WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/8295 E.  ,  2023/10003 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1213 E., 2023/1355 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/147 E., 2022/616 K.

Taraflar arasındaki asıl dava, Kurum işleminin iptali istemli, birleşen davalar ise itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne, birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı-birleşen dava davacısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı-birleşen dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, 2/5650806 tahsis numarası ile yaşlılık aylığı alırken davalı Kurum tarafından şimdiki sağlık durumunu bildirir özürlü sağlık kurulu raporunun düzenlenerek gönderilmesi için Denizli Devlet Hastanesine başvuru yapıldığını, Denizli Devlet Hastanesi'nin ise 26/01/2017 tarihli engelli sağlık kurulu raporuna göre müvekkilindeki özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranını %32 olarak tespit ettiğini, müvekkilinin söz konusu rapora yaptığı itiraz üzerine Denizli Servergazi Devlet Hastanesi'nin 07/02/2017 tarihli engelli sağlık kurulu raporuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %44 olarak tespit edildiğini, hal bu iken dilekçeye ekli karar gereği müvekkilinin almakta olduğu yaşlılık aylığının 22.02.2017 tarihi itibariyle kesilmesine karar verildiğini, söz konusu aylığın kesilmesine dair Kurum işteminin usul, Kanun ve gerçeklere aykırı olduğunu, müvekkilinin çalışma gücünün %40'ından fazlasını kaybetmiş durumda olduğunu, müvekkilinde çalışma gücü kayıp oranının 07.02.2017 tarihi itibariyle %44 olarak tespit edildiğini, Denizli Servergazi Devlet Hastanesi'nin söz konusu raporunun en son alınan rapor olduğunu, söz konusu rapordan da anlaşılacağı üzere müvekkilinde işitme kaybının, sol tibia şaft kırığının, kr.obstüriftük akciğer hastalığının ve KOAH hastalığının olduğunu, müvekkilindeki çalışma gücü kayıp oranının süreğen ve %44 oranlı olduğunu, müvekkilinin sürekli ilaçlarla ayakta durmakta olduğunu, müvekkilinin çalışamaz ve malul durumda olduğunu, müvekkilinde herhangi bir iyileşme söz konusu olmadığını, müvekkilinin iyileşme ihtimalinin olmadığını, müvekkilinin tedavisinin halen devam etmekte olduğunu, tedavisinin ancak hastalığının ilerlemesine engel olmak için yapılmakta olduğunu, müvekkilinin çalışma gücünü neredeyse tamamen yitirmiş durumda iken çalışma gücünü kaybetmediğinden bahisle malul sayılamayacağına ve yaşlılık aylığının kesilmesine karar verilmesinin hukuka, bilimsel gerçeklere ve vicdana aykırı olduğunu, Denizli Servergazi Devlet Hastanesinden alınan mübrez %44 özür oranını gösteren rapor yeterli görülmezse müvekkilinin çalışma gücünün %40'ından fazlasını kaybettiğinin, Mahkemenin uygun göreceği Kuruldan alınacak rapor ile de sabit hale geleceğini beyanla; müvekkilinin çalışma gücünün %40'ından fazlasını kaybettiğinin tespitine, müvekkilinin malul sayılamayacağına ve yaşlılık aylığının 22.02.2017 tarihi itibariyle kesilmesine dair davalı Kurumun 06.03.2017 tarihli ve 2849085 sayılı kararının iptaline, müvekkiline 22.02.2017 tarihinden itibaren yeniden yaşlılık aylığı bağlanmasına ve belirtilen tarihten itibaren ödenmeyen aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Birleşen 2020/173 Esas sayılı dosyasında davacı Kurum vekili özetle; Kurumun sigortalısı davalı ...’a maluliyet oranı doğrultusunda 01.11.2011 tarihinden itibaren emeklilik aylığı bağlandığını, ancak bazı kişilerin engelli olmadıkları halde veya çeşitli maddeler tüketerek veya muayene değerlerinin olduğundan fazla gösterilmesini sağlayarak engel oranlarını yükselttiğine, böylece temin edilen gerçek dışı tanıları ihtiva eden engelli sağlık kurulu raporuna istinaden Kurum tarafından kendilerine aylık bağlanmasını sağladıkları ve böylece Kurum zararına neden olduklarına ilişkin yapılan soruşturma neticesinde Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 14.03.2018 tarihli ve 306347/02/SR/01 sayılı soruşturma raporunun düzenlendiğini, soruşturma raporu uyarınca davalının 01.11.2011 tarihinde bağlanan aylığının, bağlandığı tarihten itibaren kesildiğini, böylece 01.11.2011-22.02.2017 tarihleri arasında ödenen aylıkların yersiz ödeme niteliğini kazandığını, davalıya 01.11.2011-22.02.2017 tarihleri arasında ödenen yersiz aylıkların geri ödenmesinin 06.07.2018 varide tarihli ve 7318218 sayılı borç bildirim belgesi ile istendiğini, belgenin 12.07.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalıya bağlanan aylıktan kesintiler yapıldığını, kurum alacağının 17.07.2019 tarihinde, 58.282,29 TL asıl alacak ve 25.761,91 TL takip tarihine kadar işlemiş faizi olmak üzere toplam 84.044,20 TL olarak Denizli 8. İcra Müdürlüğünün 2019/4909 Esas sayılı dosyasında icra takibine konulduğunu, davalının 02.08.2019 tarihli itirazı üzerine takip durduğundan bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, davalının itirazlarının haksız olup iptali gerektiğini, davalı tarafından Kurum işleminin iptali istemiyle açılan davanın, Mahkemenizin 2017/147 Esas sayılı dosyasında görülmekte olduğunu, yukarıda izah etmeye çalıştıkları sebeplerle davalının itirazının iptaline karar verilmesi gerektiğini beyanla; davalının Denizli 8. İcra Müdürlüğü’nün 2019/4909 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

