WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/8007 E.  ,  2023/8081 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin, 1.11.1997–1.6.2010 tarihleri arasında davalı yanında sürekli sigortalı işçi olarak çalıştığının tespiti ile yapılan tespite göre Kurum kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; Herhangi bir kabulü tazammun etmemek üzere, dava dilekçesinde çalıştığı ifade edilen 1.11.1997 – 1.6.2010 sürelerinde, sigortalı hizmet döküm cetvelinin incelenmesinden görüleceği gibi, davacının, başka işverenlere ait 41246.35, 4634.35, 1265460.35, 1354371.35, 1316311.35 sicil sayılı işyerlerinde çalıştığı anlaşıldığından, adı geçenin tespit isteminin 506 sayılı Kanunun 79/10 uncu maddesi gereğince 5 yıllık hak düşürücü sürenin müruru karşısında, esasa girilmeksizin hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, öte yandan, davacının, müvekkili nezdinde 1.11.1997 – 1.6.2010 tarihleri arasında sürekli çalıştığı iddiasının doğru olmadığını, zira, işin niteliği gereği adı geçenin hamal olduğunu ve kendisinin iş buldukça yevmiye ile istihdam edilmesinin olası olduğunu, sigortalı hizmet cetvelinden de gözlemleneceği gibi, davacının istisnaen sigortalı olarak müvekkili tarafından istihdam edildiğini ve çalıştığı bu sürelerin diğer davalı Kuruma eksiksiz olarak bildirildiğini, keza, davacının tespitini istediği sürede başka işverenlere birçok işyerinde muhtelif sürelerde çalışmış bulunduğundan, 1.11.1997 – 1.6.2010 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde sürekli çalışma iddiasının gerçek dışı olduğunun açıkça ortaya çıktığını beyan ederek açılan davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı işverene ait 1006013.35 sicil sayılı işyerinin 14.5.1993 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını, bu işyerinden davacı adına 30.5.2006 – 10.7.2006 tarihleri arasında kısmi çalışma bildirildiğinin görüldüğünü, ayrıca, davacının tespitini istediği tarihler arasında başka işverenlere ait işyerlerinde geçen ve çakışan çalışmalarının bulunduğunu, bu nedenle, davacının, diğer davalı işveren nezdinde geçen ve Kuruma bildirilen çalışmalarının kesintili olup, çıkış bildirgesinden itibaren hizmet akdinin son bulması nedeniyle, ayrı ayrı dönemler için hak düşürücü sürenin değerlendirilmesinin gerektiğini, keza, davacının 31.5.2001 tarihinde davalıdan ayrı bir işveren nezdinde çalışmaya başlaması nedeniyle, bu tarihten önceki çalışmalarının da ayrıca hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davacının iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.04.2013 tarihli ve 2011/136-2013/157 sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 27.03.2014 tarihli ve 2013/8392- 2014/7157 sayılı ilamı ile; eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemenin 02.02.2018 tarihli ve 2014/328-2018/63 sayılı davanın kısmen kabulüne dair kararına karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 19.12.2018 tarihli ve 2018/3485-2018/10811 sayılı ilamı ile; mevsimlik çalışmanın belirlenmesi ile infaza elverişli hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C.Üçüncü Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemenin 24/12/2020 tarihli ve 24/12/2020 sayılı davanın kısmen kabulüne dair kararına karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 29.12.2021 tarihli ve 2021/3443-2021/16912 sayılı ilamı ile; "... bozma ilamına uyan mahkemece, davacının çalışmalarının tütün işi kapsamında mevsimlik olduğu kabul edilip, bu işin karşılığı olan mevsimlik çalışmaya göre hüküm kurulması gerekirken, tütün işini aşan kısım yönünden de tespit kararı verilmesi yerinde görülmemiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"...1-Davanın kısmen kabulüne,

3501009910890 sigorta sicil numaralı davacı ...’nun, 1006013.35 sicil numaralı davalı ...Kardeşler Nak. ve Tahmil Tah. İşleri Tic. Ltd. Şti. İsimli iş yerinde hakdüşürücü süreye uğramayan 01.11.2001-01.06.2010 tarihleri arasında mevsimlik işçi olarak yılda 135 gün üzerinden toplam 1196 gün çalıştığı, 118 günlük çalışmasının kuruma bildirildiği, 1078 günlük çalışmasının ise kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

11.09.2022 tarihli bilirkişi raporunun karara ek sayılmasına," dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; aleyhe yargılama gideri olmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, hak düşürücü sürenin geçtiğini, eksik araştırma yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 ncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın karar veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.