10. Hukuk Dairesi 2023/8217 E. , 2023/9644 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/292 E., 2023/940 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/850 E., 2022/574 K.
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aylıkların ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15.09.2017 tarihinde 3201 sayılı Kanun'a göre ev hanımlığı süresini emeklilik planına göre tescil başlangıcı 26.06.1991 olacak şekilde 5675 gün prim borçlandığını ve borcunu da ödediğini, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinde yapılan değişiklikle müvekkilinin 26.06.1991 tescil başlangıcı tarihiyle 48 yaş bitiminde 5525 gün prim ödeme gün sayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanacağını, müvekkilinin Almanya ile sosyal yardım ilşkisini kesip yaşlılık aylığı şartları da tamamlandığından 12.11.2021 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu ancak talebinin Kurumun sonradan çıkardığı genelgeyle tescil başlangıç hesabını değiştirdiği ve müvekkilinin tescil başlangıcının yeni hesaba göre değiştirildiği için reddedildiğini, Kuruma 14.12.2021 tarihinde yaptıkları itirazın reddedildiğini öğrenmeleri üzerine de işbu davanın açıldığını, herhangi bir kanun değişikliği olmaksızın kurumun genelgeyle geçmişte kazanılmış hakları almasının hem hakkaniyete hem de yasalara TMK 2 nci madde uyarınca aykırı olduğunu belirterek; müvekkilinin 12.11.2021 tarihli tahsis talebinin geçerli olduğunun tespitiyle izleyen ay olan 01.12.2021 tarihi itibarıyla 5510-4-a satatüsünde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, birikmiş tüm aylıkların yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine, Kurumun bu konudaki tüm sataşmalarının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kurum da ... sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, Türkiye'de ilk işe giriş tarihinin 16.03.2015 tarihi olduğunu, yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerini borçlandığını ve aylık talebinde bulunduğunu, 6552 sayılı Kanun ile 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde yapılan değişikliğe göre "Uluslararası Sosyal Güvenlik Sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce akit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların, akit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilecektir. Bu düzenleme gereğince sosyal güvenlik sözleşmesinde özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların bu ülkelerdeki ilk işe başlama tarihi, Türkiye’de hiç çalışma yoksa ya da Türkiye’deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önce ise Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilecektir." hükmü gereğince; sigortalının Almanya'da çalışmaya başladığı 01.04.1999 tarihi, Türkiye'deki işe giriş tarihi olan 16.03.2015 tarihinden önce olduğu için 01.04.1999 tarihinin ilk işe giriş tarihi olarak işleme alındığını, 06.11.2018 tarihinde yürürlüğe giren ve bu tarihten sonra emeklilik talebinde bulunanlar için uygulanan 2018/38 sayılı genelge ile yurtdışı aylık bağlama şartları için getirilen "Ev kadınlığı süreleri akit ülke mevzuatına göre sigortalılık süresi olarak kabul edilmediğinden bu süreleri borçlananların sözleşmeli ülkelerdeki ikamet başlangıç tarihleri Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmeyecektir. Ev kadınlığı sürelerini borçlananların sigortalılık başlangıcı 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince tespit edilecektir." hükmü gereğince sigortalının ilk işe giriş tarihinin Almanya'da çalışmaya başladığı 01.04.1999 tarihi olarak işleme alındığını, 12.11.2021 tarihli tahsis talep dilekçesine 18.11.2021 tarih 35181156 sayılı cevabi yazıları ile 55 yaş 5975 gün şartlarını yerine getireceği tarihten sonra müracaatı halinde emekli olabileceği bilgisi verildiğini, davacının bu şartları yerine getirmemesi sebebiyle de tahsis talebinin reddedildiğini, dava dilekçesinde belirtildiği gibi davacının yurtdışı çalışmalarının başlangıcının 26.06.1991 değil, ilk defa Almanya'da çalışmaya başladığı tarih olan 01.04.1999 tarihi olduğunu, emeklilik şartlarının tahsis talep tarihinde haiz olunan mevzuat şartlarına tabi tutulacağı için Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... ev kadınlığı süresinin Almanya sigorta başlangıcı alındığına dair bir düzenleme ve bilgi/belge/delil bulunmaması, anılan ev kadınlığı süresinin akit ülke mevzuatına göre sigortalılık süresi olarak değer verildiğinin belirlenememesi karşısında, anılan borçlanma süresinin Türkiye sigortalılık başlangıcında dikkate alınamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. 3201 sayılı Kanun uyarınca Almanya'daki çalışma ve ev kadınlığı sürelerini borçlanan davacının sigorta başlangıç tarihi Alman emeklilik sigortasına tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarih (01.04.1999) olup, bu tarihten geriye doğru Almanya'da geçen ev kadınlığı sürelerinin borçlandırılmak suretiyle sigorta başlangıcının geriye çekilmesi mümkün olmadığından Kurum işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının 15.09.2017 tarihinde ev hanımlığı süresini tescil başlangıcı 26.06.1991 tarihi olacak şekilde borçlandığını Kurumun bu başlangıcı kabul ettiğini, somut olayda çalışma değil ev hanımlığı borçlanmasının söz konusu olduğunu, kararın hakkaniyete uygun olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Konusunda Yapılan Sözleşme'nin Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları başlıklı 5 inci bölümünde yer alan 29 uncu maddesine göre, ''Bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, Alman Rant Sigortasına girişi, Türk Sigortasına giriş olarak kabul edilir.''
6552 sayılı Kanun ile 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin beşinci fıkrasına “Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce akit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların akit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.” cümlesi eklenmiştir.
Öte yandan 3201 sayılı Kanun'un, 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi ile değişik “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5 inci maddesinde “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.
Sosyal Güvenlik Kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir…” hükmünü içermektedir.
Gerek Hukuk Genel Kurulu kararı gerekse, Yargıtay 10. ve 21. Hukuk Dairelerinin 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılan yurtdışı hizmet borçlanmalarında esas alınan yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin, yasanın 5 inci madde hükmü uyarınca, ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenmesi gerekmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalarla dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik konusunda yapılan sözleşme'nin 29 uncu maddesi ile 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi hükümleri gereği, davacının Alman Rant Sigortasına giriş tarihinden borçlandığı ev kadınlığı süresi kadar geriye götürülmek suretiyle Türkiye sigorta başlangıç tarihinin belirlenmesi imkanı bulunmadığının anlaşılmasına göre davanın reddine dair usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine " karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinde yapılan değişiklikle müvekkilim 26.06.1991 tescil başlangıcı tarihiyle 48 yaş bitiminde 5525 gün prim ödeme gün sayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanacağını, genelgeyle işlem yapılmasının hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın kabulüne karar verilmesini ve kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının Türkiye sigorta başlangıç tarihinin Almanya'da ikamet süresinin başlangıcı olan 26.06.1991 tarihi olduğunun ve 12.11.2021 tarihli tahsis talebinin geçerli olduğunun tespiti ile davacının 01.12.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun'un 5 inci; Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik konusunda yapılan sözleşmenin 29 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!