WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/829 E.  ,  2024/3591 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/3812 E., 2021/850 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/394 E., 2019/531 K.

Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından süresi içerisinde istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekilleri tarafından temyiz edildiği ve davalı ... Yapı İnş. Taah. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.10.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ... Yapı İnş. Taah. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. adına Av. ... geldi. Davacı ve diğer davalı adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek noksan tespit edilen hususların ikmal edilmesi için mahalline geri çevrildikten sonra dosya dairemize gelmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Yapı İnşaat Şirketinin asıl ve davalı ... Yapı İnşaat Şirketinin alt işveren olarak yer aldığı inşaat şantiyesinde kalıp sökümü yaparken kalıp tahtalarının üzerine düşmesi sonucu geçirmiş olduğu iş kazasında sakatlandığını ve %32 oranında malul kaldığını, iş kazasının meydana gelmesinde kusurun tamamen davalıya ait olduğunu, davalı işverenin gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin yükümlülüklerine aykırı davrandığını beyanla 1.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 205.972,39 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP
1.Davalı ... Yapı Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, diğer davalı şirket olan ... Yapı Şirketi çalışanı olduğunu, ... Yapı Şirketinin çalışanı olan davacının beton kalıplarını sökerken bir önceki tavandan almayı unuttuğu kalıbın beline düşmesi sonucu yaralandığını, kazanın tamamen davacı işçinin kendi işi olan kalıp söküm işini kuralına göre yapmaması neticesinde meydana geldiğini, davalı müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını davacının davasının reddine karar verilmesini talep ve müdafaa etmiştir.

