WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/8076 E.  ,  2023/9512 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1274 E., 2023/1133 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/321 E., 2022/148 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.04.2014 ile 10.01.2017 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde fiilen kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Kurum kayıtlarının tetkikinde davacı adına herhangi bir belge ve bilgiye rastlanılmadığını, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemlerde herhangi bir şikayeti olmadığından hiçbir işlem yapılmadığı, işyeri dosyasında da adına düzenlenmiş herhangi bir belgeye rastlanmadığını, Kuruma başvurusu bulunmadığı için dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının varsa dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık hizmetlerinin tespitini dava konusu yapabileceğini, bunun dışında kalan süreler açısından taleplerin hak dürüşücü sürelerin geçtiğini, gerçek ve eylemli sigortalılıktan söz edebilmek için çalışmanın varlığı, Yargıtayın kabul ettiği ilkelere uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini, çalışıldığı iddia edilen tarihlerde işyerinin 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınabilir nitelikte olması gerektiğini belirterek, haksız ve yersiz açılan yasal dayanaktan yoksun davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı adına dava dilekçesi ve tensip zaptı usulünce tebliğ olmasına rağmen, davalı 6100 sayılı HMK 121 ve 129 uncu maddelerine uygun şekilde süresinde davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davalı adına kayıtlı iş yerinin ihtilaflı dönemde 5510 sayılı Kanun kapsamında tescilli iş yeri olduğu, davacının, davalıya ait iş yerinden bildirilmiş çalışması olmadığı gibi ihtilaflı dönemle çakışır şekilde dava dışı başka bir iş yerinden bildirilmiş çalışmasının da olmadığı, davacının 01.03.2014 tarihinden itibaren 2106136678 numarası ile 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı aldığı; davacı vekilinin, 14.12.2022 tarihli duruşmada 01.03.2014 tarihinden itibaren almaya başladığı yaşlılık aylıkları kesilmeden sosyal güvenlik destek primine tabi olarak kısa vadeli sigorta kollarından 2014 - 2017 yılları arasında hizmet tespit edilmesini talep ettiği görülmekle; davacıyla beraber ihtilaflı dönemde davalıya ait iş yerinde çalıştığı anlaşılan tanıkların davacının davalıya ait iş yerinde davaya konu edilen dönemde aralıksız çalıştığına yönelik net ve açıklayıcı anlatımı karşısında, çalışmanın kesintisizliği ve dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolmamış olduğu da dikkate alınarak Kuruma bildirilen çalışmaları dışlanmak suretiyle, davacının davalı şirkete ait iş yerinde 01.04.2014 - 10.01.2017 tarihleri arasında hizmet akdine tabi ve aralıksız olarak dönemin asgari ücreti ile kısa vadeli sigorta kollarına tabi ve sosyal güvenlik destek primi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili, tanık ifadelerindeki çelişkiler giderilmeden çelişkili ifadeler ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkili Kurumun herhangi bir kusur veya ihmalinin olmadığını, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, davacının davasında kesintisiz çalışma olgusunu ispat edemediğini, davalı işyerinin kanun kapsamında olup olmadığının da araştırılmadan hüküm kurulmuş olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucu toplanan delillere, dava ve cevap dilekçelerine, davacının SGK hizmet cetveline, yargılama sırasında dinlenen ve uyuşmazlık konusu dönemde davacının davalı işyerinde hizmet akdine tabi olarak çalıştığını doğrulayan davacı tanıkları, bordro tanıkları ve komşu işyeri tanıklarının somut anlatımlarına göre davanın kabulüne yönelik İlk Derece Mahkemesi karar ve gerekçesi doğru olduğundan feri müdahil Kurumun istinaf sebepleri yerinde bulunmamakla; feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.04.2014 ile 10.01.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.