10. Hukuk Dairesi 2023/8539 E. , 2023/9160 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/649 E., 2022/388 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti ve aidiyet davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ...'e ait işyerinde 01.10.1977-11.06.1984 tarihleri arasında aralıksız sigortalı işçi olarak çalıştığının ve hizmet dökümünde hatalı yazılan isim ve soy isimlerin ... olarak tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle tespiti talep edilen süre yönünden davanın zamanaşımına uğradığını, iptik üretimi yapılan işyerinin tam kapasiteli üretimde bulunmayıp dönemsel faaliyette bulunduğunu, makinelerin bakıma alındığı dönemlerde işçi çalıştırılmadığını, davacının işin yoğun olduğu dönemlerde ihtiyaç olduğu zamanlarda kısa süreli olarak çalıştırıldığını, işyerinde çalıştığı tüm sürelerin kuruma bildirildiğini, 1977 ve 1984 tarihleri arasında davacının kesintisiz çalışma iddialarının doğru olmadığını, sadece tanık beyanlarıyla ispat edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.04.2015 tarihli ve 2013/395 Esas, 2015/281 Karar sayılı kararıyla;davacının davalı işyerinde 01 10.1977-11.08.1984 tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz sigortalı işçi olarak çalıştığı, somut davada, birden ziyade işe giriş bildirgesi verildiğinden 5 yıllık hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği, bu tarihler arasında kuruma bildirilmeyen 2299 günlük çalışmasının asgari ücret üzerinden tespitinin gerekeceği görüş ve kanaatine varılmakla;
Davanın kabulü ile
Davacının davalı iş yerinde 01.10.1977-11.08.1984 tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz sigortalı işçi olarak çalıştığının tespitine, 01.10.1977-11.08.1984 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen 2299 günlük çalışmasının asgari ücret üzerinden tespitine,
Davacının hizmet dökümünde hatalı yazılan isim ve soyadının ... olarak düzeltilmesine, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 07.03.2016 tarih, 2015/11555 Esas, 2016/3690 Karar sayılı bozma ilamında;
2.1.Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 01.10.1977 tarihli işe giriş bildirgesinin Hürriye Turhan isimli sigortalı adına, 01.12.1979 tarihli işe giriş bildirgesinin Hüsniye Turhan isimli sigortalı adına ... sicil nolu davalı işyerince düzenlenmiş olup Kurum kayıtlarına intikal ettiği, davacıya ait hizmet cetvelinde 1977/4. dönem ve 01.06.1980 tarihleri arasında davalı 6139 sicil numaralı işyerince davacı adına 172 günlük hizmetlerin Kurum'a bildirilmiş olduğu, davalı işyerinin 02.05.1977- 20.10.1991 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, davacı ve davalı tanıkları ile kamu tanığının duruşmalarda dinlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.
2.2.Somut olayda; davacıya ait hizmet cetveli ve davacı adına düzenlenen işe giriş bildirgesi üzerinde yer alan kaydın davacıya ait olup olmadığının tesbiti için aynı isimde bir başka şahsın bulunup bulunmadığı hususunun ilgili nüfus idarelerinden araştırılmadan, belgedeki imza üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan Mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesi varılan sonuç hatalı olmuştur.
