WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/8014 E.  ,  2023/9793 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/967 E., 2023/584 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/238 E., 2022/147 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 03.08.2007 tarihli tahsis talebine istinaden 01.09.2007 tarihinden geçerli olmak üzere kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak yaklaşık 13 sene sonra SGK Altıeylül Merkezinin 15.02.2021 tarihli 20304391 sayılı Kurum işlemi ile yaşlılık aylığı başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğini, Kurum işlemine gerekçe olarak "1067522.10 sicil numaralı işyerindeki 2005 yılına ait çalışmaların iptal edilmesi ve toplam gün sayısının 3569 'a düşürülmesi" gösterildiğini, alınan işlem dayanak alınarak davacıya Sosyal Güvenlik Başkanlığının 19.02.2021 tarihli ve 20600219 başlangıç borç bildirim belgesi ile yine 10.03.2021 tarihli ve 21724913 sayılı borç bildirim belgesi ile toplamda 206.358,34 Tl borç tahakkuk ettirilip 1 ay içerisinde ödemesi istenildiği, Altıeylül Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünü yaşlılık aylığının iptal edilmesine dair 15.02.2021 tarihli ve 20304391 sayılı Kurum işleminin iptalini, 19.02.2021 tarihli ve 20600219 sayılı borç bildirim belgesi ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 10.03.2021 tarihli ve 21724913 sayılı borç bildirim belgesi iptali ile fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydı ile 50.000 TL borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, davacıya yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak 09.03.2007 tarih 15/KD/08 sayılı müfettiş raporuna istinaden 1065154.10 1066107.10 sicil numaralı iş yerindeki çalışmalar iptal edildiğinden toplam gün sayısının 3182 güne düştüğünü, davacının daha sonra 01.04.2006-30.06.2007 arası 449 gün Bağ-Kur kapsamında sigortalı olarak toplam gün sayısını 3631 çıkarttığını, 03.08.2007 tarihinde aylık bağlanması için tekrar talepte bulunduğunu, 01.09.2007 tarihinden geçerli yeniden yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak 11.03.2010 tarih 1044778/İNC.5 sayılı teftiş raporu ile 1067522.10 sicil numaralı iş yerindeki çalışmaların iptal edildiği tespit edildiğini, 3600 günden aylık bağlanmasına rağmen toplam gün sayısının 3569'a düştüğü için aylık bağlama şartı oluşması sebebiyle aylığı kesilerek yersiz ödeme oluşturulduğunu, 2007-2010 arası ödenen aylıklar için yersiz ödeme oluşturulmadığını, davacının açmış olduğu davasının reddinin gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosyaya celp edilen SGK kayıtlarında; düzenlenen müfettiş raporu ile mahkememizce su, doğal gaz ve elektrik sağlayıcı firmalara yazılan müzekkere cevaplarından anlaşılacağı üzere 1067522.10 sicil numaralı iş yerinin davacının da aralarında bulunduğu sahte sigortalılık bildirimleri için kullanılan sahte iş yeri olduğu, zira iş yerinin yapılan çevre soruşturmasında kimse tarafından bilinmediği, dava dışı işverene ait belirtilen adreste herhangi bir abonelik bulunmadığı, yıl içerisinde iş yerinden bildirilen sigortalı sayısında ay be ay fahiş farkın gözlemlendiği, aksi ispat olununcaya kadar güçlü ve kesin delil kabul edilen müfettiş raporunun aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı, davalı tarafça tanık dinletilmediği, fiili çalışmasına yönelik iddiasını ispata yarar delil sunmadığı görülmekle Kurum denetmen raporunda yer alan tespitler ile Kurum işleminin yerinde olduğu kanaatine varılarak davalının zamanaşımına yönelik savunmasının ise yersiz ödemelerin iadesine ilişkin 5510 sayılı Kanun 96 ncı maddesinin a bendi gereğince yersiz ödeme sigortalının kasıtlı ve kusurlu eyleminden kaynaklandığından tespit tarihinden geriye doğru 10 yıllık süre için ödemelerin iadesi mümkün olduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2010 tarihli teftiş raporu bulunmasına rağmen neden 11 sene sonra 2021 yılında yaşlılık aylığının iptal edildiğinin ve geriye dönük orantısız bir şekilde borç çıkarıldığının izah edilemediğini, Anayasa Mahkemesinin 2016/7192 sayılı bireysel başvuru kararında da bu durumda kamu yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengenin bozulduğunun belirtildiğini, Kurumun da ağır kusurlu olmasına rağmen 3569 prim günü olup, yalnızca 31 gün eksiği bulunan ve köyde yaşayıp yalnızca yaşlılık aylığı ile geçinmeye çalışan davacının mülkiyet hakkına orantısız şekilde müdahalede bulunulduğunu, yersiz ödeme gerekçesiyle çıkarılan borcun zamanaşımına uğrayan kısmı yönünden davacının sorumlu tutulmaması gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "somut olayda; Sosyal Güvenlik Kurumu müfettişi tarafından düzenlenmiş 11.03.2010 tarih ve 104778/İNC.5 sayılı inceleme raporunun içeriği, dava dışı işveren Yahya Rıza Kirişçi adına su, elektrik, doğalgaz aboneliklerinin olmaması, kolluk tarafından da adı geçene ait olduğu iddia edilen toptan bakkaliye malzeme satış iş yerinin bulunamaması, 07.10.2021 günlü oturum (1) numaralı ara kararına rağmen davacının tüm yargılama süresince tanık bildirmemesi, dava dışı işverenin bir müddet sadece depo olarak kullandığı anlaşılan bu iş yerinden 2005/2 nci ayında 26 gün, 2005/3 üncü ayında 38 gün ve 2005/4 üncü ayında 33 kişi adına hizmet bildirimi yapılmasının; yapılan işin gerçek ve görünür mahiyetlerine ve hayatın olağan akışına uygun düşmemesi, Kurum müfettişi tarafından düzenlenen ve aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli sayılması gereken raporun aksinin yani iptal edilen bildirimlerin fiili ve hizmet akdine dayalı bir çalışmaya dayandığının davacı tarafından somut, yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlanamaması; adına yapılan bildirimlerin geçersiz sayılmasından sonra kalan prim gün sayısı nazara alındığında davacının tam veya kısmi yaşlılık aylığına hak kazanmasının da mümkün olmadığının anlaşılması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davacının yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığının iptal edilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.