WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/8365 E.  ,  2023/9836 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1306 E., 2023/1356 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/106 E., 2023/60 K.

Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketin yapımını üstlendiği ... Otel'in onarım inşaatında sıvacı olarak çalışmakta iken, 12.09.2014 tarihinde hiçbir güvenlik önlemi alınmadığından ve çalıştığı kısımdaki elektriğin önlem olarak kesilmesi gerekirken kesilmemesi nedeniyle, elektriğe kapılarak vücudunun 2. derecede yanmasına neden olan iş kazasının meydana geldiğini, Kurum tarafından davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0 olarak belirlendiğini, sürekli iş göremezlik oranının %0 olarak belirlenmesine dair tespite itiraz ettiklerini ileri sürerek, davacının iş kazası dolayısıyla çalışma gücünde meydana gelen azalmanın tespitini istemiştir.
II.CEVAP
1. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının malul sayılabilmesi için maluliyet oranının en az %60 olması gerektiğini, bu konuda kanun hükmünün açık olduğunu, davacının maluliyet talebi ile ilgili dosya incelendiğinde, ... Bölge Sağlık Kurulu'nun 01.12.2017 tarih ve 2626 sayılı kararı ile çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmemiş olduğu tespit edildiğinden malul sayılamayacağına karar verildiğini, Kurum işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, iptalini gerektirecek bir hususun bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Yapılan yargılama sonucu toplanan tüm deliller ve kaldırma kararı kapsamında, dosyada bulunan SGK Sağlık Kurulu ve Yüksek Sağlık Kurulu raporunda tespit edilen maluliyet oranı ile ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen rapordaki maluliyet oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla, Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alınmış, 25.08.2022 tarihli anılan raporda; davacının 12.09.2014 tarihinde geçirmiş olduğu kaza sonucunda meslekte kazanma gücü kaybı oranının %14 olduğunun tespit edildiği belirtildiğinden, davanın kabulü ile davacının 12.09.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybının %14 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Şirket Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde; ATK İkinci Üst Kurulunun davacıyı muayene etmeden, Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin tespitleri üzerinden inceleme yaptığını, tedavi evrakı arasında çelişkili tespitler bulunduğunu, yargılama aşamasında alınan raporlar ile çelişkiler giderilmediği gibi gerekçeli bir rapor da düzenlenmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; Sağlık Kurullarının kararlarını verirken yetkilendirilmiş sağlık hizmet sunucularından temin edilmiş usulüne uygun sağlık kurulu raporu, epikriz, bulgu, tahlil vb. bilgilerin yer aldığı sigortalı dosyasını esas almakta olduğunu, Adli Tıp Kurumunun da dava konusu kurul kararına ilişkin yapacağı değerlendirmede öncelikle Kurum kararına esas oluşturan sağlık kurulu raporunu dikkate alması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, sigortalının bakıma muhtaç olup olmadığı ve kontrol muayenesi gerekip gerekmediği hususları hakkında gerekçeli kararda bir hüküm bulunmadığını, değişen meslekte kazanma gücü kayıp oranının hangi tarih itibarıyla geçerli olduğunun da belirtilmediği durumlarda davalı Kurum uygulamalarında sıkıntılar yaşandığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, sigortalının, iş kazasına bağlı meslekte kazanma güç kaybı oranının belirlenmesi amacıyla yapılan incelemeler sonucu Sağlık Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporlar ile sürekli iş göremezlik derecesi %0 olarak belirlenmiş ise de, yargılama sürecinde alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi ve Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporlar ile 12.09.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı olarak sırt ve omuz yanık skarı nedeniyle %14 olarak belirlendiği, gelire hak kazandığı tarihin geçici iş göremezlik süresinin bitimi olduğu, kontrol muayenesinin ise yasal düzenleme uyarınca her zaman yapılması mümkün olduğundan, bu yönlere ilişkin istinaf itirazlarının sıralanan yasal düzenleme ve yerleşik içtihatlar ışığında kabulüne olanak bulunmadığı, sonuç itibarıyla, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Şirket Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının, davalı şirket nezdinde çalışırken geçirdiği iş kazasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 18 inci ve 95 uncu maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.