10.2007 onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 17.04.2019 tarih, 2019/2002 Esas, 2019/3529 Karar sayılı bozma kararında; davalı Volkan Madencilik İnş. Taah. Enerji ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kaydının silinmiş olduğunun anlaşılması karşısında yapılması gereken iş; anılan HGK kararı çerçevesinde, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
Asıl davada; davanın kabulü ile 11.796,71-TL ilk peşin sermaye değerli gelirin 27.10.2007 onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...Maden San.ve Tic. Ltd. Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine,

B) Birleşen davada; davanın kabulü ile 7.751,07-TL ilk peşin sermaye değerli gelirin 27.10.2007 onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kusuru kabul etmediği, illiyet bağının bulunmadığı ve yeniden kusur raporu alınması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 10.04.2007 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve yapılan masraflar nedeniyle oluşan Kurum zararının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanunu'nun 26 ncı maddesi ile 87 nci maddesidir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.