10. Hukuk Dairesi 2023/8522 E. , 2023/10293 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/953 E., 2023/1115 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/46 E., 2021/9 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının, 20.06.2018 -2018 yılı Eylül ayı arasında davalı işverene ait işyeri tarafından sigortalı çalışmalarının Kuruma eksik bildirildiğinin ve aylık net 6.000,00 TL ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; davacının, müvekkiline ait işyerinde 06.09.2018 - 31.12.2018 tarihleri arasında çalıştığını ve davacı da dahil olmak üzere davalı işveren nezdinde çalışan tüm pazarlamacı elemanların maaşının 4.000,00 TL olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Fer'i müdahil ... vekili; Kurum kayıtlarında davacının davalı işverene ait işyerindeki çalışmasının 06.09.2018 - 31.12.2018 tarihleri arasında olduğunu, davacının Kuruma bildirilen çalışmalar dışındaki iddiasını resmi ve yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; yapılan yargılama sonunda; "hizmet tespiti yönünden; davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay içtihatları gereğidir. Anılan Yargıtay İçtihatları gereği, bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılması, bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmesi daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılması, çalışma olgusunun her türlü delille ispat edilebilse dahi çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmesi, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmesi, bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği belirtildiği, aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555- 03.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda yazılı tespitler ve davada dinlenen tanık beyanları ve özellikle tanık ...’in beyanı hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı şirkette 20.06.2018 tarihiyle işe başladığının ve 31.12.2018 tarihine kadar aralıksız çalıştığı sonucuna varılmıştır.
Bu tespitlere göre; davacının çalışma tablosu aşağıda yazıldığı gibi olmaktadır .
İşyeri No İşe Giriş Yıl – Ay Hesaplanan Bildirilen Bildirilmeyen İşten Çıkış
1005750.42 20.06.2018 2018 / 6 11 -- 11
7 30 -- 30
8 30 -- 30
9 30 25 5
10 30 30 --
11 30 30 --
12 30 30 -- 31.12.2018
Toplam : 191 gün 115 gün 76 gün
Prime Esas Kazancın Tespiti yönünden;
Davacı taraf aylık net 6.000,00.-TL maaş aldığını iddia etmekte ise de;
Uyuşmazlık; davacının gerçek ücretinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Gerçek ücret; sigortalının kıdemi, yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre ödenmesi gereken ücrettir. Hizmet akdinin tarafları görünüşte bir ücret belirlemiş olabilirler, ancak, bu ücret tarafların aralarında kararlaştırdıkları gerçek ücret olmayabilir. Uygulamada bazen taraflar arasında kararlaştırılmış olan gerçek ücret bordroya yansıtılmamakta, daha düşük gösterilmektedir. Bu gibi durumlarda, Yargıç tarafından gerçek ücretin saptanması yoluna gidilmelidir. Bu yönde, aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları gibi delillerle sigortalının imzasını taşıyan ücret bordroları veya hizmet sözleşmesinde yazılı olan ücretin gerçek olmadığı kanıtlanabilir. Ücretin mevcut delillerle şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi mümkün bulunmayan kimi durumlarda, yapılacak iş, hizmet süresi ve diğer belirleyici özellikler belirtilmek suretiyle ilgili meslek örgütlerinden sorulmak suretiyle de belirlenebilir. Meslek örgütlerince bildirilen ücret miktarları tarafları ve Mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olmayıp, diğer bilgi ve belgelerle de desteklenmeleri gerekir. (Yg.10.H.D. 1.12.2008 – 2007/15307 E., 2008/15482 K)
Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık, ücretin ispatında, bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Hukuk Genel Kurulunun 2005/21-409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, H.U.M.K.nun 288.maddesindeki (6100 sayılı H.M.K.nun 200.maddesi) yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı H.U.M.K.nun 288.maddesinde (6100 sayılı H.M.K.nun 200.maddesinde) belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür.
Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile, varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa, tanık dinletilmesi mümkündür. (H.U.M.K.292) (Yg.10.H.D. 26.1.2012 – 2010/12068 E, 2012/1018 K.)
