WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/8171 E.  ,  2023/8009 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen aylık miktarının yanlış hesaplandığı iddiası ile eksik ödenen aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, dava dilekçesiyle özetle; 01.11.2015 tarihiden itibaren %72 maluliyet oranı ile malulen emekli olduğu ve prim gün sayısının 3662 olduğunu, normal şartlar altında malulen emekli olanların maaşlarının 1.000,00 TL üzerinden olduğunu bildiği için bugün itibariyle 871,74 TL emekli maaşının düşük olduğu kanaati ile kuruma başvuruda bulunduğunu cevaben bir hata olmadığının bildirildiğini ileri sürerek, maluliyet aylığının tesbit edilerek hak kazandığı tarihten itibaren geçerli aylığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının 25.10,2013 tarihide 10 yıl sigortalılık süresi, 1800 gün prim ödeme şartlarına tabi olarak maluliyet sigortası yönünden talepte bulunduğu, davacının Celal Bayar Üniversitesi Hastanesine sevk edildiği alınan rapor Kurum ... Bölge Sağlık Kuruluna gönderildiği ve kurul kararına göre davacının 506 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin A fıkrasına göre malul durumda sayılmış ise de, aynı kanuna tabi işyerine maluliyetini gerektiren arıza ile girmesi nedeniyle aynı maddenin B fıkrası gereğince malullük sigortası yardımlarından faydalanamayacağına karar verildiğini, kurum işletmelerinde herhangi bir hatanın söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, 23.01.2020 tarihli ve 2016/325 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile ;"...1-Davanın kabulüne, davacının maluliyet aylığı almaya hak kazandığı tarih itibarıyle aylığının 743,19 TL olması gerektiğinin tespiti ile davacının maluliyet aylığı almaya hak kazandığı tarih itibariyle kurum tarafından ödenen maaştan mahkememizce tespit edilen aylık arasındaki farkın her bir maaşın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... Başkanlığı vekili, mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, kuruma başvurusu sonrasında davasındaki talep ile dava açabilmesinin mümkün olduğunu belirterek, verilen kararın kaldırılması ile davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2020/1189 Esas, 2020/1921 Karar sayılı kararı ile;" ...HMK 355 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle, Kurumun aylık bağlama oranını %30 olarak esas aldığı, oysa davacının aylık bağlama kararından da anlaşıldığı üzere vergi indiriminden yararlandığı ve buna göre de aylık bağlama oranının hesaplanırken 5510 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi 4 üncü fıkrası hükümlerinin nazara alınmadığı, aylık bağlama oranının iş göremezlik oranı esas alınarak belirlenmesi gereği gözetildiğinde, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli ve 2020/1189 Esas, 2020/1921 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Dairemizin, 05.04.2022 tarihli ve 2021/3150 Esas, 2022/4998 Karar sayılı kararı ile, "...davacı gibi özel hükümlere göre sakatlığı nedeniyle yaşlılık aylığı alanlar bakımından özel hüküm öngörülmesi nedeniyle uygulanması gereken geçici 10 uncu maddede; “….Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (c) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci maddesine göre işlem yapılır.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının kesilmesi ve tekrar bağlanmasında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümler geçerlidir.

Birinci ve ikinci fıkraya göre bağlanan aylıkların aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olamaz.” Hükmü mevcut olup, mahkemece davacının B aylığı bakımından aylık bağlama oranının %40 olması gerektiğini kabul ederek yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmakta ise de, davacının tüm sigortalılığının 5510 sayılı Kanun döneminde geçmediği bu kapsamda aylık bağlama oranı bakımından yasanın geçiş hükümlerini düzenleyen geçici 10 uncu maddeye tabi olduğu ve özellikle geçici 10 uncu maddenin 4 üncü fıkrasında yer alan “Birinci ve ikinci fıkraya göre bağlanan aylıkların aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olamaz.” Hükmü dikkate alınarak, bu çerçevede yapılacak inceleme ile davalı Kurumun işlemi irdelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir." denilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan nitelikli hesap bilirkişisinden alınan 19/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacının toplam prim ödeme gün sayısının 3662 gün olup 5510 sayılı Kanun'a göre aylık bağlama oranı 3662/360x2=20,34 ise de 5510 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi gereğince alt sınır olarak aylık bağlama oranına 5400 gün esas alınarak 5400/360x2=%30 oran belirlendiği, yapılan hesaplamaya göre davacının aylığında bir eksiklik bulunmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın davalı Kurum tarafından davacıya bağlanan aylıkla ilgili hesaplamanın da karşılaştırılması suretiyle yapıldığı, bozma ilamına ve dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, buna göre davacıya bağlanan yaşlılık aylığının miktarı yönünden Kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla, davanın reddine" dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; kendisi hakkında Kurumca yapılan işlemlerde hatanın mevcut olduğunun anlaşıldığını, buna göre esasen kurumun eksik hesaplama yaptığı gerekçesi ile verilen kararın bozulmasını, istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında bağlanan aylığın eksik hesaplanıp hesaplanmadığı ile farklarının varlığı ile kurumca bağlanan aylıkta hata olup olmadığının buna göre eksik ödemelerin davacıya verilmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 10 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.