3.Birleşen 2021/238 Esas sayılı dosyasında davacı Kurum vekili özetle; Kurumun müfettişlerinden Turgay Köse'nin 29.05.2018 tarihli ve 306347/02/SR/01 sayılı soruşturma raporu doğrultusunda bazı sigortalıların usulsüz sağlık raporu nedenıyle yersiz sağlık ödemeleri aldıklarının tespit edildiğini, davalıya yapılan ödemeler toplamı olan 9.807,68 TL'nin, 12.04.2019 tarihli ve 5717361 sayılı yazı ile yasal faizi ile birlikte talep edildiğini, davalının herhangi bir ödemede bulunmadığını, Kurum alacağının 07.12.2020 tarihinde 7.346,58-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihine kadar işleyen 5.340,65-TL yasal faizi olmak üzere toplam 12.687,23 TL olarak Denizli 7. İcra Müdürlüğünün 2020/5342 Esas sayılı dosyasında icra takibine konulduğunu, davalının borca ve ferilerine vaki mesnetsiz itirazları üzerine takip durduğundan bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olup iptali gerektiğini beyanla; davalının Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5342 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
1. Asıl davada davalı Kurum vekili özetle, davanın haksız ve mesnetten yoksun bir dava olup reddi gerektiğini, davacı tarafın, %45 vergi indiriminden dolayı 31.10.2011 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu ve kendisine 01.11.2011 tarihinden başlamak üzere 2/5650806 tahsis numarasıyla yaşlılık aylığı bağlandığını, Kurumun Rehberlik ve Teftiş ... Grup Başkanlığının 22.11.2016 tarihli ve 17872066 sayılı talimatları gereği davacının kontrol amaçlı olarak 04.01.2017 tarihinde Denizli Devlet Hastanesine sevkinin yapıldığını, hastanece düzenlenen sağlık kurulu raporunda oranının %32 olarak belirtildiğini, bu raporun Maliye Bakanlığı Gelir Dairesi Başkanlığınca değerlendirildiğini, 23.02.2017 tarihli ve 22692 sayılı yazıyla, davacının çalışma gücü kayıp oranının %32 olduğuna dair karar verildiğini, bu sebeple, davalı Kurum tarafından yapılan işlemler mevzuata uygun olup dava haksız ve mesnetten yoksun olduğunu, bu dava konusunda davalı Kurum kayıtları esas olup davacının bunun aksini ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini (5510 sayılı Kanun'un 59/2 maddesi) davanın reddini talep etmiştir.

2.Birleşen davalarda davalı vekili, davanın haksız olduğunu, karşı yana hiçbir borcunun olmadığını, olmayan borcun faizi vs. olamayacağı için tüm fer'ilere de itiraz ettiğini, kendisinin zaten karşı taraf ile Mahkememizin 2017/407 Esas sayılı dosyasında davası devam etmekte olup tekrara kaçmamak için bu dosyadaki beyanlarını tekrar ettiğini ve söz konusu dosyanın sonucunun bu dava açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini, zaten bu dosyada özürlü olduğunun raporla tespit edildiğini beyanla; davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi; "Mahkememizin 2017/147 Esas sırasına tevzi edilen Asıl dava yönünden; Davanın Kabulü İle,

1-Davacının çalışma gücünün %40'ından fazlasını kaybettiğinin tespitine,

2-Davalı Kurumun davacının çalışma gücü kayıp oranının %32 olarak tespiti sebebiyle almakta olduğu yaşlılık aylığının 22.02.2017 tarihi itibarıyla kesilmesine ilişkin işleminin iptaline,
3-Davacıya yaşlılık aylığının kesildiği 22.02.2017 tarihinden itibaren yeniden yaşlılık aylığı bağlanmasına,

4-Davacının yaşlılık aylığının kesildiği 22.02.2017 tarihinden itibaren hak kazandığı halde ödenmeyen yaşlılık aylıklarının ayrı ayrı her bir aylığa hak kazandığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ...

Mahkememizin 2020/173 Esas sırasına tevzi edilen birleşen dava yönünden;
1-Davanın reddine...

Mahkememizin 2021/238 Esas sırasına tevzi edilen birleşen dava yönünden;
1-Davanın reddine ..." karar vermiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davalar davacısı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı - Birleşen dosyalar davacısı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle: Kazazedenin %56 oranında malul olduğuna ilişkin ATK raporunun kabul edilmediği, eksik inceleme yapıldığı, ATK raporlarının yanılgılı değerlendirilme sonucu tanzim edildiği, hükme esas alınmasının hatalı olduğu, davalı Kurum kayıtlarının esas olup, davacı bunun aksini ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlanabileceği, dosyaların birleşmesine dair verilen kararında asıl dava ile doğrudan etkisi bulunmadığı ve hatalı olduğundan bahisle istinaf Kanun yoluna başvurmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı-birleşen davalar davacısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı-birleşen davalar davacısı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının çalışma gücü kaybının %40 'dan fazla olduğunun tespiti, yaşlılık aylığının bağlanması ve birleşen davalar olarak da yersiz ödemelere ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup davalı-birleşen davalar davacısı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.