2.Davalı ... Yapı Şirketi davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının 05.03.2015 tarihinde davalı işyerinde iş kazası geçirdiği ve %38,2 oranında iş göremezliğe uğradığı, kusur oranlarının tayini ve tespiti amacıyla işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı bilirkişilerden alınan raporda davalı ... Yapı Şirketinin %60 davalı ... Yapı Şirketinin %20 ve davacının %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, hesap bilirkişiden alınan 30.06.2019 tarihli rapor üzerine davacı vekilinin sunduğu 01.07.2019 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak 205.972,39 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle beraber davalılardan tahsiline karar verildiği, manevi tazminat istemi yönünden ise; davacının maluliyet oranı, duyduğu üzüntü, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, yaşı, olay tarihi, dava tarihi göz önünde bulundurularak 30.560,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle beraber davalılardan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... Yapı İnşaat Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bu kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacının diğer davalı ... Yapı Şirketinin çalışanı olduğunu, müvekkili şirketin yapımını üstlendiği Papatya Vadi Konakları Projesinin kaba inşaat kısmını yaptırmak amacıyla davacının işvereni olan diğer davalı ... Yapı ile anlaştığını, diğer davalı çalışanı olan davacı işçinin beton kalıplarını sökerken bir önceki tavandan almayı unuttuğu kalıbın beline düşmesi sonucunda yaralandığını, kazanın tamamen davacı işçinin kendi uzmanlık alanı olan bir işi yani kalıp söküm işini kuralına göre yapmayarak sökmeyi unuttuğu kalıbın düşmesi sonucunda meydana geldiğini, kazanın davacının kusur ve ihmali sonucu oluştuğunu, müvekkili şirketin işçi sağlığı ve işçi güvenliği ile ilgili her türlü önlemi aldığını, davacının imzasını taşıyan belgelerden de anlaşılacağı üzere davacıya her türlü eğitim verildiği gibi yine her türlü alet ve ekipmanın da verildiğinin sabit olduğunu, işçinin işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimi aldığının bilirkişi raporunda da belirtildiğini, buna rağmen bilirkişinin zorlama yorumlarla aleyhe kanaat bildirmesinin doğru olmadığını, davacının yaptığı kalıp sökümü işi nin kendi uzmanlık alanı olup müvekkili şirketin bu konuda bir bilgisi ve yeteneği bulunmadığını, Esenyurt Devlet Hastanesi Epikiriz raporunda davacının 1 yıldır bel ağrısı ve yürüme güçlüğü çektiğinin yazdığını, davacının iş gücü kaybına neden olan rahatsızlığının sadece bu kaza nedeniyle olmadığını, kazada yaralanan belinden zaten rahatsız olduğunun ve tedavi gördüğünün açık olduğunu, iş gücü kaybının bu kazaya bağlanmasının doğru olmadığını, davacının iş gücü kaybına neden olan bel bölgesindeki önceki tüm hastalıklarının ve tedavilerinin araştırılarak bu hastalığının belirlenen %32 iş gücü kaybına ne derece etki ettiğinin belirlenmesi gerektiğini'' ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... Yapı İnşaat Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; ''müvekkilinin, davacının işçi sağlığı ve iş güvenliğini eğitimi verdiği, iş elbiseleri ile çalışırken oluşabilecek kazalara karşı gerekli bütün teçhizatları davacı işçiye sağladığını, iş kazasının meydana geldiği andan itibaren, müvekkilinin gerekli bütün başvuru ve işlemleri yaptığı gibi iş kazasına uğrayan davacı için gerekli ne varsa yaptığını, atfedilebilecek hiç bir kusuru bulunmadığını, müvekkili şirkerin gerekli bütün önlem ve eğitimleri verdiği halde ve de uzmanlık alanı bir işte çalışan, kendi kusuru ile iş kazasının oluşumuna sebebiyet veren davacının, olayın yaşandığı ilk zaman karakolda verdiği ifade de bunu doğrular nitelikte kimseden şikayetçi olmadığını beyan ettiğini, mahkemece belirlenen iş gücü kaybının meydana gelen iş kazası ile bağlantılı olarak ortaya çıkan bir sonuç olmadığını, Esenyurt Devlet Hastanesi epikiriz raporunda davacının yaklaşık 1 yıldır bel ağrısı ve yürüme güçlüğü çektiği belli iken bu durumun dikkate alınmadan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, hükmedilen manevi tazminat ile maddi tazminat miktarlarının kanun gereği zenginleşmeye sebep olmaması gerektiği halde mahkemece hükmedilen tazminat miktarlarının yasaya aykırı olduğunu'' ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalılar vekillerinin istinaf başvuruları yönünden yapılan inceleme neticesinde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesinin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine, kararın dayandığı deliller, delillerin takdiri, karar gerekçesine ve özellikle Kurum Müfettişi tarafından düzenlenmiş İnceleme Raporu ve tüm dosya kapsamı ile davalı şirketler arasında asıl işveren–alt işveren ilişkisi bulunduğunun, davalı ... Yapı İnşaat A.Ş.'nin asıl işveren olması nedeniyle hüküm altına alınan tazminatlardan davalı alt işveren ... Yapı İnşaat Ltd. Şti. İle birlikte müteselsilen sorumlu tutulmasının yerinde olduğunun, iş kazasının meydana gelmesinde davalı şirketlerin %80 oranında, davacının %20 oranında kusurlu olduğu, kusurun aidiyeti ve dağılımı açısından mahkemece yapılan tesptin yerinde olduğunun, davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri ile geçici iş göremezlik tutarının ve var ise fiili ödeme tutarının tespiti ile, bu tutarların rücuya kabil kısmının; yani davalıların kusuru oranına isabet eden (%80 tutarındaki) miktarının hesap raporunda tespit edilen tazminat alacağından tenzil edilmek suretiyle davacının maddi tazminat alacağının belirlendiğinin, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özelliklerin gözönünde bulundurularak hükmedilen manevi tazminat tutarının manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olduğunun, bu yönüyle davalıların manevi tazminatın fahiş olduğuna ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme sonucunda, yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Yapı İnşaat Vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının usulüne uygun olarak kalıp sökümünü yapmadığını, bir önceki kalıbı tavanda bırakmış olması nedeniyle kazanın gerçekleştiğini, imzasını taşıyan belgelerden iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin ve koruyucu ekipmanın teslim edildiği, kalıp söküm işi davacının uzmanlık alanı içerisinde olduğunu, sürekli iş göremezliğin iş kazasından kaynaklı olmadığını, Esenyurt Devlet Hastanesi Epikriz raporunda 1 yıl öncesinden beridir bel ağrısı ve yürüme güçlüğü çektiğinin tespit edildiğini, bel bölgesindeki rahatsızlıkları ve tedavileri araştırılarak bu hastalığın iş güvü kaybına etkisi belirlenmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... Yapı İnşaat vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi, bilirkişi raporları, ıslah dilekçesi ve duruşma tutanaklarının usulüne uygun tebliğ edilmediğini savunma hakkının ihlal edildiğini, iş sağlığı ve güvenliği eğitim ve elbiselerinin eksiksiz olarak davacıya verildiğini, davacının soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçtiğini, tespit edilen iş göremezlik oranının iş kazasından kaynaklı olmadığını, Esenyurt Devlet Hastanesi epikriz raporunda 1 yıl öncesinden beridir bel ağrısı ve yürüme güçlüğü çektiğini beyan ettiğini, kararların gerekçeli olmadığını, manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 110, 323, 326 ve 332 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

3. Değerlendirme
A) Davalılar vekillerinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının 78.630,00 TL olup, davalı vekillerinin istinaf başvurularının reddedildiği ilk derece mahkemesi kararında 30.560,00 TL manevi tazminatın anılan kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla davalılar vekillerinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde kesinlikten reddine karar verilmiştir.