2.3.Yapılacak iş, aidiyet davası ile ilgili olarak işe giriş bildirgesi ve hizmet cetvelinde yer alan kaydın davacıya ait olup olmadığının tesbiti için aynı isimde bir başka şahsın bulunup bulunmadığı ilgili nüfus idarelerinden sormak, uyuşmazlık konusu olan dönemde çalışan kişinin gerçekten davacı olup olmadığını saptamaya yönelik davacıya ait var ise işyeri şahsi dosyasını getirtmek, işyeri şahsi dosyasında bulunacak imza ve fotoğraf üzerinde ve Kurum kayıtlarına intikal eden işe giriş bildirgesi esas alınarak bilirkişi incelemesi yapmak ve toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirmek ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
Mahkemenin Bozma ilamına uyarak verdiği 12.05.2017 tarihli ve 2016/667 Esas, 2017/340 Karar sayılı kararıyla;
Davanın kabulü ile
Davacının davalı iş yerinde 01.10.1977-11.08.1984 tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz sigortalı işçi olarak çalıştığının tespitine, 01.10.1977-11.08.1984 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen 2299 günlük çalışmasının asgari ücret üzerinden tespitine,
Davacının hizmet dökümünde hatalı yazılan isim ve soyadının ... olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
B. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 1 (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 28.06.2018 tarih, 2017/3665 Esas, 2018/5851 Karar sayılı bozma ilamında;
2.1. Somut olayda, bozma ilamına karşı Mahkemece “uyma” kararı verilmiş ise de işe giriş bildirgesi üzerinde imza incelemesi yapılmadığından bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Halbuki 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Öte yandan, bu tür uzun süreleri sigortalı hizmet tespiti isteminde sadece tek bordrolu tanık beyanı ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
2.2. Yapılacak iş, öncelikle işe giriş bildirgesi üzerinde imza incelemesi yaptırmak, bu tür uzun süreli sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi gerekliliği, duruşmalarda dinlenen tanık beyanlarının yetersiz olması nedeniyle davalı işyerinin dönem bordrolarını getirtmek, dönem bordrolarından resen tanık seçmek ve dava konusu çalışmaların aidiyeti, kesintisiz ve sürekli çalışmayla ilgili usulüne uygun şekilde ifadelerini almak, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerlerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek yöntemince beyanlarını almak ve toplanan delillere göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
Mahkemenin Bozma ilamına uyarak verdiği 12.11.2020 tarihli ve 2018/329 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararıyla;
Davanın kabulü ile
Davacının davalı iş yerinde 01.10.1977-11.08.1984 tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz sigortalı işçi olarak çalıştığının tespitine, 01.10.1977-11.08.1984 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen 2299 günlük çalışmasının asgari ücret üzerinden tespitine,
Davacının hizmet dökümünde hatalı yazılan isim ve soyadının ... olarak düzeltilmesine,
karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 01.04.2021 tarih, 2021/232 Esas, 2020/4559 Karar sayılı bozma ilamında;
2.1.Eldeki dosyada Mahkemece davacının talebi doğrultusunda davalı işyerinde kesintisiz ve sürekli çalıştığının kabulü ile yazıldığı şekilde sonuca gidilmiş ise de davacının mevcut nüfus kaydından talep tarihleri içerisinde 07.08.1979, 17.03.1984 tarihlerinde doğum yaptığı tespit edilmiştir. Buna göre davacının bu dönemler içerisinde çalışmasına ara verip vermediği araştırılmadan varılan sonuç hatalı olup bozma nedenidir.
2.2.Mahkemece yapılması gereken iş; ihtilaf konusu dönemler yönünden davalı işyerine ait dönem bordrolarında adı geçen ve davacının çalışmalarını bilebilecek nitelikteki çalışanlar tespit edilmeli, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilmeli, belirlenen bu şahısların davacının davalı işyerlerinde kesintili çalışıp çalışmadığı, doğum yaptığı dönemlerde çalışmalarına ara verip vermediği, ara verdi ise bu sürelerin başlangıç ve bitişi hakkında beyanlarına başvurulmalı, gerçek çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya konulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
Tüm dosya kapsamı ve tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, ihtilaf olan dönemlerde davacının kesintisiz çalıştığı, 01.10.1977-11.08.1984 tarihleri arasında davacının çalışmasının herhangi bir kesintiye uğramadığı ve herhangi bir ücretsiz izin almadığı mahkemece anlaşılmakla;
Davanın kabulü ile
Davacının davalı iş yerinde 01.10.1977-11.08.1984 tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz sigortalı işçi olarak çalıştığının tespitine, 01.10.1977-11.08.1984 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen 2299 günlük çalışmasının asgari ücret üzerinden tespitine,
Davacının hizmet dökümünde hatalı yazılan isim ve soyadının ... olarak düzeltilmesine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, tanık beyanlarının çalışma olgusunu ispatlayamadığı, yazılı delille iddianın ispatlanması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalılar vekili; dinlenen tanıkların tam çalışmaya ilişkin bilgilerinin olmadığını, belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı işyeri nezdinde 01.10.1977-11.06.1984 tarihleri arasında aralıksız sigortalı olarak çalıştığının ve hizmet cetvelinde hatalı yazılan isim ve soy isminin ... olarak tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 8 inci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!