Yargıtay içtihatları ve H.U.M.K.nun 288.maddesi hükmü de gözetilerek, davacının prime esas kazançlarına ilişkin iddiasının kesin delillerle veya/ancak, davalının açık muvafakati halinde takdiri delillerle kanıtlanabileceği yasal gereği üzerinde durulmaksızın, Kuruma bildirilen prime esas kazançların aksini kanıtlamaya yeter kanıt sunulmaksızın sonuca varılmasının usul ve Kanun'a aykırı olduğuna işaret edilmiştir. (Yg.10.H.D. 2.11.2009 – 2008/12450 E. ve 2009/16547 K.)
Somut olayda; davalı şirketin dava dosyasına sunduğu yazılı belgeler arasında bulunan 2018 / 9 , 10 , 11 , 12 aylarına ait ücret bordrolarında davacının imzası bulunmadığı, davacının dava dosyasına sunduğu Yapı Kredi Bankası ödemelerini gösterir dökümde davacı adına muhtelif kişilerin havale çıkardıkları, ancak davacı adına maaş ödemesi olarak 11.10.2018 tarihinde 2.519,02 TL, 11.12.2018 tarihinde 2.000,00 TL’nin gözüktüğü, başkaca maaş ödemesinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu tespitlere göre, davacının sigorta primine esas gerçek ücretinin aylık net 6.000,00 TL olduğu yönündeki iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak; 35.01.20659826 sigorta sicil numaralı davacı ...’in, davalı Göktaşlar Züc. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait 1005750.42 sicil numaralı işyerinde 20.06.2018 tarihiyle işe başladığı ve 31.12.2018 tarihine kadar toplam 191 gün çalıştığı, 115 gününün Kuruma bildirimi yapıldığı, 76 gününün ise bildirimi yapılmadığı, bildirimi yapılmayan günlerde Kuruma bildirilen günlük 179,41 TL brüt ücretle çalıştığı, Kuruma bildirimi yapılmayan günlere ait primlerin davalı şirketçe Kuruma ödenmesi gerektiği, sigorta primine esas gerçek ücretinin Kuruma bildirildiği gibi olduğu, davalı işyerindeki sigortalılık başlangıcının tarihinin 20.06.2018 tarihi olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesine dayalı olarak, "davanın kısmen kabulü ile,
Davacı ...’in, davalı Göktaşlar Züc. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait 1005750.42 sicil numaralı işyerinde 20.06.2018 tarihiyle işe başladığı ve 31.12.2018 tarihine kadar toplam 191 gün çalıştığı, 115 gününün Kuruma bildirimi yapıldığı, 76 gününün ise bildirimi yapılmadığı, bildirimi yapılmayan günlerde günlük 179,41 TL brüt ücretle çalıştığının tespitine,
Sigorta primine esas gerçek ücretin tespitine dair davanın reddine, " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili; davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduktan sonra kötü niyetli ve intikam duyguları ile eldeki davanın açıldığını, dosyada 7 tane daha tanığın beyanları bulunmasına rağmen sadece ... isimli tanığın beyanının esas alındığını, davacı ile Haziran sonu Temmuz başı gibi görüşme yapıldığı fakat çalışmaya Ağustos ya da Eylül ayında başladığına yönelik beyanın dikkate alınmadığını, bu beyanı veren tanık ...’ın satış pazarlama ekibinin müdürü olarak görev yaptığını, prime esas gerçek ücretin reddine dair kararın yerinde olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının çalışmasının fiili olup olmadığı konusunda işyerinde müdür, ustabaşı, şef ve işçi olarak çalışan yakın çalışma arkadaşlarının dinlenmesi gerektiğini, Kurum kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağını, tanık beyanlarının hayatın olağan akışı ile çelişkili olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan incelemede ve özellikle; Yapı Kredi Bankasından, davacıya bordro tanıkları tarafından yapılan ödemeler, davacının bildirim yapılan dönemlerdeki prime esas kazanç tutarı ve yargılama aşamasında davacının eylemli çalışmasına yönelik tanık beyanları dikkate alındığında, istinaf Kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi 5510 sayılı Kanun'un 80 inci madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!