B) Davalılar vekillerinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle hükme esas alınan kusur oran ve aidiyetleri ile sürekli iş göremezlik oranı ile hesap raporunda benimsenen ilkelerin dosya kapsamı ve dairemizce kabul edilen ilkelere uygun olmasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir

2.6100 sayılı HMK nun “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323 üncü maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, bu madde içerisinde “başvurma, karar ve ilam harçları yargılama gideri” kapsamında belirtilmiş, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326 ncı maddede “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerinin, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebileceği”, “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332 nci maddesinde ise; “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır.

3.492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 15 inci maddesinde “Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır.” 16/1- 1. cümlesinde “değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır.” 28/1-a maddesinde “Karar ve İlam Harcı” düzenlenmiş olup “Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.” Hükümleri yer almaktadır.

4.Anayasa Mahkemesinin 14.01.2010 tarihli ve E. 2009/27, K. 2010/9 sayılı Kararında da belirtildiği üzere “Harç, idarece yapılan bir hizmetten yararlananlardan bu hizmet dolayısıyla alınan para, diğer bir deyimle verginin özel ve ayrık bir türüdür. Bu nedenle diğer harçlarda olduğu gibi, yargı harçlarında da kural; harcın, davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişi tarafından ödenmesidir. Ancak yargı yoluna başvurmak, başvuran kişiye bir harç yükümlülüğü yüklediği gibi, başvuranın haklı çıkması halinde bu yükümlülük yer değiştirmekte ve davada haksız çıkan tarafa yükletilmektedir. Bu nedenle nispi harca tabi davalarda, yargılama sonunda ödenecek harç miktarıyla birlikte, harcın gerçek sorumlusu da mahkeme kararıyla belirlenmektedir.”

5.Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda, davacının davalılardan tazminat istemi hususunda teselsül hükümlerine dayanarak tahsil talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda da bu husus gözetilerek davalıların tazminat alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına hükmedildiği, bu cümleden olarak hüküm ferileri hakkında da kararın niteliğine uygun olarak davalıların müteselsil sorumluluğuna hükmedildiği, böylece Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda da istinaf başvurusu reddolan davalıların tek bir karar ve ilam harcından müteselsilen sorumluluklarına hükmedilmesi gerekirken; her bir davalının aynı miktardaki karar ve ilam harcından ayrı ayrı sorumluluklarına hükmedilmesi ve peşin yatırılan harç miktarının toplamının karar ve ilam harcından mahsup edilmemiş olması ayrıca davalı ... Yapı İnşaat San ve Tic A.Ş.'nin İlk Derece Mahkemesi kararından sonra ama Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinden önce 18.06.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilana göre ticaret sicil müdürlüğüne 15.06.2020 tarihinde tescille "Udesign Tasarım Mimarlık A.Ş."Olarak değiştiği halde Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında eski unvanın belirtilmesi de hatalı olmuştur.

6. Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

7. O halde, kanunun emredici hükmüne aykırı görülen hususlar ile temyiz eden davalılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi hükmü bozulmalıdır.

8. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bu kısımları düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR
1. Davalılar vekillerinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

2. Davalılar vekillerinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının, unvan ve istinaf karar ve ilamı harcı yönünden kabulü ile; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin 29.04.2021 tarih ve 2019/3812 Esas- 2021/850 Karar sayılı kararında;

A- Karar başlık ve içeriğinde "... Yapı İnşaat San ve Tic A.Ş." olarak belirtilen unvanlara ek olarak "(Yeni Unvanı; Udesign Tasarım Mimarlık A.Ş.) ifadeleri yazılmak

B- 2 nolu bendinin a ve b nolu bentlerinin silinerek yerine:

"2-a) Harçlar Kanununa göre alınması gerekli olan 16.157,52 TL harçtan istinaf başvurusu esnasında peşin olarak davalılardan tahsil edilen 8.079,38 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 8.078,14 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına" rakam ve sözcükleri yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3.İstek hâlinde temyiz başvurusu için yatırılan peşin harcının yatıranlara iadesine,

4.Davalı .... vekili dairemizde icra edilen duruşmada kendisini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.